Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
215
 

Korkunç melek

Korkunç melek
 

Rainer Maria Rilke, “her bir melek korkunçtur” der.  En korkunç melek insan kılığında dolaşır. Kanadı yoktur ve kimse onu uçarken görmüş değildir. Korkunç melek görüntüyü yanıltmak için insan kılığına bürünmüştür.
 
Masum görüntüsü altında sinsi ve yalancıdır. Uydurma bilgiye bağladığı karamsar gelecek öngörüleriyle korku ve endişe salar. Saf gördüğünü sözde dostluk hatırına uyarıyormuş ayağına dedikodu ve iftirayla kuruntu ve kuşku ağına düşürür. Zavallı ve kimsesiz kılığına bürünüp yalnızlık ve yoksulluk endişesi salar. Tanrı’ya imanı törensel biçimlerle derecelendirerek inananlar arasına bölücü sınırlar çeker. İnsan nefsini gösterişli biçimde ibadet etmeye teşvik eder. İnsanları yanlış yola saptıracak öğütler verirken, bunu sırf iyilik aşkıyla yaptığına herkes ikna olsun diye bilimin ve Allah’ın şahitliğini gözyaşı merceğiyle çarpıtır. Herkesi kendi tanrısıyla aldatır. Tanrı sözüyle konuştuğunu sandırıp, inancı cehalet balıyla kandırır. Hayalleri yüksek vaatlerle kendine bağlar. Eşi benzeri olmayan biriciklik zirvesine övgü ve iltifatlarla kibir kuburunu bile kutsanmış havuz sandırtır. Vicdanın sesini bencil mantığın yargısıyla susturup aklı kapatan bir duygusallık telkini yapar. Bu yüzden, “Kalbinin sesini dinle”  der de, “kalbinin sesini bir de bilge akıllara dinlet” demez. Bağlantısız ayrıntılara daldırıp mananın özünden uzaklaştırır.
 
Belki de bu yüzden, “Şeytan ayrıntıda gizlenir” demişlerdir. Çünkü ayrıntıyı çözümleyen akıl “korkunç meleği” de görünür yapar; ancak, korkunç meleği görmüş olmak yetmez; onu alt edebilmek için vicdanı hür, sorgulayıcı bilimi ve sanatı akıl yolu yapabilen cesur bir yürek atımı gerekir. Kendini insanlık vicdanıyla sorgulamayan hiçbir insan korkunç meleğiyle baş edemez. Bunun için ilk önemli hamle insanın kendiyle konuşabilir olmasıdır. Günlük tutmak insan kılığındaki korkunç meleklerle savaşmada sessiz fakat oldukça etkin bir zafer silahıdır. Kendimizi sorgulayıcı bir takipte tutmalıyız; içimizdeki korkunç meleği görünür yapan ayrıntıların resmini çizecek kadar cesur yürek olmalıyız. Ancak bu yetmez; kendimizi maskelemeden korkunç meleğe görünür olmalıyız. Vicdanlı sevgiden kanat biçip ruhumuza takmalı ve korkunç meleğe öylece görünür olmalıyız. Sevgi meleğinin kanatlarını merhametin vicdanıyla açtırıp gönülden gönüle uçurmayı da öğrenmeliyiz. Çünkü merhametsiz sevmeler bizi korkunç birer meleğe dönüştürebilir… Hatırlamalı; nice ruhlar o korkunç meleğin aşk şerbetine kattığı bencil sevmeler zehriyle telef oldular; daha da korkuncu nice bencil sevmeler aşk adına ne kalpler gömdüler; ve nice sevmeler namus temizlikçisi gururla "pişman değilim" demişlerdir… Hepsi masumiyet kılığında birer korkunç melektiler… Peki, ya Allah aşkıyla öldürenler? Onlar en korkunç meleklerdir…
***

Muharrem Soyek

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar derin konular ya, işin içinden çıkamadım...

Kerim Korkut 
 16.09.2015 8:51
Cevap :
Kim çıkmış ki? Var oluşunun hayal ve gerçeklik geçişlerini aynı ana ulayabilen kim çıkmış ki?  18.09.2015 19:46
 

Sayın Soyek ,çok teşekkürler.Düşündürücü ve çok anlamlıydı.

Şennur Köseli 
 02.12.2014 9:07
Cevap :
Teşekkürler.  03.12.2014 12:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 367
Toplam yorum
: 2809
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1685
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster