Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
155
 

LGBT

LGBT
 

28 Haziran Pazar günü Taksim'e arkadaşlarımla buluşmak için gittim.

Arkadaşlarımla buluşacağım saat diliminde LGBT'nin eylemi varmış.

''Ne güzel'' deyip, onlara destek verme fikri oluştu birden içimde.

Neticede toplumda en çok ezilen onlar.

Neticede toplumda sesini tek çıkaramayan onlar.

Destek vermek kadar doğal bir durum düşünülemez.

Kaldı ki bu yazının sonuna geldiğinizde bile bilmeniz gereken şeyler var...

Eşcinseller için haklar tanınmalıdır. Bunu aşağıdaki satırlara rağmen savunuyorum.

Ben şimdi bu yazıyı işin şov kısmını ön plana çıkaranlara yazıyorum.

***

Eylem ilk başladığı zaman sert müdahele oldu. Polis, İstiklal'in çıkışlarını kapattı. Devreye tomalar ve biber gazları girdi.

Eylemciler sert şekilde direniyorlardı.

Bir süre sonra Polis şiddeti durdu, polisler geri çekildi.

Polisler geri çekildikten sonra göstericiler Cadde üzerinde ve ara sokaklarda gezmeye başladı.

***

Zaten ne gördüysem bundan sonra gördüm.

Alman turist çifte ''Ne bakıyosun lan'' deyip cinsel organını gösterenler, 18-20 yaş arası kızların üstleri çıplak gezerek sağa sola sulanması, Karaköy'e doğru inerken yol üzerindeki kulede topluma aykırı ve abartılı şekilde sevişen erkekler, eylemle alakası olmayıp İstiklal'de bulunan insanlara edilen türlü küfürler...

Bir yandan bunları görüyoruz diğer yandan elimizde telefon sosyal medyaya bakıyoruz.

Sosyal Medya'da yazılan çoğu iletinin abartı olduğunu itiraf etmem gerek çünkü sosyal medyada bahsi geçen olayların büyük kısmına şahit oldum.

Bildiğiniz gibi bizim sözde Hümanist, Tatlı Su Solcuları abartmayı sever. Mağduriyetten prim yapan oyuncu müsvetteleri sosyal medyayı iyi kullanıyorlar.

Onları tebrik etmek gerek çünkü ben mağduriyet oscarında iktidarı tek geçerdim. Tatlı Su Solcularının da onlardan kalır yanı yokmuş.

***

Konu dağılmadan...

Toplumun belirli ahlak kuralları vardır.

Benim özgürlüğümün bittiği yerde sizin özgürlüğünüz başlar. Klişe ama doğru bir sözdür.

Eylemle alakası olmayan insanları taciz edebilme hakkını nasıl kendinizde görüyorsunuz ?

Kamu alanlarında cinsel organınızla insanları tahrik etme hakkını nasıl kendinizde görüyorsunuz ?

Eylemleri izleyen insanlara küfür etme hakkını nasıl kendinizde görüyorsunuz ?

Ahlaksızlığı özgürlük olarak gösteremezsiniz !

***

İşin kötü kısmı bunlar olurken diğerleri de destek veriyor. Bir engelleme çabası filan yok.

Sonra bunlar konuşulurken ''Bir kaç kişinin yaptığını genele yaymamak lazım !'' 

Yok ya !

Güzel kardeşim eylem yap, hakkını ara bunlar çok güzel şeyler. Pozitif olaylara her zaman varız ama eylem alanını Red Light'a çevirmenin ne anlamı var ?

***

Öte yandan, pankart mevzusu var.

Kendi için hak ararken, kendi hayat görüşüne saygı duyulmasını isterken başkalarının hayat görüşlerini ezmek neyin nesidir ?

Kendinizle çelişmeyin.

Kendi kutsalınızı korurken insanların kutsallarını ağzınıza malzeme yapamazsınız !

***

Son olarak...

Kendimi bugüne kadar eylemlerin içinde bulmam spontane olarak gelişti.

Gezi, Cumhuriyet mitingleri hariç.

Ama şu var,

Hayatımda ilk defa içinde ''Barış'' kelimesinin geçtiği fakat barışla ilgisi olmayan eyleme denk geldim.

Umarım önümüzdeki LGBT eylemleri daha farklı olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 353
Kayıt tarihi
: 01.09.12
 
 

Öğrenci, sanatsever, sporsever, Mustafa Kemal Atatürk... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster