Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
522
 

Kooperatif hareketi için çok önemli bir yıl: 2012

Kooperatif hareketi için çok önemli  bir yıl: 2012
 

Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN & Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülayim, Kuşadası, 2010, Küreselleşme ve Kooperatifçilik Sempozyumu, EDAK


Dr. Ayhan ÇIKIN

 

Birleşmiş Milletler (BM)  tarafından kooperatifçilik yılı olarak ilan edilen 2012 yılı süresince pek çok ülkede kooperatifler farklı açılardan değerlendirmeğe tabi tutulacaklardır.  Uluslararası düzeydeki bu büyük kutlama salt 2012’de değil, içinde bulunduğumuz yılda da başladığından bu büyük kutlama bir yıldan fazla sürecektir.  Neden ve niçin ?

 

Pek çok kooperatifçi lider, kooperatif kongrelerinde  kooperatif hareketin yeniden canlanması yanında, onu yeni bir ivme kazandırılması için somut çabalar göstermektedir.

« Kooperatif şirket, çok sağlıklı bir harekettir ve son yıllarda ortaya çıkan kriz sürecinde gelişimini sürdürmüştür.  Biz kooperatiflerin daha çok kurulabileceğini, mevcutların da büyüyebileceğini tahmin ediyoruz . Toplum gelişiyor. Yeni sektörler ortaya çıkıyor. Yeni faaliyet sektörlerinde yeni kooperatifler kurulabilir ».

 

Bazı ülkelerde yeni düşünceleri hayata geçiren kooperatflerin oluşturulduğu gözlemlenmektedir.  Örneğin Fransa’da son onlu yıllarda « Kolektif menfaat kooperatif şirketleri([1]) », « İş ve istihdam kooperatifleri ([2])» gibi yeni nesil kooperatifler ortaya çıkmıştır.   Kooperatif hareket daha iyi yapılabilir.  Genel olarak topluma kooperatifçilik bilincini yayarak kooperatifçilik hareketi hızlandırılmalıdır.  Yeni ekonomi sektörlerinin kooperatiflerle tanışmaları sağlanmalıdır.

 

Ancak kamuoyunda şöyle bir sıkıntı gözlemlenmektedir :  kooperatifçilik ekonominin  perspektif değişimine, ideolojik bir kaymaya neden olur mu ?

Bunun en güzel örnekleri  gelişmiş batı ülkelerinde gözlemlenmektedir. Örneğin son yıllardaki krizin ,  « üç yüz yıldır kar esası üzerine oturtulmuş kapitalizm uygulamalarının banka stoklarında oluşturduğu likit sermayenin kullanılamamasından  kaynaklandığını » ileri süren ciddi ekonomistler bulunmaktadır. Yine bu kriz süreci içinde, kapitalist işletmelerden farklı bir yaklaşımla işleyen kooperatif girişimlerin krizden  büyüyerek çıktığını gösteren bulgular saptanmıştır (Bkz. ICA yayıları). Kooperatif model, krizin freni olamadıysa bile, en azından toplum için tehlikesini azaltabilmiştir.

 

Birleşmiş Milletler Örgütü(BMÖ),  2012 yılını « Kooperatifler Yılı » olarak ilan etti. Bazı ülkelerde, bu yılı en iyi şekilde değerlendirmek üzere çeşitli inisiyatifler oluşturulmuştur. Ülkemizde de  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde, ilgili Devlet daireleri ve Kooperatif üst kuruluşları, özel sektör ve eğitim kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir « Kutlama Komitesi » oluşturulmuştur. Bu Komite’nin yaptığı hazırlık çalışmaları ‘http://www.turkiye2012koop.org/’ yayınlanmıştır.   Ayrıca Türkiye Milli Kooperatifler Birliği’de benzer hazırlıklar içindedir. Bu birliktelik içinde,   ülkedeki kooperatif bakışı yeniden değerlendirmek, ona yeni bir perspektif vererek, kooperatif girişimleri toplumun her kesimine, bu arada ekonomi politikaları üreten ve uygulayanları anlatmak gerekli.

 

Kooperatif hareketini ve dinamiğini açıklamak için, ayrıca ekonominin yeniden yapılanmasına kooperatiflerin katkısını toplumun her kesimini ulaştırabilecek bir eğitim ve uygulama seferberliği ilan etmek gerek.

 

O neden le 2012, kooperatif hareket için önemli bir yıldır.  Kooperatiflerin,  ekonominin vazgeçemeyeceği girişimlerden biri olduğu,  bunun gelişmiş pek çok ülkede kanıtlandığını, yüksek sesle haykırmak gerekmektedir.  2012 yılı kooperatifçilik için bir seferberliğe başlangıç yılı olmalıdır.

 

Eğer  kooperatif girişimler ülke ve dünya bazında yaygınlaştırılabilirse, kooperatif hareket ülkenin ve ekonominin temel hedefleri üzerinde yeniden boyutlandırılabilirse, 2012 yılı tüm kooperatif hareketin zihinlerde tartışılması ve insan kümeleri arasında bir kooperatif seferberliğin başlangıcı olacaktır. 

 

Kooperatif üyeleri, dünyada yalnız olmadıklarını bilmelidirler.  Bununla birlikte, dünya da bir milyara yakın insan kooperatiflerin  üyesidirler.  Dünya nüfusunun yarısından fazlasının geçiminin temininde kooperatif sektörün  katkısı vardır.  Kooperatiflerin istihdam ettiği işgücü, dünya dış ticaretinin üçte ikisini elinde bulunduruan çok uluslu şirkerden oldukça fazladır (100 milyon civarında).

 

Dünyada kooperatif hareketi önemli olan ülkelere baktığımızda belki de biraz şaşırabiliriz : bir yanda ABD, diğer yanda ise Çin’dir. Avrupa ülkeleri arasında en canlı kooperatif hareketine sahip olan ülke ise Fransa’dır.

 

Özellikle ülke yöneticilerinin kooperatiçiliğin evrensel bir hareket olduğunu, tüm anakaralarda ve ekonomi sektörlerinde yer aldığını, başarılı örnekler sergilediğini bilmelerinde yarar vardır.

 

Son yıllarda gelişmiş ülkelerde « Sosyal ve Dayanışma Ekonomisi » kavramı önemli bir ekonomik kavram haline gelmiştir.  Kooperatifler,  bu ekonomi sektörünün en önemli ayaklarından biridir.  Özellikle son çeyrek yüzyıldır dünya ölçeğinde izlenen politikalar sonucunda Devlet’in boşalttığı kamu mal ve hizmet üretim alanlarına « Sosyal ve Dayanışma Ekonomisi » kurumları doldurmağa çalışmaktadırlar.  Kooperatifçilik ilkelerini uygulayarak, klasik kapitalist işletmecilik anlayışının yanında « ihtiyaçlara göre mal ve hizmet üretimini planlayabilen » sosyal ekonomi işletmelerini devreye sokabilen ülkeler çoğulcu bir ekonominin nimetlerinden en iyi şekilde yararlanabilmektedirler.

 

Kooperatifler, küreselleşen bir ekonomide yerel kaynakları koruyabilen, onları ekonomiye sokabilen en önemli seçenek sunan bir işletmecilik tarzıdır.

 

Bugün tarlarımızdan bir bir kaybolan ürünlerimizi, her geçen yıl giderek azalan KOBİ’lerimizi, ve bununula birlikte kaybedilen işimizi geri getirebilmenin en önemli aracıdır kooperatifler.

 

Ama farkedebilirsek !..

 

Ama onu kullanmayı bilebilirsek ve bir işletme olarak çalıştırabilirsek…

 

 

T. Ayhan ÇIKIN



[1]Sociétés coopérative d’intérêt collectif (SCIC).

[2]Sociétés coopérative d’intérêt collectif (CAE).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Hocam güzel yazınız için teşekkürler. Kooperatifler onu farkeden ülkeleri hep ileriye götürmüştür. İşte ABD, AB ülkeleri, Japonya, G.Kore, Çin, Avustralya, Y.Zellanda'nın durumu ortadadır. Bu ülkelerde kooperatifler yatırımları ve bankaları ile 100 yılı aşan bir başarı hikayesi oluşturmuşlardır. Bugün buna yenilerini eklemektedirler. Son yıllarda dünyada uzun dönemden beri yaşanan ekonomik kriz ortamında onu farkedemeyenler, farketmek istemeyenler için ekonomik ve sosyal felaket adım adım yaklaşmaktadır. Zaten BM'de bu felaketi görmüş, 2012 yılını uluslararası kooperatifler yılı ilan etmiş ve bir ölçüde ülkeleri uyarmıştır.

Ünal Örnek 
 28.06.2012 13:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 174
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 444
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Şair ve bilim insanı (Tarım Ekonomisi). 1 Ocak 1946, Muğla doğumlu. 1968'de asistan olarak girdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster