Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
287
 

Ne'ye inanırsanız, O'sunuz!

Ne'ye inanırsanız, O'sunuz!
 

Salvador Dali


Ya bulunduğunuz ana ait değilseniz?

Bunu düşünmek ürkütücü olabilir, ama düşünmeme ihtimaliniz de var. Bu ihtimal, kendi içinde gerçek olduğu sürece sonsuz sayıdaki diğer ihtimaller de gerçek. Aksini düşünmek de mümkün tabii; bu ihtimallerden hepsi gerçek ise (ki bunu az önce doğruladık) ve gerçek dediğimiz tek olmalıysa, bu durumda hiçbiri gerçek değil. Çok mu karmaşık oldu dersiniz?

Daha da öteye gitmek üzereyim, hazır mısınız?

Bu ihtimallerden hepsi gerçek ve tam da bu yüzden hiç biri gerçek değilse, öyleyse siz ne var ne de yoksunuz. (Artık sebebini açıklamama gerek yok sanırım. Bu iki ihtimalin birbirini yok ettiğini kendiniz de görebilirsiniz.)

Neye inanırsanız, siz o'sunuz.

Kör olmanın alemi yok, itiraf edelim, kendi yaşadığımız dünyayı her an, her gün yok ediyoruz! Suyumuz bitiyor, ormanları yakıyoruz, havamız bitiyor, doğanın dengesini bozmuş olmalıyız ki kendisini yiyecek türlerden kalmayınca bizleri korkutan kenelerle sarıldık.

Bu dünya evimiz, ama öyle ki biz oda kapmaca peşindeyiz. Yazık ; yan odadan kardeşini kovup, orayı da , öteki odayı da, hepsini, hepsini, ve dahasını istiyor insan. Peki ya evde kimse kalmayınca? Gidecek başka ev olmadığını görünce insan?

Siz neye inanırsanız o'sunuz çünkü varlığı ile yokluğu birbirine paradoksal bir şekilde birbirine denk olan sayısız ihtimalden istediğinizi seçmekte özgürsünüz.

Lütfen, yarın veya şimdi, iyi bir insan olmayı seçin! Kinden, nefretten,
öfkeden, şiddetten uzak; evini yakıp yıkmayan, misafirine silah doğrultmayan iyi bir evsahibi olmayı seçin ve buna İNANIN!

Hiç yolda yürürken, yanınızdan geçen yaşlı birine, gözlerinin içine gülümseyerek bakıp, selam verdiniz mi? Öyle mutlu oluyorlar ki... Lütfen bunu deneyin, çünkü onlar birlikte yaşadığımız bu evden kısa süre sonra ayrılacaklarını biliyorlar, onları gülümseyerek uğurlayın.

Evinizde gülümseyen ev arkadaşları bulmak için ve bu evden ayrılırken gülümsenerek uğurlanmak için, lütfen, lütfen gülümseyin ve gülüşünüze inanın çünkü BİZ, NEYE İNANIRSAK O'YUZ.

SEVGİYLE...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanoğlu mecburen doğasever olacak bir gün. tabiat annesi öğretecek ona nereye ait olduğunu ve öğrenirken hayli acı çekecek.

seringel 
 09.07.2008 13:05
Cevap :
Haklısınız, belli ki bozduğumuz düzen bize "acı" olarak geri dönüyor ve dönecek. Ama yine de korkup, kaygıyla beklemektense, sevip korumak daha yapıcı olur; sizin de söylediğiniz gibi. Yorumunuz ve orda bir yerlerde oluşunuzu yakınlaştırdığınız için teşekkürler :)  09.07.2008 14:01
 

Yazdıklarını okurken çocukluğum geldi aklıma. Yaşadığım mahallede (hatta şehirde) insanlar birbirlerine aşina idi. Bir yerden başka bir yere giderken, bir çok insanla selamlaşılır, hatta hal hatır sorulurdu. Şimdi, doğduğum evde yaşamama rağmen, sokakağımda hiç tanımadığım insanlar yaşıyor. Sanırım git gide; önce birbirimize, sonra da kendimize yabancılaşıyoruz. Kendine yabancılaşan insan ise, inandığı şeye bile yabancılaşıyor belkide. Güzel bir yazıydı. Beni düşünmeye sevkettiğiniz için size teşekkür ederim. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 09.07.2008 0:54
Cevap :
Sevgili Ali Nail Bey, Bu güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Beğeniniz beni memnun etti. Birbirine kapalı hayatlar yaşayıp, yalnızlaşıyoruz sizin de dediğiniz gibi. Ama siz, tarifi ve tabiri mümkün olmayan sevgilerle kalın umarım :) Tekrar teşekkürler.  09.07.2008 13:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 347
Kayıt tarihi
: 09.02.08
 
 

1984 Istanbul doğumluyum ancak 5 yaşımdan beri Antalya'da yaşıyorum. Ankara Üniversitesi Dil ve Tari..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster