Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
386
 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Mayıs kararı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Mayıs kararı
 

Öncelikle basında bu haber ‘çok tartışılacak’ gibi spotlarla kendine yer etmekte ama açıkçası haberi okuyunca hiç tartışasım gelmedi. Düşüncelerim çok nettir, yaşanmışlıktan ileri gelmektedir, göbeğimi kaşıyıp da koltuğumdan sallamıyorum. Çobanla oyum da birdir. Saygı duyarım.

Düzenleme ne diyor? Bundan böyle bu bayram, Ankara dışındaki illerde sadece okullarda kutlanacakmış. Yani? Statlardaki zulme son! Gösteri denince akla lütfen sadece tribünde al bayrak sallayan veliler, gururlu, onurlu, vatansever ve güneş gözlüklü CHP kadınları gelmesin. Sahada, çimlerin üstünde 3 ay (90 gün) o iki saatlik gösteriye hazırlanmış öğrencileri de bir düşünelim.

Askeri lise mezunuyum. İki kere İnönü Stadı'ndaki kutlamalara katıldım. Bu işe  çalışmalarla beraber 7 ayımı verdim. Kararın İl Milli Eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda açıklanan gerekçeleriyle birlikte yorumlarımı yazıyorum:

1- "Kutlama törenlerinin hazırlık döneminin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açması." Biz lisedeyken Şubat ayı bitmeden çalışmalar başlardı.  Şubat demek kış demek. Mart demek kazma kürek yakmak demek. Nisan desen yağmur demek, çalıştığın o pis toprak sahanın çamura dönmesi demek. Onlarca öğrencinin otobüslerde bırakın oturmayı, ayaklarını koyacak yer bulamadan çalışma sahalarına taşındığını düşünün. Şubat ayında bir kişinin grip olması, ertesi gün 5 kişiye, diğer çalışmada 25 kişiye tesir eder. Mart oldu mu bütün tabur burnumuzu çeke çeke, hatta küçüktük eşofmanın koluna da siler idik, düşerdik yollara. Buna bir de kafa olarak sağlığın gittiğini ekleyin. Dersler sanki çok kolaymış gibi bir de hemen derslerin bitiminin ardından gidiş geliş 2 saat yol, 2 buçuk saat de çalışma, akşamında 14-15 yaşlarında onlarca pert olmuş Türk gençliği demek bu. Atam kuşkusuz bunu istemezdi.

2- "Çalışma süresinin uzun olması nedeniyle öğrencilerin derse ilgisinin azalması." Çalışmadan döndükten sonra ilgili öğrencilerin bile ilgisinin kalmaması kafa ve beden yorgunluğundan kaynaklanmaktadır. Yoksa bizler zekiyiz, öğünürüz, çalışırız da güveniriz de. Ancak hastayız, yorgunuz, bezginiz de ve bu halde çalışamayız. Normal. Bu ülkede en çok ızdırabı, hayat-gelecek sıkıntısını lise ve üniversite öğrencileri çekiyor. Kimse nasıl da farkında değil bunun?

3- "Öğrencilerin motivasyonunun düşmesi." Burada ders motivasyonunun düşmesinden bahsediliyor ancak ben size daha önemli bir motivasyon düşüklüğü söyleyeyim: Siz sanıyor musunuz ki oradaki öğrenciler o törene güle oynaya hazırlandılar? Vatan, millet, Sakarya, Çanakkale, Dumlupınar diye yola çıkan yüzlerce Türk genci askeri okullarda özellikle bu törenlere hazırlık süreçlerinde yaşadıkları yüzünden vatandan soğumaktalar. Siz o tören bittiğinde kendimizle gurur duyduğumuzu ya da tribünden anne-babamızı aradığımızı, komutanlardan, hocalardan güzel sözler işittiğimizi ve mutlu olduğumuzu falan mı sanıyorsunuz? Valla iki senede de arkadaşlarım, devrelerim, geleceğin Türk Subayları küfür küfür ede ede okulun yolunu tutmuştu. Kuşkusuz Atam bunu da istemezdi. Sivil okullardaki durumu da arkadaşlarımdan bilip, görüp karşılaştırma yapabiliyorum. Buradaki "motivasyon" kelimesi salt ders açısından değil, çok daha yüksek mertebelerde önem taşıyor ülke geleceği için.

4- "Gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulması." Ben veliyi meliyi bilmem de gönüllü olmayan öğrencilerin okulla ve vatan milletle ilişkilerinin bozulmasından iyidir velinin okulla ilişkisinin bozulması. Zaten zırt pırt okula gelen veliden de hiç hazzetmem. Annemle babam kaçıncı sınıfta okuduğumu bile bilmediler ben okurken. Bırakın çocuğunuzu kendi ayakları üstünde dursun; hocayla, dersle, yazılıyla sıkıntısı varsa kendi halletsin, konuşmayı, iletişim kurmayı, problem çözmeyi öğrensin. Velinin ilişkisi bozuluyormuş. Peh. Veli mi okuyor çocuğu mu?

Ankara’da statlarda kutlama devam edecek anladığım kadarıyla. Bence orada da gönüllülük hususu dile getirilmeli. Bir saatlik gösteri için sırf başkentte ikamet ediyor diye, aylarca hazırlık yapmak istemeyen öğrencilerin heder edilmesinin, gençliklerinden, hayatlarından, Cumhuriyet’ten soğumalarının önüne geçilmeli ki ülke yola devam etsin. Nüfusun yüzde 70'inin 29 yaşın altında olduğu bir ülke söz konusu.

Bu düzenlemeyi ayakta alkışlıyorum. Kuzey Kore'den bir farkımız olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Putin'in de; Türkiye'deki 19 Mayıs törenlerinin, soğuktan üşütme olasılığı bulunan gençler düşünülerek iptal edildiğini öğrendikten sonra ''Meğer bu Türkler ne zeki adamlarmış da biz farketmemişiz, üç günde bir kutlama yapacağız diye Moskova'nın buz gibi havasında Kızıl Meydan'a çıkıyoruz? Allah'ın tek delisi biz miyiz, kutlamıyoruz anasını satayım'' dediği söyleniyor ama ne kadar doğru orasını bilemeyeceğim.

Kaan Akoba 
 12.01.2012 23:59
Cevap :
Otoriter devlet zihniyeti, zorla rap rap yürütülen gençlik, gençlik=kas gücü=spor?, yoklama tehditleri, öğretmen bağırış çağırışları, kaldırdığı panoda ne yazdığını bilmeyen, hangi harfin neresinde olduğunu aylarca anlamayan öğrenciler, aksayan dersler, üşümüş eller… Hedef? Protokol tribünü. Bence bırakalım bu işleri de gençleri topa tüfeğe, ant içmeye özendireceğimize ellerine iki enstrüman verelim, çalmayı öğrensinler, sanat öğrensinler. Törenler için değil madalya için spor yapsınlar. Tören sahalarında değil, laboratuvarlarda sabahlasınlar. (İlkokul çocukları da her gün ant içeceğine süt içsin. Kesinlikle daha faydalı olacaktır.)  13.01.2012 17:39
 

Bir öğretmen olarak sonuna kadar size katılıyorum. Bu konuda bir şeyler yazmayı düşünseydim, inanın farklı bir yazı olmazdı. Öte taraftan haberi duyar duymaz, Atatürk ve AKP savaşına dönüştürüleceğini hissettim. Bu tür yazılar da başlamış zira. Bir de Andımızı kaldırsalar, Kuzey Kore'den biraz daha uzaklaşacağız. Sevgi ve selamlar...

moonlight1 
 12.01.2012 23:38
Cevap :
Kesinlikle AKP'ye denmeyen kalmayacaktır yine. Andımız konusunda da çok haklısınız. Size saygılarımı iletiyorum.  13.01.2012 17:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1472
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

*Liberal muhafazakar, oldukça postmodernist ve meritokrat bir gezgin  *Kuleli - Galatasaray - Boğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster