Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
530
 

Namus meselesi…

Namus meselesi…
 

nurhakdagı.net


Hani duyarlıyız ya hepimiz, hani ne için blog yazıyoruz, yazmayı sevdiğimizden, duygu ve düşüncelerimizi ifade etme isteğimizden, hani hepimiz seviyoruz insanları, her birimizin içinde bir ateş var hani, yaz diyor, öğretmenler de fark etmişti yıllar öncesinde bizdeki bu cevherleri…

Ya da sonradan fışkırmıştı bu ateş içimizden!

Bu mim oyununa bir yaklaşımım olmuştu, konu daha farklı olsaydı, hani hepimiz üç aşağı-beş yukarı aynı nedenlerden dolayı yazıyoruz, hem de profilimizde zaten belirtmiyor muyuz ne için yazdığımızı!

Hani, biraz daha sosyal içerikli bir konu olsun istemiştim, hani içimiz yanıyor ya namus uğruna katledilen kızlara, evli kadınlara, yok yere…

Yani, benim içim acıyor, hani sizlerin de acıdığını sanarak oyuna biraz da kişisellikten ziyade, toplumsal anlam katmak istemiştim.

Oyunu başlatan, daha doğrusu buraya adapte eden Juliet, gayet aklı başında ve samimi bir yazısıyla, ki, çokça önemsenmesi gereken bir aktarımdır, hani Hadise falan tık rekorları kırar ama, oradaki gerçeği tıklayıp okumamıştır muhtemelen çoğu kişi!

Oysa… Çok güzel bir panorama var orada!

“Neden blog yazıyorsunuz?” kadar kolay değil bu namus meselesi, hani sevgili Juliet, en başında seçseydi böyle bir konuyu, mimleneyim, mimlendim, mimliyim diyerek saatte on beş yazı girilmezdi düşüncesindeyim!

Aaaa… Yoksa, konuyu ben açtım diye midir bunca tepki? Yani tepkisizlik gibi bir alınganlık yapmayacağım!

Her birimiz paylaşım için burada değil miyiz?

Namus konusu zor bir konudur, neden yazıyorum kadar kolay değildir, bu nedenle muaf tutulmak isteyenler, aman dokunmayayım diyenler, ya da ne yazabilirim diye düşünenler olacaktır!

“Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne!” namelerini terennüm ettiğim zamanlar oluyor nedense, artık nereden esip de ne, neyi anımsatıyorsa…

Bunca eziyet çeken, bunca hunharca namus uğruna öldürülen, bunca taciz ve tecavüz edilen kız/erkekler için, neden blog yazıyorum diyen kişilerin bir katılımının olmaması, bana “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol!” sözünü hatırlatıyor Mevlana’nın!

Gülgün Karaoğlu

Şubat,09/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Otuzlu yaşlarda evli bir erkeğim. Evimde dizüstü bilgisayarım var. Eve internet bağlatmadık ama yan komşuların kablosuz interneti sayesinde bağlanabiliyoruz. Karımı çok severim. Ama laf aramızda bazen aldattığım da olmuştur. Kasetçi dükkanım var. VCD, DVD falan satıyorum. Çoğu korsan. Ama porno filmleri hiç eksik etmiyorum. En çok para onlardan geliyor. İtiraf etmek gerekirse bazı geceler zevkle seyrettiğim de oluyor. Boş zamanlarımda kahvede parasına iskambil oynuyoruz. Bir nevi kumar. Geçen çok kaybetmişim. Can sıkıntısından üç şişe alkol bana mısın demedi. Kaza yaparım diye arabama da bindirmediler... Ama en büyük korkum kızım. Şimdi lisede okuyor. Erkeklerle konuşmasın diye sıkı sıkı tembihliyorum. Hanıma da sokağı yasakladım. İhtiyaç olduğunda ben getiriyorum. O da pişiriyor. Sıkıysa itiraz etsin. En son iki gün önce gözünü morarttım. Daha iyileşmedi." Şaka bir yana işte namusu sığlaştırılmış bir Türkiye insanının profili. Saygılarımla...

Ali Haydar ÖZKAN 
 05.02.2010 5:17
Cevap :
Çok sıradan bir senaryo, etrafta öyle çok örneği var ki! Çok teşekkürler Ali Haydar'cığım, bastıra bastıra altını çizmişsin! Çok selam ve sevgilerimle... :)  07.02.2010 23:49
 

Bir süredir sizin bu konudaki çabanızı sessizce izliyorum. Neden sessizce izlediğime gelince; geçen yıl “kokuşmaya mı başladık” diye başlayıp “herkese açık mektup” ile bitirdiğim Ünzile dizisini yayınlamıştım. Daha sonra da “meraklısına satılık kızoğlankız” diyerek konuya dikkat çekmek istedim. Bu soruna topluca eğilmemiz ve gündemde tutmamız gerektiğini söylemiştim. Ben başarılı olamadım. Sizin çabanızı görünce başarısızlığımın nedenini öğrenmek için sessizce bekledim. Ama görüyorum ki bu konu istenilen kıvama bir türlü gelmiyor. Ben bundan böyle her ay en az bir kez bu konuda yazarak konuyu gündemde tutacağım. Sizi çabanız için kutluyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Haluk Seki 
 09.02.2009 11:25
Cevap :
Haklısınız sevgili Haluk Bey, tık rekorları kırmıyor maalesef bu konular! Hatta anlamsız bile bulunabiliyor... Ancak, yine de ısrarla inanıyorum ki, yüz kişi dahi okusa, bunlardan yirmi kişisi blog dışı olsa, üç kişi düşüncelerini masaya yatırsa, kendi adıma mutlu olurum ben! Hadise'yi yazıp da, on bin kişi okuyup geçse ne kazancım olur neticede diye düşünüyorum, egomu şişirmekten gayrı, ki yazdığım yazıdan dolayı değil de, Hadise'nin adından dolayı okunduğumu bile bile egomu bile şişiremem nihayetinde! Desteğiniz, katılımınız için çok teşekkür ederim Haluk Bey'ciğim! Sevgilerimle...  09.02.2009 22:08
 

işliyor ve yazıyoruz zaten. MİM konusu ise bir oyundu ve hızını kesti...Sevgili Gülgün bloglarda isteyen istediğini yazar, ısmarlama yazı olmaz.Namus konusu Türkiye'nin önemli bir sosyal konusudur ama üzerine söylenecek söz kısıtlıdır. Namus konusunun çeşitlemesi olmaz...Aklı başında bir insan için namus yaklaşımı hemen hemen aynıdır. Genişletilebilecek bir olgu değil. Tek nokta hedefli bir yazıdır. Kuramı, sonucu aynıdır. Ha dersen ki namus cinayetlerine karşı bir bilinç oluşturalım,o zaman bunun yeri mor çatı v.s derneklerdir. Girersin bir derneğe ve çalışmalarını yaparsın. Ama bunu da reklam etmezsin. Seni anlıyorum, ama kızgın olmanı gerektirecek bir durum yok. Biz dilediğimizi yazalım,hassas olan hassas olduğu konuda yazsın, yazıyor da zaten...sevgiler

ÇokEskidendi 
 09.02.2009 6:56
Cevap :
Ah Beran Hanım'cığım, siz yapmayın bari! MİM bir oyun elbette, bir konu saptanmış, o konu değil de, başka bir konu da saptanabilirdi yani... Haa, tabii ki farklı bir konu bu kadar çok yazılıp, çizilemezdi... Bilinç oluşturmak doğru, yeri burası değildir demek pek de doğru değil Beran Hanım'cığım. Neden derseniz Mor Çatı gibi derneklerde zaten bu durumdan musdarip olmuş kişiler var, ancak okuyucular arasında "Hakikaten yaa!" diyerek oturup, düşünecek kapasitede olan ve yarının anne-babaları, bu günün evlat yetiştirenleri var. Yanılıyorsam düzeltin lütfen ancak mantık örgüm böyle çalışıyor... Bu arada, elbet isteyen istediğini yazıyor, yazacak, doğrusu da bu zaten, nasıl ki MİM oyununda da istemeyenin katılmama gibi bir tercihi söz konusuysa, bu konuda da öyle elbette. Kızgınlık falan değil sevgili Beran Hanım'cığım, ben de böyle bir yazı yazmak istedim sadece... Katılımınız için teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...  09.02.2009 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1309
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster