Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
14562
 

Neden Ay' ın hep aynı yüzünü görüyoruz?

Neden Ay' ın hep aynı yüzünü görüyoruz?
 

Yağmura ve hatta buluta hasret kaldığımız bu yaz günlerinde, şehir ışıkları yıldız ışıklarını belirsizleştiriyor ama ayın kendi ışığına gücü yetmiyor ve bu nedenle belli belirsiz görünen yıldızların arasında ay, gökyüzü penceresinden kafasını uzatmış, parlak gözleriyle beni izliyor; peşimden gelen bir canlı gibi tepemde duruyor. Hareket etsem de hep aynı yüzüyle ardımda dolaşıyor. Hele bir de dolunay paltosunu üzerine geçirmişse, duruşu ile gizemli bir bakışın paranoyak etkisini duyumsatıyor. “Ne o biri beni takip mi ediyor?” diyorum. Hep o aynı yüzü, darbe almış, yaralanmış yüzü görüyorum. Ayın karanlıkta kalan diğer yüzü, adeta benden saklanan duyguların, asla bilemeyeceğim gerçeklerin birer simgesi oluyor.

Ay her zaman neden aynı yüzünü bize gösteriyor? Diğer yüzünü saklıyor?

Lise ve üniversite yıllarında satın aldığım ve biriktirdiğim bilim ve teknik dergilerini hala saklarım. Şu an Mayıs 1982, 174. sayıyı elimde tutuyorum ve 42.sayfadaki makaleyi bire bir buraya yazıyorum.

“Ay’ın kendi ekseni etrafında dönüşü ile Dünya çevresindeki dönüşü eşit zamanda olmaktadır: 27, 32 gün. Kombine(birleşik) dönüş diye de anılan ve Dünya ile Ay arasındaki karşılıklı kütle çekişinin (gravitasyon) sonucu olan bu dönüş nedeniyle, Ay Dünya’ya hep aynı yüzüyle yönelik kalır.

Oysa, farkına varılabilecek az bir sapma olmaktadır. Ay yörüngesi tam çember olmayıp elipse benzer. Ay, Dünya’ya yaklaştıkça daha hızlı, uzaklaştıkça daha yavaş hareket eder. Dönüş her zaman eşit olduğundan Ay’ın sağ (veya sol) kenarına bakılıyor olur. Bundan başka Ay’ın dönme ekseni de yörüngesine dik değildir. Bu nedenle, Dünya, Ay’ın bazen kuzey (veya güney) kutbuna doğu hafifçe yönelik durumdadır. Bu eksendeki eğilme nedeniyle, bir Ay dolanımı içinde, yerden Ay’ın yüzünün, yaklaşık yüzde 60’ı görülür.”

Ay’ın Dünya ile eşit zamanlı dönüşü ve birbirine karşı durumu, insan ilişkilerindeki tarafların durumu gibidir. İlişkilerde, zamanla hep aynı tarafın göründüğü yüz devreye girer ve kişiler birbirlerine hep aynı yüzle sabit bakarlar. Bireyler, belli belirsiz bir aşamadan sonra karşılıklı, Ay ve Dünya’da olduğu gibi birleşik bir dönüşe girerler. Bu dönüş onları birbirlerine karşı bildik, alışık yüzü göstermeye mahkum eder ve bunun sonucunda kanıksanan bir süreç başlar. Tarafların birbirlerine gösterdiği yüz, aydınlık olarak olarak tanımladıkları yüzdür. Kişiler artık anımsamayı gereksiz saydığı eski duyguların, unutulan çoşkuların dinamikliliğini hisssetmez ve karanlıkta kalan öteki yüzün barındırdığı olası hazinelerin zenginliğini unutur.

Siz de Ay’ın karanlık yüzünü merak ediyor musunuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...ay karanlık hep karanlık, yüzün bize döner oldu bir ihtimal daha vardı,felaket oldu...nazan öncelin bu şarkısını melodisini çok severim.. ay karanlık hep karanlık yüzün bize döner oldu sözlerinin ne anlam ifade ettiğini teknik açıdan öğrenmiş ve aklımı kurcalayan bu sorunu gidermiş oldum;oldunuz sayılır.. teşekkürler saygılar,sevgiler...:)

Meltem Şahin 
 12.01.2011 16:57
Cevap :
:), Esas ben teşekkür ederim...  13.01.2011 10:29
 

Gel gitlerle doludur insan ilişkileri.Denize yansıması ayın ayrı bir güzelliktir. Yakamoz ve deniz ayın ışıklarını nasıl hazineye çevirir.sessiz sakin seyre dalarım.Tıpkı insanlar gibi onlarda gerçek yüzlerini saklayarak ardına saklanarak ideaalerinin, ısrarlarının, riyalarının, yalanlarının, ikiyüzlüğünün... Med olur cezir olur...Onlarıda sessiz sakin seyrederim...Beni düşündürdünüz hangi yüzümleyim acaba...? Esen kalın...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 12.09.2007 9:52
Cevap :
İnsan ilişkilerinde açığa çıkan duyguları yakamoz tadında sürmesini sağlamak zordur. Herhangi bir dalga eninde sonunda yansımayı bozacaktır. Çoğunlukla gelgitlerle oluşan hırçın dalgalar sakinliği bozsa da, yeni heyecanların ve hareketliliğin başlangıcı olabilir. İlişkilerde tarafların birbirlerine gösterdiği aynı yüz ile paralellik oluşturan rutinlik duyguları yerine, karanlık yüzün yaşama katabileceği hareketliliği yeğler miyiz? Karanlık yüz, ikiyüzlülük, yalancılık gibi hiç de tercih edemeyeceğimiz davranışlar içerebilse de tam tersi de olabilir. Zaten aydınlık diye tanımladığımız yüzde de olumsuz duyguların var olmadığının herhangi bir garatisi var mıdır? İşte bence sorulması gereken soru budur sanırım. Yorumunuz çok güzeldi. Teşekkür ederim.  12.09.2007 18:27
 

Benide çeken yanı dünyaya yaklaştıkça hızlı, uzaklaştıkça yavaş hareketi ilgimi çekti..öylemidir acaba insan ilişkileride...) Çok güzel bir yazı olmuş keyifle okudum sıkılmadan gönülünüze sağlık...

Halide 
 07.08.2007 6:54
Cevap :
Aynen öyledir Halide Hanım. İnsan ilişkileri ile Ay-Dünya arasındaki hareket ne kadar da birbirine benziyor. Çok teşekkürler...  08.08.2007 10:20
 

işte o yüzünü kimse görmek istemez ,ama birgün gelir saygılar...

Selim Ergin Bayraktar 
 06.08.2007 22:35
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler  08.08.2007 10:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 957
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster