Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
315
 

Kobani'de, daha başlangıçtan bu yana, sonucu belli olan bir senaryo oynanıyor...

Kobani'de, daha başlangıçtan bu yana, sonucu belli olan bir senaryo oynanıyor...
 

Bu bölgede oluşacak,Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi gibi "çok halklı" benzer bir yönetim, ilerde bizim işimize gelebilir.


...ANCAK, "SENARİST AMERİKA", ZAMAN ZAMAN SENARYO DIŞINA ÇIKAN BAZI OYUNCULARI  UYARIYOR...

Senaristin Amerika olduğunu söyledim  ama, "film yapımcısının" doğrusu kim olduğunu bilmiyorum...

Ülkelerin "derin devleti" olduğu gibi, dünyayı da idare eden bir "dünya derin devleti" olduğunu düşünüyorum; hatta var olduğuna inanıyorum...

OYUN NEDEN KOBANİ'DE BAŞLADI?

Kuzey Suriye'de Rojava'nın, batıdan doğuya Irak  sınırına kadar uzandığı göz önünde bulundurulursa bölgenin merkezinde kalan Kobani'nin, IŞİD'in eline geçmesi, Suriye kuzeyindeki Kürtlerin bölgedeki coğrafi hakimiyetlerinin zayıflamasına ve kantonlar arasındaki bağların kopmasına neden olabilir.

ABD'nin de öncelikle Kobani'ye yönelmesinin nedeni de budur? Kobani, IŞID tarafından düşürülürse Rojava'nın  bütünlüğü  bozulur. Bu da, ABD tarafından planlanan, "Kuzey Irak Kürt Yönetimi" gibi siyasi bir yapılanmayı zor sokar.

TÜRKİYE BUNA İTİRAZ EDİYOR MU?

Bu senaryonun oyuncularından biri olan Türkiye, genelde buna itiraz etmiyor. Türkiye, Rojava bölgesinde "Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi" gibi, siyasal bir yapılanma olacağını biliyor. Türkiye'nin midesini bulandıran konu, "kerhen" de olsa, bu oluşuma destek veriyor gibi görünmesinin PYD ve PKK'ya destek veriyor şeklinde algılanmasıdır.

Bunun için de, Türkiye önceliği, Suriye'nin rejim muhaliflerine(Özgür Suriye Ordusu'na) verilmesini istiyor. Burada, tesis etmek istediği "Güvenlikli Bölge" ile  bir şekilde Rojava bölgesinin kontrolünde  söz sahibi olmayı düşünüyor

Bunun nedeni de, bana göre, Rojava'da(Kuzey Suriye'de) oluşması muhtemel siyasi yapılanmanın, yalnızca "etnik Kürtleri" değil, bölgenin diğer halklarının da temsil edilmesidir....Türkiye ise, bölgede "çok halklı" bir siyasi yapılanma istemektedir.

Türkiye'nin, Özgür Suriye Ordusu'nun ve Kuzey Irak peşmergelerinin  Kobani'ye gitmesini istemesinin altında yatan neden de budur zaten...Siyasi yapılanmanın "etnik Kürtlerden" oluşmasını isteyen PYD de buna karşı çıkıyor.

Ama sonuçta Türkiye'nin dediği olacaktır...ABD de bunu kabul edecektir. Her ne kadar PYD ile PKK'yı aynı kefeye koymak istemese de...

KOBANİ, NE OLDU DA "STRATEJİK" BİR KONUM KAZANDI...?

Bence kazanmadı...Kobani'yi bu konuma taşıyan ABD ve IŞİD oldu... Kobani, Suriye rejimi muhaliflerine katılmaması  karşılığında Esad'ın, PYD'ye hediye ettiği Rojava bölgesinde oluşturulan üç Kürt kantonundan biridir ve de ortadadır...IŞİD'ın buraya saldırmasının nedeni, yukarıda da belirttiğim gibi, Kobani'nin diğer kantonlarla(batıda Afrin, doğuda Cizire) olan irtibatını kesmektir.

Kobani'nin burayı savunması ve ABD ve Koalisyon ülkelerinin de burayı IŞID'tan kurtarmak istemesi, Kobani'ye "stratejik" bir önem kazandırmıştır.

Çünkü, eğer IŞİD burada başarılı olur ve Kobani'yi ele geçirirse, bu durum ABD ve Koalisyon ortakları için "yüz kızartıcı" bir yenilgi olur; Eğer, Kobani düşmezse, bu durumda  da,  IŞİD'in sonu olur ve  diğer bölgelerdeki başarısı da "püf" diye söner.

BU OYUNDA KİMLER NE İSTİYOR?

-- ABD, Kuzey Suriye'de de, Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi gibi bir yönetim kurmak istiyor. Böylece, bölge petrolünün kontrolünün dizginlerini elinden bırakmak istemiyor. Kuzey Suriye'de oluşacak yönetimin "tek halklı" ya da "çok halklı" olması onu pek ilgilendirmiyor.

-- PYD ve de PKK bu yönetimin yalnızca "etnik Kürtlerden" oluşmasını istiyor. Bu yüzden Kobani'deki savaşı PYD ve PKK komutanları birlikte yönetiyorlar.

-- Türkiye, bölgede oluşacak siyasi yapılanmanın, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi gibi, bölgenin diğer halklarının katılımı ile "çok halklı"  olmasına sıcak bakıyor. Ve bana göre de, böyle bir yönetimle, Kuzey Irak Yönetimi ile olduğu gibi iyi ilişkiler kurabileceğini düşünüyor.

Bloğumu bitirmeden şu noktayı özellikle belirtmek isterim. Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin bulunduğu topraklar ile daha sonra oluşturulması düşünülen Kuzey Suriye Kürt Bölgesel Yönetimi topraklarını bulunduğu coğrafyanın, M. Kemal Atatürk'ün bizzat çizdiği Misak-ı Milli hudutları ile yüzde 80 oranında ötüştüğünü hatırlatmak isterim.

Bu oyunun kazananları, kısa vadede; 

 Amerika ve Türkiye; dolayısıyla da "Çözüm ve Barış" süreci ve Kürtler olacaktır...Kaybedeni ise PKK ve destekçileridir...

Orta ve uzun vadedeki, kazananları ve kaybedenlerini tarih yazacaktır. Ama, bu kazananlar arasında Türkiye mutlaka olacaktır.

SONUÇ : Bana göre, Türkiye'yi yönetenler doğru yapıyorlar. Bazılarının "satranç" dediği Kobani oyununu Türkiye, birkaç adım sonrasını görerek oynuyor..

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu boyutta olsa bile bazen sonuç şaşabilir, DU BAKALİ NE OLECEK! selamlar

Kadri KANPAK 
 01.11.2014 11:14
Cevap :
Merhaba Kadri Bey...Elbette...Dakika başı gündem değişen dünyada neler oluyor. Benimki, uzun ve orta vade ile ilgili öngörülerdir...Ama, ileriye dönük öngörülerim bazen tutuyor...:)) Örneğin 2010 yılında, blog yazılarıma ara verirken(veda yazımda) en geç 2013 yılında PKK sorunu bitecek demiştim...Bitmedi ama, 2013 yılında şehit cenazelerinin gelişi sona erdi...Şans işte...:)Selamlar.   01.11.2014 12:45
 

Hep stratejik siyaset...Stratejileri batsın!İnsanların ölmesi sizi hiç ilgilendirmiyor!

Kerim Korkut 
 30.10.2014 20:09
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Bu şekil bir yorumu size hiç yakıştıramadım. Yoksa "yakıştırdım" mı demeliyim...Bakın Kerim Bey, "harp, siyasetin başka vasıtalarla devamıdır"...Yani siyasetin bittiği yerde "harp" başlar. Harbin başlamasının Tek nedeni de, siyasetin devamını sağlayacak olanların "jeopolitik, jeostratejik, stratejik ve taktik" gibi kavramların ne olduklarını bilmemeleri ya da bu kavramların içini dolduracak bilgilerden yoksun olmalarıdır...İnsanlar, hep sorarlar, "harpler neden oluyor, bu kadar insan neden ölüyor?" diye...Yukarıda anlattıklarım nedeniyle bu kadar insan ölüyor. Bu anlattıklarım kurallarına göre uygulanırsa savaşlar da olmaz, bu kadar da insan ölmez. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında milyonlarca ve de bizim Kurtuluş Savaşı'nda da binlerce insan öldü...Hiç düşündünüz mü, bu savaşlara girmeden mevcut düzenin devam edebileceğini. Bir düşünün bakalım; bunca insan neden öldü? Bloğumun içeriği ile ilgili bir yorum yazmanızı tercih ederdim...Selamlar.  31.10.2014 14:48
 

Değerli cdenizkent, 22.7.1919, Erzurum; 04.9.1919 Sivas Kongresi'nde şekillenen ve 28.01.1920'de son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından (usulen)kabul edilen "Mısak-ı Milli"nin, kanaatimizce bize (işgalcilerce) verilen metinlerin yasal bir zemine oturtmak için onaylanmasıdır. Ne Mondros, Ne Mudanya, ne Lozan ve ne de ikili yapılan hiçbir antlaşmaya karşı bir madde (dahi olsun) ileri sürdüğümüzü zannetmiyoruz. İnönü, Lozan için "Bizi imzaya çağırdılar" der. Mondros'un da ne olduğunu çok iyi biliriz. İngiliz Komutan görüşmede ne Rauf bey'e ne demiştir. "Ya imzalarsınız, ya da siz bilirsiniz!" Kobani'ye gelirsek, Suriye, Fransız; Irak (Musul petrolleri) İngiltere'nindi. 2.Dünya Savaşı sonrasında Rusya ile anlaşan ABD, Avrupalıların (eski atalarının) ellerinden sömürgelerinin önemli bir kısmını aldılar, şimdi de, Devreye Çin'in girmesi ile yeniden bir düzenleme dönemine girilmiştir. Fransızların şimdi bizden taraf görülmelerinin de arkasında bu korkuları vardır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 27.10.2014 15:35
Cevap :
Merhaba canmehmet Bey..."Sevr ve Lozan" ile "Misak-ı Milli" konusunu ayrıntıları ile -zaman zaman da İngiliz arşiv belgelerine dayanarak - yazdığım iki kitabım var...Bu kitaplarda, Türk-İngiliz arasındaki ilişkileri de, hem bizim arşivlerimizden hem de İngiliz arşivlerinden tercüme ettirdiğim belgele dayanarak inceledim...Bugün bizim için ABD müttefikliği ne ise, Milli Mücadele ve sonrasındaki İngiliz-Türk işbirliği de odur...Öyle olmasaydı, İsmet Paşa, "BEN MUSUL'DAN FERAGAT EDEREK BARIŞ ARAMAK FİKRİNDEYİM" ve "İNGİLİZLERİ TATMİN ETMEK İÇİN GEREKİRSE MUSUL SORUNUNDAN FEDAKARLIK YAPACAĞIZ" der miydi...Canmehmet Bey...Sık sık düşündüğüm bir öngörümü, gerçi zaman zaman bazı bloglarımda da aktarıyorum ama, bir kez daha burada açıklayayım...Orta ve uzun vadede, Kuzey Irak ve Kuzey Süriye'de oluşacak yönetimler bir şekilde Türkiye'ye bağlanacaktır... Türkiye, bir şekilde büyüyecektir...Bloğumda, dillendirdiğim oyunun orta ve uzun vadedeki sonucu budur...Selamlar  28.10.2014 11:28
 

Senarist Amerika sponsor İsrail, Denetleme İngiltere ve yapımcı Tayyip Erdoğan ve arkadaşları. Dünyanın derin devleti petrol demirçelik ilaç silah sanayini elinde bulunduranlardır. Mevcut hükümet malesef ne oğru yolda nede ne yaptığını bilmiyor. Mevcut hükümet bugün itibar ile bir oldu bittiye getirilen kobani işhid ösa senaryosunda pkk yı kollayan bir duruma düştü.Buda bölgede (kuzey ırak ve suriye ve Günedoğu Anadolu) PKK tabanlı ne olduğu belirsiz bir terörist oluşumu tanımasıdır. Saygılar.

Ali CANTAS 
 27.10.2014 7:14
Cevap :
Merhaba Ali Bey...Dünya derin devleti konusundaki düşüncelerinize katılıyorum. Özellikle silah ve ilaç sanayii konusunda ülkemizde yaşanmış tecrübelerimiz de var. Çeşitli grip salgınları nedeniyle sağlık bakanlıklarımızın milyarları harcayarak depoları tıka basa ilaç doldurduklarını gördük...Bazı ilaçların satışlarını artırmak için, Dünya Sağlık Örgütü'nün, silah tüccarları ile kafa kafaya verip kan değerlerindeki referans aralıklarını nasıl değiştirdiklerini de biliyorum...Bu işin ABD'nin bir planı olduğunu zaten yazmıştım. Yaptığım analiz de açık ve nettir. Yorumunuzun diğer yanlarına katılmıyorum. Şimdilik aleyhimize gibi görünen gelişmelerin kısa ve orta vadede, bloğumda da yazdığım gibi, lehimize döneceğini düşünüyorum...Bu konuda çok sayıda bloglarım ve yazı dizilerim var. Boş zamanlarınızda göz atmanızı isterim...Bir sonraki bloğumda da bir şeyler yazacağım. Onu da okumanızı öneririm...Bu arada,Misak-ı Milli bloğuma da bir bakın.Yorumunuz için teşekkür ederim. Selamlar.  04.11.2014 14:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster