Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
493
 

Kuzey Irak ve ABD

Kuzey Irak ve ABD
 

1990 yılında Kuveyt'in işgal edilmesi ile başlayan süreç ABD ve yandaşlarınınn Irak'a saldırıp daha sonra da geri çekilmeleri ile sona ermişti. Ancak; ABD geri çekilirken 36.paralelin kuzeyini de Iraklılara yasaklamıştı. Burada ise yerel Kürt gruplarını örgütlemek sureti ile 2. Körfez Savaşı'nda olası asker kayıplarını en aza indirmek amacını gütmüştür. ABD istese idi 1.Körfez Savaşı'nda bu işi pek ala da bitirebilirdi.ABD neden böyle yapmadı diye bir soru aklımıza takılabilir. ABD, Saddam sonrası bölgenin daha da karışacağını biliyordu.Zaten ABD' de bulunan think thank denilen kuruluşlarda hükümete gerekli uyarıları zamanında yapmıştı. Baba Bush bu uyarıları göz önüne almasına rağmen oğul Bush 2.Körfez Savaşı'na açarak bölgeye girmiştir. Girmek istemiş midir? O da ayrıca tartışılabilir. Oğul Bush'u masonik ve Yahudi çevreler yönlendirerek bölgeye ABD güçlerinin yerleşmesini sağlamış ve hedeflerine ulaşmışlardır. ABD bölgeye gelerek yerleşmiş ancak şu anda ne yapacağını bilemez durumdadır. ABD Temsilciler Meclisi'nden bile askerlerin çekilmesi yönünde karar çıkmış, oğul Bush ise bunu veto edeceğini belirtmiştir. Peki ABD' nin bölgede bulunmasının olası sonuçları ne olacaktır. Oğul Bush neden bölgeden çıkmamakta kararlıdır? ABD çok uzun bir süre bölgede kalabilir mi? ABD halkı artık askerlerin evlerine geri dönmesini, çocuklarının hiç uğruna ölmemesini istemektedirler. Zaten hergün verilen kayıplarda halkı tedirgin etmektedir. ABD Irak' ta olan kayıplarını basından gizleyerek olası halk baskısını aza indirgeme amacı ile gazete ve televizyonlara sansür uygulamaktadır. Peki bu sansür başarılabilir mi? Hayır...ABD halkı diğer ülke kanallarından ve basından haberdar olmaktadır. Oğul Bush'un giriştiği bu maceranın başarısızlıkla sonuçlanması muhtemeldir.

Tankla, topla, füze ile bir memleketi yakıp yok edebilirsiniz ancak o bölgelere gelip de topraklarda hükümranlık kuramazsınız. Eski usul savaşlar artık bitti. ABD de bunun farkında ancak biz bataklığa girdik demek te istemiyorlar. 4 yıldır Irak'ta bulunan ABD güçlerinin bu süre içindeki masraflarının 400 milyar doları aştığı söyleniyor. Bu ise Türkiye'nin borçlarının 1.5 katına tekamül ettiğini gösteriyor. Yine Temsilciler Meclisi'nden 50 milyar dolar ek bir para talebi de meclisten geçti. Bunu da ilave ettiğimizde 450 milyar dolar ABD nin masrafı oldu. Bu masraf, ABD bölgeden ayrılmadığı sürede devam edecek gibi gözüküyor. ABD böyle bir masrafa uzun süre dayanabilir mi onu da zaman gösterecek. ABD' nin şu andaki politikası bölgenin daha da karışmadan yerel güçleri disiplinize ederek bölgeden çekilmesi gibi gözükmektedir. ABD' nin şu an bölgeden çekilmesi Irak için iyi olmayacak gibi gözükmektedir. Halbuki ABD bölgeden çekilse bölge devletlerinin de desteği ile Irak sorunsuz bir yer haline gelebilir. ABD' ye dayanan Kuzey Irak'taki güçler şımarık bir çocuk gibi hareket etmekte agrasif konuşmalarda bulunmaktadırlar. Halbuki ABD' nin bölgede hiçbir zaman kalıcı olamayacağını görmeleri ve ona göre davranmaları gerekir.Türkiye-Suriye-İran'ın tanımadığı bir oluşumun uzun vadede yaşam şansı yoktur. ABD , bölgede İsrail vari bir devlet oluşturma amacındadır. Ancak İsrail'inde durumu ortadadır. İsrail'inde içinde bulunduğu bölge sürekli kan, barut içindedir. Kalıcı bir bölge güvenliğin sağlanması için bölge ülkeleri her alanda işbirliğine girerek ABD'yi bölgeden atmanın planlarını yapmalıdırlar. Aksi halde ABD destekli Kuzey Irak'taki yeni oluşum bölge devletlerinin başına dert açabilir. ABD'nin bölgeden uzaklaştırılması Irak'taki etnik yapınında ses çıkarmasını önleyecek ve Irak kimliği altında eskisi gibi yaşamlarını devam ettirebilecektir.

Yine bölge kaynaklarının Irak çatısı altında dağıtılması sonucu herhangi bir problem de ortaya çıkmayacaktır. Irak yeraltı kaynaklarının etnik gruplardan birinin eline geçmesi durumunda da bölge hızla Yugoslavya örneğindeki gibi hızlı bir şekilde parçalanma sürecine girecektir. İşte bölge devletlerinin her zaman ortak hareket etmeleri; istenmeyen oyunlarında gerçekleşmesine engel olacaktır. Unutulmamalıdır ki bölgede bir yangın çıktığında herkes bu yangından etkilenir.
23.05.2007
ENGİN BİNDAŞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünyada gelişen siyasi ve askeri olayların arkasında daima para olduğunu herkes bilmektedir.Gerisi hikayedir.Bügün dünyada yaşanan konjoktürel süreç , gücün ,enerji kaynaklarının paylaşılması sürecidir.2000 li yıllara kadar batının hegomenyasında yaşayan dünya ,gelişen ekonomik şekiller ile ,güç merkezinin batıdan çıkıp orta doğu ve doğuya kayma eğilimi göstermesi üzerine ,dünyanın en büyük tüketicisi olan ABD yi ve diğer yandaşlarını , harekete geçmek zorunda bırakmıştır.Canmehmetin dediği gibi uzun perspektifli politikalar ve öngörme beklentilerine göre,böyle bir fizik aksiyon gerekmektedir.Çin ,Hindistan,Pakistan ,İran ,Afganistan , ve tabiki Rusya değişen konjoktürün şanslı taraflarıdır.ABD ve kıta Avrupası ise şanssız taraflarıdır.Biz Türklerde , aslında bu tiyatronun baş oyuncusuyuz zannediyoruz kendimizi ama aslında , sadece satıraralarında geçen bir ülkeyiz.Ataklar ve yapılan savunmalar ,hamleler 50 yıl sonrasının enerji hakimiyeti içindir.Bu hamlelerde , Türkiye'nin de bir....

Melih Togay 
 21.06.2007 15:59
 

Bugün dünya üzerinde en büyük emperyal güç bilinenin aksine ABD değil, Vatikan şirketidir. Meraklısı araştırabilir. Dünyanın geldiği noktada; ‘Şirket yoksa vergi yok, vergi yoksa devlet yoktur.’ Küreselleşme kazanan ve vergi veren şirket kümeleri demektir. Gelelim Irak memleketine; Gelişmiş ülkeler, sözde demokrasi aşığıdırlar. Eğer onlara göre sömüremedikleri ülkelerde, bir yazar tutuklanırsa bu “aşağılık bir harekettir, insanlığın yüz karasıdır” Sömürdükleri ülkeler de katliam dahi olsa insanlar var olan zulme, sömürüye başkaldırmışlar ise bunların adı “Pis teröristtir” 7 gün 24 saat, tüm TV’ler de dişleri fırça, saçları tarak görmemiş, bir gözü kör, dişeri ve bir ayağı yok, üstelik yaşlı bastonlu dedeler bile sürekli insanlık suçu işlemektedirler. Irak’ta, Afganistan’da yapılanın adı “her gün bir avuç fındık yersen” güzelleşirsin politikasıdır. Acı olan taraf; Dünya haksızın gözü ile ve sorunlara yanlış yerden bakmaktadır. AB ile ABD aynı gemidedir! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 24.05.2007 11:15
 

Hiçbir emperyalist güç akşam aldığı kararı ertesi sabah uygulamaz. Bugün yaşananlar, ağacın meyvesi gibi uzun yıllar önce dikilen ağacın verdikleridir. Savaşlar; güç getirir, güç oluşumunu engeller, zayıfı batırır, zengini güçlendirir, teknolojiyi geliştirir. Yeni silahların denenmesini sağlar, silah sanayine iş sağlar, eski silahlar tüketilir, yeni silahlar Pazarlar ve müşteri bulur. Günümüzde olan ise; yeni oluşacak güçlerin elini güçlendirmemek için yapılmaktadır. Haçlı seferleri toplam 275 yıl sürdü ve altında yatan gerçek sebep kilisenin; dönemin Avrupa'sındaki fakir insanların durumundan istifade ederek Güçlenme fikri vardır. Özeti ile insanlığı inandıkları ve çıkarları yönlendirir. Osmanlı’nın yıkılmasının altındaki neden; Avrupa'da seri üretime geçen otomobile gerekli petrol vardır. İsrail'i, İngiltere kurmuştur. Kurarken de yandaş ve para bulabilmek için Filistin'i kullanmıştır. Bunu 2.ci Abdülhamit'i araştıran görebilir. Osmanlı yenilmemiştir. Yok edilmiştir.

Canmehmet 
 24.05.2007 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1297
Kayıt tarihi
: 03.08.06
 
 

Uludağ üniversitesi kamu yönetimi mezunuyum.  Para ve sermaye piyasaları sürekli ilgi alanımdır. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster