Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
8328
 

Nayman Ana Efsanesi

Nayman Ana Efsanesi
 

Bir garip mankurt...


Yıllar yıllar önce Sarı-Özek adlı bir diyar varmış. İklimi ılıman, bol yağış alan, topraklarında hayvanlar otlayan verimli bir diyarmış. Böyle olunca da dış mihrakların ilgi odağı olması kaçınılmazmış olmuş.

Bir gün Juan-Juan adlı bir kabilenin istilasına uğramış. Juan-Juanlar Sarı-Özek’in bereketli topraklarından faydalanmışlar, kuyularından su çekip, topraklarında hayvanlarını otlatmışlar. İstila sırasında çoğu insanı esir etmişler çoğunu da komşu ülkelere satmışlar. Satılanlar şanslıymış fakat esir edilenlere türlü işkencelr uygulamışlar. En kötüsü de “deri geçirme işkencesi” imiş. Bu işkence esirin başını kazıyıp saçları tek tek kökünden koparmakla başlarmış. Daha sonra ise yeni kesilen bir devenin en kalın derisinin bulunduğu boyun kısmını esirin kafasına sararlarmış. Çıkmaya başlayan saçları ise kuruyan deriden geçemediği için kafatasına batarak esirin hafızasını ele geçirirmiş. Böylece hafızasını tamamen yitirmiş, geçmişten hiçbir şey hatırlamayan “mankurt” adlı köleler olurmuş. Mankurtlar sadece efendilerini tanır ve onlara hizmet ederlermiş, en korktukları ise başlarına birisinin dokunması veya şapkalarını çıkarmak istemeleriymiş.

Gün gelmiş Sarı-Özek’in iklimi bozulmuş, verimli topraklar kurumuş, yağmur yağmaz olmuş Sarı-Özek bozkıra dönüşmüş. Juan-Juanlar da verimsizleşen bu topraklardan terk-i diyar eylemiş. Yerli halk Kazaklar ise pes etmemiş. Sarı-Özek’te su kuyularını tekrar kazmışlar ve kuyuların etrafında toplanmışlar. Yeniden şehir inşa etmişler ve bu şehre “Posta Kutusu” adını vermişler. Posta Kutusu’nda eskiye ait tek yer ise seçkin, haklı bir üne sahip olan kişilerin gömüldüğü bir mezarlıkmış. “Ana Beyit Mezarlığı” adlı bu mezarlığın bir de efsanesi varmış.

“Nayman kabilesinin büyük göçü sırasında Dönenbay’ın bir oğlu olur. Adını “Coloman” koyarlar. Coloman sağlık anlamına gelirmiş, ömür boyu sağlıklı olsunmuş bu Coloman. Bir  gün Juan-Juanlar’ın yaptığı istilada savaşan Dönenbay geri dönmemiş. Ölüsünü getirip Ana Beyit’e gömmüşler çünkü onlarda ne olursa olsun ölüyü yurtlarına getirmek adetmiş. Bir yıl sonra tekrar savaş çıkmış ve Coloman babasının öcünü almak için savaşa gitmiş. Malesef Coloman vurulmuş ve atının üstünde yığılıp  savaş seslerinden korkan at ürküp gelişi güzel kaçıp gitmiş. Daha sonra gidip baktılarsa da Coloman’ bulamamışlar. Colaman Juan-Juanlar’a esir düşmüş. Juan-Juanlar da onu ne yazık ki mankurtlaştırmış, hafızasını ele geçirerek bozkırda çoban yapmışlar. Coloman burada sadece yaşayabileceği kadar ekmek yiyip, su içerek ay ile konuşur, efendisi ne derse onu yaparmış. Gözü yaşlı anası da ölüsü bulunmayan oğlunu bir gün döner umuduyla beklermiş. Bir gün Nayman’a gitmek için bozkırdan geçip giden tüccarlar bu biçare çobanı görmüş ve mankurt olduğunu hemen oracıkta anlamışlar. Nayman’a varınca da bir çoban gördüklerini anlatmışlar. Coloman’ın gözü yaşlı anasının kalbi hızlı hızlı atmaya başlamış. Acaba o çoban benim oğlum mu diye öğrenmek için başına bir beyaz yazma bağlayarak yola koyulmuş. Yıllardır başında bulunan kara yazmasını çıkarıp beyaz yazma bağlamasının nedeni oğlunun yaşadığına dair umuduymuş. Eğer oğlunu bulamazsa tekrar kara yazmasını bağlarmış. Bu şekilde yola çıkan kadın bozkıra vardığında Coloman’ı görür görmez tanımış. Oğlunun yanına varmış her şeyi anlatmış, ben senin annenim, sen Naymanlar’dan Dönenbay’ın oğlusun, seni götürmeye geldim dediyse de nafileymiş.  Ne yazık ki Coloman artık onu tanıyamayacak haldeymiş. Efendisi gelen Coloman sürünün yanına dönmüş ve gözü yaşlı anası da belki yarın beni tanır diye orada gecelemiş. Öbür gün yine Coloman’ın yanına gelen kadını gören efendi Coloman’a bu “kadın kim?” diye sormuş, Coloman da annem olduğunu söylüyor, ben götürmeye gelmiş deyince efendisi Coloman’a onun başını dağlamaya gelen bir düşman olduğunu söylemiş, öldürmesini emrederek eline ok ve yay vermiş. Başıyla ilgili hiçbir şeye tahammül edemeyen Coloman tek nişanda kadını vurmuş. Ok kadının sol göğsüne saplanmış ve oracıkta can vermiş. O anda başındaki beyaz yazma bir kuş olup havalanmış ve haykırmış:

“Adını hatırla! Kim olduğunu hatırla! Babanın adı Dönenbay! Dönenbay! Dönenbay!” …

O gün bu gündür Dönenbay kuşu geceleri Sarı-Özek bozkırında öter dururmuş. Gözü yaşlı Naymanlar’dan Coloman’ın anasını vurduğu yer ise Nayman Ana’nın yattığı yer anlamına gelen Ana Beyit Mezarlığı adını almış.”

Bu gibi birçok efsane hafızalarımızda yer etmiştir. Bazılarıysa tarih olup gitmiştir de mankurt sevdalıları ve oğula ana öldürtenler her dem dipdiri kalmış, zulm içinde âbâd olup gitmişlerdir.

Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı, birlik içinde ve adaletli bayramlar olsun.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 18.06.12
 
 

Farkındalığı fark ettirmenin amaçlı yolcusu. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster