Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
35788
 

Mutsuzluğun baş aktörü: Geçmişe takılıp kalmak

Mutsuzluğun baş aktörü: Geçmişe takılıp kalmak
 

Resim internetten (I.Kaplan izniyle)


Nasıl insanlarız biz?  Anılara döndüğümüzde  bizi üzen, içimizi karartan kötü olaylar ve kişiler aklımıza takılır  ve yüreğimize otururlar. 

Yaşanmışlıklarda hiç mi iyi-güzel bir olay yok!  Hayır  biz onları kolay kolay değerlendirmez nedense ikinci sınıfa koyarız,  yok aslında birbirimizden farkımız... 

"Falanca beni şöyle üzdü, bana şunları yaptı, hiç de hak etmemiştim"  diyerek tekrar tekrar yaşar olumsuzluk misafirini çağırıp onu  gönlümüzün baş köşesinde konuk ederiz.

Bu soğuk kış günlerinde  mutluluğumuza katkı olsun diye,  güneş  bile ortalığı aydınlatıp ısıtırken, güllük gülistanlık bir dünyada neden unutamayız geçmişteki koyu ve sisli bulutları, neden?

Unut be kardeşim, unut kötü olanları...

Tekrar tekrar yaşa ve yaşat  iyi-güzel olarak  sana mutluluk verenleri...

Geçmişe takılıp kalmayın ey güzel insanlar;

Dün dündür, artık mazi olmuştur.

Yaşanmıştır bilerek veya bilmeyerek, hatasız  insan görülmedi şimdiye değin. Belki de farkına varılmadı hatanın, taa ki karşıdakinin incindiği gün yüzüne çıktığı zamana kadar.

Etrafımıza bir bakalım,

Çocuklar çok mutludurlar, neden? 

El cevap: çabuk unuttukları için.

Çocuklardan alınacak dersler var.

Geçmişe takılıp kalan aynı üzüntüyü, aynı stresi tekrar yaşayacaktır sonuç, sağlık  olumsuz etkilenecek ve yaşam kâbusa dönüşecektir.

Sağlıklı kalmak isteniyorsa eğer yapılacak en güzel hareket, "unutmaktır"...

Unutmak güzeldir. :-))

Unuturken  olayları, vaktiyle sizi üzen kişileri de affetmeyi unutmayın.

Boşandığınız eşinizi, ayrıldığınız nişanlınızı veya sevgilinizi,  lâğvettiğiniz  ticaretteki iş ortağınızı, maddi ve manevi zararınıza sebep olanı,  bitmiş bir arkadaşlıktaki küs olduğunuz kişiyi  unutun gitsin.

Unutun ki yüreğiniz hafiflesin.

Unutmadığınız sürece içinizde  oluşacak  kin ve nefret duyguları gittikçe çoğalıp  intikam almaya kadar uzanacak ve sonuçta  iç dünyanızı ve dış bünyenizi hatta sosyal konumunuzu bitirecektir.

Ve yine, 

Unutmadığınız ve affetmediğiniz sürece o olay ve olay kahramanı  kişi ve kişiler omuzlarınızda ve vicdanlarınızda kocaman bir yük olarak kalacaktır.  Affedince bu büyük ağırlıktan da kurtulacaksınız.

Unutamıyorum demeyin, unutmanın  en etkin ilâcı, meşguliyettir.  Meşgul olmak bir terapi yöntemidir.

Affetmek büyüklüktür.

Aynı hataların tekrar edilmemesi yönünde verilecek "söz" karşılığı affetmek, güzel gönül hasletidir.

Bazı olaylar vardır ki, geri dönüşümü asla mümkün değildir ve af kapsamının dışında kalır. Cinayet, sakat bırakma ve namus konusu.  Her gün  yüzlerce özür dilense de geri dönüşümü sağlar mı?

Mümkün mü?

Mutlu olmak için geçmişe takılıp kalmamak, unutmak ve affetmenin üçlü  birlikteliği  sonuçta mutluluğu oluşturacaktır,  kanıtı ise, deneyip görmek.

19 kasım 2013 tarihli bir bloğum vardı : http://blog.milliyet.com.tr/mutsuzluk-sebeplerinden-bir-kaci/Blog/?BlogNo=437042 Orada da yazmıştım:

 Seçim ve tercihlerimiz sebebiyle mutsuz olduğumuzu...

Seçim ve tercihlerimizi isabetli yapmalıyız demek istiyorum. Mutluluk da mutsuzluk da bizim kendi iç dünyamızda,  her zaman mevcut.

Mutluluk ise,

İç motivasyonlarımızda,

Hayata bakış açımızda ve,

Gönlümüzün yüceliğinde...

Hepinize gönüller dolusu selam ve sevgiler...

Yurdagül Alkan. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Dur zaman, dur zaman/Yeter çiğnediğin gönül çiçeklerim/Ya bırak kalayım sen git istediğin kadar/Dolun gönlüme dolun eski şarkılar/Beni de, beni de alın hatıralar" Gel de unut!

Kerim Korkut 
 18.09.2015 17:25
Cevap :
Unutmak gerek ama öyle acı durumlar oluyor ki, unutmak ne mümkün...Ben haksızlığa uğradığım durumları unutamıyorum, yine de hatırlamamaya gayret etmek lazım, başka şeylerle meşgul olarak...Selamlar gönderdi ablaların ablası...  21.09.2015 18:54
 

Allah Kuran'da Müslüman'ı tanımlarken "affedendir aldırmayandır sabredendir" diye tanımlıyor. Bu üç unsura bağlanmak aslında sağlıklı bireysel ve toplumsal yaşamın garantisidir. İnsanların sağlıklı yaşaması için buna önem vermeleri gerekiyor. Size bu bakımdan teşekkür ederim kardeşim... Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 15.12.2013 13:56
Cevap :
Halil hocam, kendi akıl ve ruh sağlığımız için küçük kusurları affetmek gerekiyor. Aksi halde olay bütünüyle ve ilgili kişi ruhumuza büyük yük olarak kalacaktır. Yüreği büyük olanlar affeder ama yukarıdaki yazımda bahsettiğim gibi öyle kusurlar vardır ki affın dışındadırlar. Onların konusu ebedi yaşamdaki mizana kalmıştır, selam ve saygıyla...   17.12.2013 15:12
 

Valla bilmiyordum, demek çabuk unuttukları için...

Kerim Korkut 
 13.12.2013 17:21
Cevap :
Evet, çocuklar çok çabuk unuturlar...  15.12.2013 11:45
 

MERHABALAR....Sevgili YURDAGÜL hanım :-) Noktası, virgülüne kadar aynen size katılıyorum :-) AAaahhh keşke bir ÇOCUK dönemine geri dönebilsek ne güzel olur :-))) Örneğin o zamanlar için konuşuyorum tabi ki " YAHUU HAFTA SONU GELSE DE BİR SİNEMAYA veya MAÇA GİTSEK..!!! " :-))) Daha sonraki yıllar " HAFTA SONU GELSEDE BİR DİSKOTEĞE GİTSEK..!!! " gibilerinden...:-))) Peki şimdi..??? KREDİ KART...? + SENETLER...? daha neler ve neler...? Neyse " NEŞELİ olalım ki, GENÇ kalalım..! :-))) Öyle değil mi..? :-)) Sonsuz sevgiler, selamlar ve saygılar size ... :-)) NK-ADA/TR

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 13.12.2013 15:58
Cevap :
Çocukluğumuz :-)) Ne güzeldi o günler...Geçim derdi yok, vergilerle tanışmamışız. Alacak-verecek bizden uzakta, ah!!! tekrar geri dönebilsek ama ne mümkün...En iyisi, yüreğimizi hafifleterek yaşamakta olduğumuz şu ânı değerlendirerek güzel ve iyi ilişkiler içinde mutlu yaşamak. Selam ve saygılar gönderiyorum size ve sevgili Adana'mıza...   15.12.2013 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 328
Toplam yorum
: 5740
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1658
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster