Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '17

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
67
 

Kitlelerin yönetilmesi, kaybolan gençlik

Kitlelerin yönetilmesi, kaybolan gençlik
 

kayıp nesil


Özgürlük uğruna yüzyıllardır insanlar kendilerini feda etmektedir. Sömürmek içinse yüz yıllardır insanlar öldürülmektedir. Öldüren insan, öldürülen insandır. Rengi, dini, dili farklı insanlar birbirine karşı bilenmektedir. Ancak bazıları kardeştir aynı milletin bireyleridir küstürülür ve ötekileştirilir. Sonuç olarak oyunu kuran, piyonları birbirine kırdırmaktadır. İlk çağlarda kavimler yayılma ve üstünlük gösterme iç güdüsüyle savaşlar yaşamaktayken sanayi devrimi ile tüm sistem sıfırlanmış ve yeniden yazılmıştır. Kitleler büyük algı operasyonlarına uğramaktadır. Doğru yanlış gözükmekte, yanlışsa doğru gözükmektedir. Kimin ne olduğu neye hizmet ettiği bilinmemektedir. 
 
Peki algı operasyonları nasıl yapılmaktadır? Basın, parlatılmış liderler ve kitle iletişim araçları kitleleri yönetmektedir. Sanayi devrimi ile sömürge düzeninin doğması stratejilerde köklü değişikliğe sebep olmuştur. Orta çağda ve daha önceki dönemlerde işgal edilecek olan alanlar din adamlarıyla hazırlanmaktaydı. Gelecek olana ordunun korkutuculuğu veya getireceği güzel sistem kulaktan kulağa halk içinde bir virüs gibi yayılmaktaydı. Türk milleti Anadolu'ya gelmeden önce Anadolu halkı büyük bir sıkıntı için de yaşamaktaydı. Devlet düzeni bozulmuş, devlet için de ki ur halka yük olmaya başlamıştı. Müslüman din adamlarının ve ticaret kervanlarının Anadolu da bulunan halk üzerinde yaptığı algı operasyonu Türk milletinin daha rahat yerleşmesine olanak sağlamıştır. Unutulmamalıdır ki Bizans'ın kuşatılması sırasında Bizans halkı için de bir kısmın 'Latin külahı görmek yerine Türk sarığı görmek isterim' sözünün de bize gösterdiği gibi bir algı söz konusuydu. Buna benzer örnekler Roma imparatorluğu stratejilerinde olduğu gibi Moğollarda da bulunmaktadır.
 
Sömürge düzeninin getirdiği yeni sistemse oyunun kurallarını tamamen değiştirmiştir. Hindistan yeni sistemin en açık örneğidir. İngiliz sömürgesi olan Hindistan, İngilizler tarafından yönetilmemektedir. İngilizleşmiş Hindistanlılar tarafından yönetilmektedir. Ancak bu konuya değinmeden önce günümüz teknolojisiyle ülkemizde yapılan algı operasyonlarına değinmek istiyorum. 
 
Türkiye halkı hızla ayrışmaktadır. Ailem üç partinin ideolojisine sahip bireylerden oluşmaktadır. Bu sebeple söz konusu ülke olduğunda saatler birbirimize muhalefet olarak geçen sohbetlerden oluşmaktadır. Ancak sohbet bitmesiyle kırgınlıklar ve sinir de geçmektedir. Ülkemizde de bu durum geniş ölçekte oluşmaktadır. Bir birine komşu olan, aynı ailenin ferdi olan insanlar hızla ayrışmaktadır. Ülkemiz üzerinde büyük bir ayrışma yaşanmaktadır. Aynı milletin ferdi olan insanlar birbirine karşı nefretle dolmaktadır. Bir kısım insanlar Atatürk'ü sevmemekte bir kısım insanlar Osmanlı'yı sevmemektedir. Oysa Atatürk'te, Osmanlı'da bizim tarihimiz ve zenginliğimizdir. Ancak laik ve muhafazakar ayrımı hızla keskinleşmekte iki tarafta bir birine ağır hakaretler etmektedir. Peki bunlar nedensiz mi gerçekleşmektedir? Toplumumuz üzerinde ayrıştırma yapmak en zor stratejik yöntemlerden birisidir. Çünkü binlerce yıldır bir arada yaşamış, beraber şahadet şerbeti içmiş ve köklü kültür oluşturmuş milletleri ayrıştırmak etle tırnağı ayırmak gibidir. Ancak unutulmamalıdır ki acı verse de etle tırnakta ayrılabilmektedir. 
 
Sosyal medya, gelişmiş teknoloji devletimizin algılayamadığı bir sistemdir. Devletimizi yönetenler ve akademisyenlerimiz yirminci yüzyılda hatta daha eski de kalmıştır. Günümüzü takip edememektedirler. Oysa Rusya, Amerika, Çin siber ordulara ve kitlelerin yönetimi konusuna önem vermektedir. Tehdit ve fırsat olarak algılamakta önlemler almaktadır. Facebook algı operasyonu haberleri için uygulama geliştirme çabasında bulunmaktadır. Trump'ın seçilmesini analiz eden bazı düşünce kuruluşları internette oluşturulan algı sayesinde seçildiğini tespit etmişlerdir. Merkel seçim öncesi sosyal medya kuruluşlarıyla görüşmüş ve algı operasyonları üzerinde durmuştur. Gelişmiş ülkeler teknolojik gelişmelere uyumlu hareket etmektedir. Ayrıca sadece gelişmiş devletler değil terör örgütleri de kitle iletişim araçlarını aktif olarak kullanmaktadır. Işid militanlarını dünyanın dört bir yerinden kazanmaktadır. Işid militanları her milletten oluşmaktadır. Bunun sebebi internet üzerinden oluşturduğu algıdır. 
 
Türkiye'de sosyal medya üzerinde birçok trol hesap bulunmaktadır. Sahte haberler üretilmekte ve yayılması sağlanmaktadır. Toplum laik-muhafazakar, Sünni-alevi, Türk-Kürt ayrımına düşürülmek için trol hesaplardan sahte haberlere maruz kalmaktadır. Türkiye cumhuriyeti kurtuluş savaşından bu yana en ağır saldırı altında kaldığı dönemi yaşamaktadır. Avrupa ve müttefiklerimiz açıktan terör örgütlerini desteklemekte ve devletimizi kısıtlamak için ellerinden geleni aleni bir şekilde yapmaktadır. Ülkemiz de sosyal medya ve siber alem alanında bilim üretilmemektedir. Lobicilik yönünden zayıf olan devletimiz aynı zamanda algı yönetimine karşı duramamakta ve anlayamamaktadır. Farklı ideolojide olmanın zenginlik olduğunu anlayamadığımız sürece algı operasyonlarının başarıya ulaşması için uygun bir zemin olmaya devam edeceğiz.
 
Bizlerin bizden başka kurtarıcısı bulunmamaktadır. Padişahları sevmeyen bir kitleyle Atatürk'ü sevmeyen kitle farklı tarihleri görmektedir. Tarihçi, tarikatçı, siyasetçi veya araştırmacı gözüken bazı kimseler insanları hızla ayrıma itmektedir. Sosyal medyada ki algı operasyonlarına yönelik tedbir almayan devletimiz açıktan ayrıma hizmet eden insanları da  kontrol edememektedir. Tarikat liderlerinin veya siyasi liderlerin insanları nasıl mankurtlaştırdığını Fetö ile görmüş bulunmaktayız. Devletimiz vizyonunu, misyonunu ve algı yönetimini değiştirmelidir. Akademisyenlerimiz klasik dönem algısından kurtulmalıdır. Milletimizi aydınlatacak olan devletimiz ve akademisyenlerimizdir. Ancak devletin kurumları ve akademisyenler kendi için de çatışmaktadır. Dünya yapay zeka ve robot teknolojisine geçip, endüstri 4.0'ı başarılı bir şekilde uyumlaştırırken birçok akademisyenimiz bu teknolojileri daha bilmemektedir. Sakson ve anglo sakson klasik literatürüne takılı kalmış dar zihinli akademisyenlerimiz toplumumuzu algılayamamaktadır. Kurumlarımız bir bütün olarak devleti oluşturduğunu unutarak birbirine saldırmaktadır. İnsanlarımız torpil altında ezilmekte hak etmeyenler hak etmedikleri mevkilere gelmektedir. Üniversitelerimiz yüksek lisansa öğrenci alımından itibaren akademisyen alımları torpil üzerinden gerçekleşmektedir. 
 
Tarihçilerimiz, din alimlerimiz kendi arasında çatıştıktan sonra, birisinin dediğine bir diğeri karşı çıktıktan sonra devlet kendi eliyle toplumun ayrışmasına ortam sağlamaktadır. Yeni nesil kitle iletişim araçlarını aktif kullanmaktadır. Devletimiz ve üniversitelerimiz gelen nesli analiz edememekte ve anlayamamaktadır. Yeni nesil umutsuzluğa düşmekte ve bazı taraflarca yönlendirilmektedir. Alibaba'nın kurucusu Jack Ma 'İnsanlık yıllar sürecek bir acıya hazırlıklı olsun. Yöneticiler bunu beceremeyeceklerse, konuyu kendilerine anlatacak genç insanları işe almalılar.' diye uyarmaktadır. Günümüz de orduların savaşması en son yöntemdir. Toplumumuz büyük bir işgale uğramaktadır. Klasik savaş algısından çıkamamış olan devletimiz ve ordumuz, milletini ve gelen nesli kaybetmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 205
Kayıt tarihi
: 20.04.17
 
 

Lisans dönemimde üç okul kulübünde aktif rol aldım. Bir kulüpte denetim kurulu üyeliğinde bulundu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster