Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '07

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
1781
 

Lale şenlikleri

Lale şenlikleri
 

Lale şenlikleri.

İstanbul…

Yıllardır ne şenlikler görmüşsün sen. Ne laleler ekilmiş toprağına. Kim bilir kimler saltanat sürmüş bahçelerinde.

Yıl 2007. Nisan ayı ve hafta sonu. Bahar tüm cilvesiyle girmiş artık evlerimizin penceresinden içeriye. İnsanı sokağa davet eden eşsiz bir güneş. İçinizdeki çocuk, çimenlerin kokusunu duymuştur bile. Kandırdı güneş bizi. Aklınıza ilk gelen Emirgan korusunda yapılacak bir pazar kahvaltısı. Koyulduk yola. Koru girişinde gözlemeciler var. İçeriye girdiğinde ne tarafa bakacağını şaşırıyor insan. Herkes buluşuyor lale şenlikleri için Emirgan’da. Ellerinde fotoğraf makineleri çiçeklerin doğuşunu yakalamak istercesine objektiflerini daldırıyorlar çiçeklerin içlerine. Onlar çoktan büyümüşler bile. Yakalamak çok zor artık o büyüleyici anı. Resmedilebilecek her şey toprağın üstünde artık. Masal kitaplarındaki ormanları andırıyor görülen manzaralar. Bu kadar laleyi bir arada görmek her zaman mümkün olamayabilir. Ekim ayında ekilen tüm laleler boy vermiş. Renkler harika. Kırmızılı, beyazlı, pembeli, morlu. Nehir gibi akıyorlar sanki. Hepsi aynı boyda. Laleler arasında salınan mor sümbüllerin kokusu ruhumuzun derinliklerine kadar işliyor baharı.

Her lale öbeğinin başında bir güvenlik görevlisi.
- Lütfen çimenlere basmayın.

Akşama kadar aynı cümleyi kaç kere tekrarlamıştır bilemem.

Korunun eteklerinde oturduk biraz. Güneşle oynaşan rüzgar üzerimize hafif hafif esiyor. Deniz gözüküyor ağaçlarının arasından. Beyaz yelkenliler süzülüyorlar denizin üzerinde. Dinlendikten sonra tepelere tırmanma isteği. Yürüyüş devam ediyor. Havuz kenarında orkestra kurulmuş. Caz çalıyorlar. Kokteylde gibi hissettim kendimi.

Emirgan’ın ortasındaki havuzda ördekler yüzerdi eskinden. Şimdi yoklar. Kimse para atmıyor artık havuza.

Yerde sera gibi dizilmiş saksılarda çiçekler. Bir bayan bağırıyor.

- Alabilirsiniz. Dağıtıyorlarmış.

Herkes üşüştü çiçeklerin yanına. Bir iki saksıda yetmiyor. Hazırlıksız gelmişler. Topluyorlar kucaklarına saksıları. Sonra güvenlik görevlisi geliyor.

- Durun onlar dağıtılmıyor.

Kim dinler. Alan aldı bile. Neyse kurtuldu yarısı lalelerin. Bir teyze hala götürüyor.

- Teyzecim dağıtılmıyormuş. Bırak istersen.
- Yaaa. Dağıtılmıyormuş.

Ama bırakmaya niyeti yok teyzemin. Götürdü. Senden kıymetli değil herhalde.

Yukarda başka bir grup çalıyor. Onların çaldıkları halk türküleri. Alan düz oynamaya müsait. Yurdum insanı başlıyor oynamaya. Katılımcı var biraz. Sonra halay çekiliyor. Katılımcılar artıyor.

Mutlu bir şekilde ayrılıyoruz Emirgan’dan.
Güzel bir pazardı. İyi ki gelmişiz.

Dönüşte sahil yolunu tercih edenlerin eve dönmesi bir hayli geç oluyor. Benden söylemesi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ama şimdiye kadar hiç kimse burayı bana sizinki kadar güzel anlatmamıştı. Yazınız ve fotoğraflarınızdan sonra, İstanbul'a geldiğimde Emirgan'a gelmek olacak.

Meteor 
 26.04.2007 9:53
Cevap :
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim Mete Bey. Makro çekim yapabilmeyi isterdim. Görülmeye değerdi gerçekten. Lale zamanı geçmeden bekleriz. Sevgiler, saygılar......  26.04.2007 12:26
 

Aslında hoş bir tesadüf te olmuş.Emirgan'ı yazmak lazım her daim.Yazılacak ve yaşanacak yerlerden kaç tane kaldı İstanbul'da.Sizin de ellrinize sağlık,tekrar aramıza hoşgeldiniz.Selamlar,saygılar.

Ahmet AYDIN 
 17.04.2007 18:02
Cevap :
Yıldız Parkı'nı atlamayalım. Bir zamanlar benim için Emirgan kadar kıymetliydi. Şimdi ne durumda hiç bilmiyorum. Teşekkürler ayrıca. Sizde seyahatten hoş geldiniz.  17.04.2007 19:21
 

İlk önce sevgiliAli'nin dediği gibi ilk blog hayırlı olsun diyeyim. Ama ne tesadüf 8/4/2007 de ben ve diğer blog yazarı arkadaşım Ahmet Aydın ile birlikte Mercedes-Benz Fotograf Kulubü arkadaşlarımızla Emirgan çekimleri için ordaydık.Hatta Ahmet Aydın Emirganı yazdı ben şakayla "ban birşey kalmadı yazmaya"diye yorum yapmıştım ki sizde değişik açıdan güzel anlatmışsınız Emirganı, tabi bana Sarı Köşk te yaptığımız güzel açık büfe kahvaltı kaldı onuda ben yazarım inşallah, gerçi hep kahvaltıdan gidiyoruz son zamanlarda (van kahvaltı sofrası en son yazdım) yani kısaca blog yazarları o gün birbirinden habersiz Emirgan'daymışız, güzelbir tesadüf, daha sonra sahilden Ortaköy'e gittik gerçekten yol çok yoğun idi.. Kendinize iyi bakın saygılarımla..

Mehmet EREN 
 15.04.2007 8:57
Cevap :
Teşekür ederek başlamak istiyorum. Ahmet Aydın'nın Emirgan gezisi hakkındaki yazısını, sizin yorumunuzdan sonra okudum. Gerçekten daha detaylı ve güzel anlatmış. Sizinde yazılarınızı bekliyoruz Emirgan hakkında. Eminim daha çok şey vardır anlatılacak. Ayrıca Ali Bey yazılarını severek okuduğum blog yazarları arasında. Burdan güzel yazıları için tekrar teşekkür ederim kendisine. Sağlıcakla kalın.............  15.04.2007 22:20
 

İlk blog ilk heyecan.. İçten bir anlatım olmuş. Hayırlı olsun...

Ali Gülcü 
 13.04.2007 11:41
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Aranızda olmak heyecanlı dediğiniz gibi. Sevgiler....  13.04.2007 13:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 898
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1366
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster