Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
227
 

Nefesin ölüm kokuyor

Nefesin ölüm kokuyor
 

Yirmi altı yaşında bir genç kızın dilinden dökülen nağmeler, gönlünden akan yaralar, kalbinde kanayan hayat işte...

Hayat bu ya biraz gerçek, biraz yalan olsa gerek. Nerde, ne zaman, ne şekilde yaşarsın bilinmezmiş. Anne karnına düştüğün andan itibaren ölene kadar yaşarsın. Küçücükken öyle böyle sualsizce yaşarsın.

Gün gelir işsiz güçsüz kaldığında seni birileri başkalarına yamamaya çalşır. Sanki başından atmak isterler gibi. Aynende oldu yaşanılanlarla.. Diyorum kendime neden yaratıldım, neden dünyaya geldim, neden annem, babam, ablam, abim var diye... Bende böyle olmamı, böyle yaşamamı istemezdim. En sevdiğin annen, baban, ablan ve abin sözleriyle kapı dışarı edip yalnışınla yüz üstü bırakırlarmıi. Çünkü; her halinle yük, fazlalık olurmuşsun onlara..

Birgün bir arkadaşımla tartışıp ayrıldığımda gece yarısı ağladım. Ogün ablan beni hzursuz ediyorsun ağlama deyip dövdü, bicamalarınla yalın ayak sokağa yolladı. Anlat neden diye sorgular başlarken, bensem sana kaç defa söylendim konuşalım dedim sensem banane senden, kardeşliğinden, duygularından deyip kenara attın. Ve şimdi ise neden ağlıyorsun diye sokağa atıyorsun. Attığın gibide anneme gititğimde adımı op.. diye kızısınız geldi diyecekmişsin. Sen benim ablam olamazsın veya ben fazlayım.. Çıldırdım adeta kafamı duvara vurdum. Gece yarısı saat üçü vurduğunda bina çığlıklarla inliyordu. Çekip giderken beni eve kilitledi ablam. Bu evden yarıçıplak yalın ayak çıkarsam beni sağlam bulamazsın dedim. düşlerim adeta ölüm kokuyordu... O gece sabaha kadar ağladım, ağlamak ne fayda ey gönlüm... Sabahta hiçbirşey olmamış gibi gönlümü almaya çalştı. Ama gönlüm çok kırıldı oysa ki.. Canını feda etse kırgınlığım hiç geçmeyecektir benim..

Aradan zaman geçti yine aramızda çalkantılar oldu, yine kavgalar oluştu. Yine canlandı dertlerimiz, yine başladı öfkelerimiz hiç dinmeden başladı ... Ablama yaklaştım ablamla konuşayım derken ablamsa beni sınav sonucum düşük olduğu için yine atıp coştu. Beni amansız sözlerle yargıladı her sözleri savurdu bana. Ben seni doğurmadım, ister abla de ister deme benim için sen bişeyim değilsin sen dedi. Derken sen işe yarmazsın aptalın tekisin diye bağırdı.

Sustum için için ağladım... Banane senin düşüncelerinden, ney istediğinden, babane senin zevklerinden, diye yana yana bağıran ablam yine hüzne boğdu beni.

Susmak taki ölene dek istedim...

Gelişim ablamın eşinden ayrılışıyla yalnız kalmasın, derdine ortak olurum, evine bir değişiklik olurum, derken kendimi kaybettim sanırım...

Düşündüm annem babam ailem olmuş ne yazar seni sevmedikten sonra. Elde avuçta Allahım sen koru bizleri.

Derken yine aylar geçti, zaman yine alabildiğince esti.. Etrafta uçuşan laflar yüreğime zarar verirken dert ekiliyordu her yana adeta.. Birgün ablam beni bir polis memuruyla görüşmemi evlenmemi istiyor.. Sözlerinden biri bir polis memuruna kız pazarlıyoruz demesi ömrümü bitirdi benim. Bir abla kardeşine böle nasıl davranır, nasıl olur diye düşündüm ağladım. Ama ben evlenmek istemiyorum, düşünmek bile istemiyorum, çalışmadan önce... Ablamsa ben sana bakamam, seninle uğraşamam, yoruldum artık senden diye savruldu sözler...

Öylesine dağladıki yüreğim biz abla kardeş olmaktan çıkmış iki düşman olmuşuz adeta bir hiç uğruna..

Nefesim ölüm kokuyor oldu...

Düşlerim ölesine inceldi, incelebildiği kadar ölüme uzandı. Yok artık gidecek yerim, kalmadı takatim, kalmadı fermanım, herşey biryere kadarmış nedir benim bu kederim... Çantamda taşıdığım zehir geldi aklıma, içmek istedim, ölmek istedim, gitmek istedim, sonsuza dalmak istedim...

işsiz güçsüz, parasız pulsuz, işe yaramazmışsın meğer... Kpss'den düşük aldım, bölümümse yüksek puanla atandırıyor, başka çarem yok. Bir iki yıl daha böle çökemem diyerek uzanmak istedim sonsuzluğa..

Anneme gitsem evde babam hergün başımın etini yiyecek sen adam olmazsın diye küfürler savuracak, işte bulamadım... Abimlere gitsem karıları istemez evde kalabalık, ablamla ise böleyiz... Yokmu başka çare Allahım yokmu..

Ben ya fazlayım yada hayata eksik yanlarım var benim çözemedim ben neyim, neden varım, aile sevgisi yokken ben bir hiçim...

Az kaldı Ya RAB affet beni bağışla beni. Başka çarem yok yoruldum bu fırtınalardan sen beni daha iyi bilirsin.. Kpss' ile atanırım kimse yük olmam diye umut ediyorum, Ama bu umudu bekleyecek zamanın içinde sabrım azaldı dayanamıyorum. Ama kendimi öldürmeden bu duygulara yüklenmeden yardım et. Aklımda planladığım ölüm düşlerine ulaşmadan beni yoluna koy Allahım...

Ben böle bir aile istemedim, böle bir hayat istemedim. Böle güvensiz bir aile olunca bize kim inanır, kim ister, kim kapı açar, senden gayrısı yok ALLAHIm...

Ben hayata başlamadan veda edeceğim sanırım, aklım hayalim, düşüncelerim boşlukta, ruhum karanlıkta, beni al yanına..

Ölüm en kolayı diye düşünsekte aslında en zoruymuş, kaç defa denedim yapamadım bu son mecalim, hayatım bana sonsuzluk olsun..

 

Sadece ders olsun istedim, şayet geleceğe ait..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1263
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster