Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '14

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
281
 

Kültür 3

Kültür 3
 

Kültür öğeleri


Uygarlık, Bireysel Kültür, Yöresel Kültür, Evrensel Kültür. 

Kültür ya da uygarlık kavramı aslında belli bir insan ve toplum anlayışını ve dünya kavrayışını ve bunlarla ilgili değerleri de içermektedir. Her kültür kendi toplum ve dünya anlayışına ve değerlerine sahiptir. Örneğin; Ortaçağ kültürü ile çağımız kültürünün insana, topluma ve dünyaya bakışı ve verdiği değerler birbirinden oldukça farklıdır. Yine daha dar kapsamda düşünürsek, çağcıl olan iki farklı kültürün bunları kavrayışlarında da farklılıklar vardır. Örneğin; kırsal alanda yaşayanlar ile kente yaşayanların kültürel değerleri de farklıdır..(A.Kadir Çeçen,”Kültür, Uygarlık, Evrensellik ve Çok Kültürlülük”) Batı kültürüyle Doğu kültürü de farklıdır. Sözgelimi, Batılı, yemeğini,  masada yemeği yeğler. Özellikle kırsal kesimdeki Doğulu, yer sofrasında yer. Kültürel değişimde, din de önemli bir etkendir. İslamiyet’i Hz. Muhammet dönemindeki gibi yaşmak isteyenler de giyimleri kuşamları, yaşam tarzlarıyla o dönemi yaşayarak ona yakın olacakları sanısındadırlar.

Bireysel KültürBireysel kültür, bir yakıştırma sıfattır. Yani bir bireye, içinde bulunduğu toplumun üyelerince, karşılaştırma yöntemiyle yakıştıran bir kimliktir, o bireyin içinde bulunduğu, yaşamını sürdürdüğü toplumun niteliğiyle birlikte bir anlam taşır. O nedenle kültür, toplumsal yaşamın ürünüdür. Robinson, adada yalnız yaşayamayacağını anlayınca bir insan arayışına girer. Yaklaşık 24 sene sonunda adaya yabancıların geldiğini fark ederek, bunların elinden kurtardığı ve kendisine "Cuma" ismini verdiği bir yerli ile üç yıl daha adada yaşar. Cuma'ya İngilizce ve din bilgisi vererek kendisini eğitir, hizmetine alır. Neden yerliyi hizmetine alır; çünkü insan toplumsal bir varlıktır. Konuşmayı, oturmayı, yatmayı, gereksinmelerini gidermeyi… Bir toplulukta yaşarsa öğrenir.

Yöresel Kültür

Ulusal kültürün tabanını oluşturur. Toplulukların, toplumların ortak kültür paydası soyuttur; her tek kişi bu paydayı kendisi bir defalık olarak yaşamakta; yeniden üretmektedir. Öyleyse kültürü kültür yapan her öğenin, yapısı ya da doğası gereği yerel olduğu ileri sürülebilir. Bu durum, değişen yeme içme, giyim kuşam alışkanlıklarında, üretim-tüketim ilişkilerinde belirgin bir biçimde kendini göstermektedir. Her türlü iletişimin hızına bağlı olarak başat duruma geçen herhangi bir yerel, küreselleşmekte, her türlü teknik yapılanma, ağırlıklı olarak iletişim teknolojisi bu sürece yardımcı olmaktadır (örnek: hamburger). Eğer herhangi bir yerel kültürel öğe (örnek: hemşerilik, hemşericilik), gerçekleştiricileri arasında ayırımcı tutumlara yol açıyorsa, içselleştirilmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Böyle bir yaklaşım dolaylı olarak evrenseli de belirlemektedir..

Küreselleşmenin ortaya çıkardığı bir sonuç olarak, yerelleştirilerek korunan değil, genelleştirilerek yayılan kültür değerlerinin yaşamaya devam ettiği görülmüştür. Kültürün küreselleştirilmesi, ulusal kalıt olarak adlandırılan   seçilmiş yerel ekin (kültür) değerlerinin bütün insanlığın ortak değerleri haline getirilmesidir. Kültür, ulusları birbirlerine yakınlaştırmakta, insanların barış ve hoşgörü içinde yaşamalarının temelini oluşturmaktadır

Evrensel Kültür

Bilim, teknik, felsefe ve din gibi kültür öğelerini içeren ve bir topluma özgü olmayan, genel geçerlikli kültüre(ekine) evrensel kültür denir. Evrensel ekini ( kültür) ya da uygarlık, insanın yarattığı evrensel değerlerdir. Bunlar bilim, sanat ve felsefedir. İnsan ruhunun işlenmesi, gelişmesi ve aydınlanması sonucu oluşan bilgi, beceri ve davranışların oluştuğu değerler bütünü evrensel ekini ( kültürü) oluşturmaktadır. Evrensel kültür" bir çağa ve bir tarihsel döneme dünya ölçüsünde egemen olan, diğer kültürlere baskın çıkan herhangi bir "çoğul kültür"dür.  Bugün için bu anlamda "evrensel" ekin (  kültür), Batı kültürüdür. Günümüzde Batı, bilim, teknik, felsefe… Gibi alanlarda üstündür. Bu öğeleri, başka ülkelere taşırken kendi değerlerini de katar. Bu, Batı ekininin( kültürünün)  yaşayan diğer kültürlerden "üstün" ve "iyi" olduğu anlamına gelmez; sadece var olan diğer kültürlere baskın çıktığı ve dünya ölçüsünde yaygınlaştığı anlamına gelir. Her ekinin ( kültürün) özelliği gereği tarihsel olması, o kültürün belli bir zaman kesiti içinde varlığını sürdürdüğü, yani yerini her an bir başka ekine(kültüre) bırakacağı anlamına gelir. "Evrensel kültür" terimi,  Batı ekininin( kültürünün) bir ekinsel( kültürel) kalıtıdır.  Bu nedenle, "evrensel kültür"e, tarihsel açıdan bakıldığında da  "baskın ve egemen kültür" olduğu söylenebilir. Tarihte de dünyaya egemen olan devletler, imparatorluklar, krallıklar… Kendi ekinlerini( kültürlerini) başka ülkelere taşımışlardır.

 Bir halk topluluğunu, ulus yapan ekin ( kültür) değerleridir. Ekin ( kültür); tarihi süreç içerisinde oluşur, uluslar yaşadıkça o da yaşar. Dededen, atadan gelen ekinsel ( kültürel) değerler, yaşayan insanların duygu, düşünce ve yaşantılarıyla biçimlenir; zaman içerisinde gelişerek kimileyin de değişerek süreklileşir. Bu değişim çok hızlı olmaz, yıllar kimi kez de yüzyıllar süreci içinde olur

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kültürler hakkındaki bilgilendirici yazınıza teşekkürler.Milli Kültür, devleti ayakta tutan en önemi unsurlardan biridir.Milli kültürlere sahip devletler her türlü tehlike ve zorluklara göğüs germişlerdir. Sağlık.Sağlık ve mutluluk dileklerimle.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 22.04.2014 18:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 388
Toplam yorum
: 1296
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2429
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster