Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
603
 

Nükleer oyun

Nükleer oyun
 

Nükleer enerjinin savunucularının ve kapitalizmin döngüsüne ahenk katan yanı tutarsızlığıdır.

Yapılan son bilimsel araştırmalar, hükümetlerin açıklamalarından da anlayabileceğimiz gibi ürettiğinden daha fazla enerji tüketen bir teknolojinin insan ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmediği artık aşikâr. Fransa, ABD, İngiltere gibi ülkelerin başını çektiği grup karşı kutup saydıkları ülke hükümetlerinin amacını ‘meşru’ bulmuyor. Zira İran, K.Kore, Çin gibi ülkeler ‘potansiyel tehdit’ ve onların sahip olduğu nükleer tesisler ‘şer yuvaları’ olarak konumlandırılıyor.

Bilindiği üzere batı hükümetleri safi demokrasiyi sadece kendileri için istedikleri gibi ‘toplu öldürme potansiyeline’ de sadece kendileri sahip almak isterler. Geçmişten bugüne nükleer tesislerin enerji arzı sadece bir maske olmuş, asıl amaç nükleer silah hatta atom bombası.

En yeni teknolojiyle yapılmış nükleer tesisler bile son iki yıldır zarar ederken ve dünyada bilinen uranyum rezervlerinin 10 ila 15 yıl içinde tükeneceği öngörülürken hükümet yetkililerinin ‘enerji talebine’ en keskin yanıtı verecek teknolojinin nükleer olduğunu söylemesine hangi aklı başında insan kanar-kanabilir. Hükümetin böyle bir açıklama yapmaya ihtiyacı yok. Bizim de atom bombamız olacak, nükleer karşıtları güçlenmemizi istemeyen ‘dış güçlerle’ işbirliği yapıyor demeleri yeterli olacaktır.

Bunu bu ülkede gerçekleştirme şansını yakalayan AKP hükümetide içinde bulunduğumuz zaman diliminde son derece şanslı. Nükleer enerjinin körü körüne milliyetçilikten beslenen bir yanı da var. Kahvehanelerde insanların ‘yahu onların atom bombası var bizim niye yok? Ne diye bu işe çomak sokmaya çalışıyorsunuz hainler’ dediğini duyuyorsunuzdur.

İlginçtir, ürettiğinin üç katı enerji tüketen ve ziyadesiyle pahalı bir teknolojinin toplum hayatına, enerji arzı yönünde çok büyük katkı yaptığını savunan Britanya hükümeti şu an ömrünü tamamlamış olan nükleer santrallerin devre dışı bırakılması için 170 milyar dolar para ayırmış.

Üstelik nükleer enerji ihalelerine giren şirketler yatırım sonrasında uzun yıllar alım garantisi, ömrünü tamamlayan tesisin de devlet sorumluluğuyla devre dışı bırakılması hususunda kamu garantisi isteyerek adı belli ekonomik geleceklerini de riske atmıyorlar. Bizde de yapılan son nükleer santral ihalesinde tek bir şirket ‘talip’ çıkmıştı.

50 yıl önce, ‘sayaçsız, bedava elektrik’, ‘sonsuz elektrik ’ olarak lanse edilen ve bütün dünyayı kaplayacağı varsayılan nükleer santrallerden, bugün hızlı bir kaçış vardır. 1974 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA)hazırladığı bir rapora göre; 2000 yılında dünyada 4500 adet nükleer santral olacaktı. Oysa 1999 yılı sonu itibariyle, 434 adet işletmede olan ve 36 adetde, bir çoğu neredeyse 15-25 yıldır yapımı devam eden nükleer santralı toplarsak; en fazla 470 adet santral olacaktır. Görülüyor ki, nükleer sektörile nükleer enerji taraftarları için, tam 10 misli bir yanılgı ve büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.(1)

Kimileri nükleer santrallerin küresel ısınmada rolü olmadığını içtenlikle söylüyor. Nükleer aktivite için gerekli enerji nereden geliyor? Elbette termik santrallerden!

Marmara üniversitesinden Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar yaptığı açıklamada yenilebilir enerji kaynaklarının önemine dikkat çekip hükümetin konuyla ilgili yasal düzenlemeleri bir önce yapması gerektiğini söylüyor. Açıklamasının en çarpıcı tümcesi ‘enerji ihtiyacının %10’nu nükleerle sağlamak istiyorsak bin adet santral kurulması gerekir’. Böyle bir nükleer hamlenin toplum sağlığını da ateşe atacağı açık.

Milliyet Blog takipçileri ve kalem oynatanları olarak Sinop’taki gelişmeleri yakından takip etmemizi ve her türlü nükleer hamleye karşı eylem, tavır ve toplumsal muhalefet ateşi bekliyorum hepinizden.

(1) ArifKünar (elektrik mühendisi)

Nükleere hayır platformunun veanti nükleer hareketinin internet sayfalarını ziyaret edebilir ayrıcasinopbizim.org adresinde desteğinizi bizzat gösterebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

britanya nükleer santralleri sökmek için 170 milyar dolar yazan arkadaş buna kaynak gösterebilirmi ve 170 milyar doların ingiltere milli gelirinin ne kadarı olduğundan haberi varmı? atarken biraz insaflı atın belki bazıları yer...

ahmet zegerek 
 25.12.2011 19:23
Cevap :
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/288891.asp ntv'nin 8 Ocak 2008 tarihli haberinde, İngiltere'nin GSMH'si 1.36 trilyon dolar olarak belirtiliyor. 170 milyar dolar rakamı da, BBC Türkçe'nin konuyla ilgili yaptığı haberde belirtilen tutardı. Aşağıda İngiltere'nin 2007'deki ekonomik resmini göreceksiniz. Küçük bir araştırmayla bu verilere ulaşabilirdiniz. İNGİLTERE Başkent: Londra Nüfus: 59.647.790 Nüfus artış hızı: Yüzde 0.23 Bebek ölüm oranı: Binde 5.54 Ortalama ömür: 77.82 yıl Okur-yazar oranı: Yüzde 99 GSMH: 1.36 trilyon dolar Kişi başına düşen milli gelir: 22 bin 800 dolar Büyüme hızı: Yüzde 3 Enflasyon oranı: Yüzde 2.4 İşsizlik oranı: Yüzde 5.5   26.12.2011 18:47
 

Öncelikle yöre halkı karşı çıkmalı nükleer santrale. Bunun için tehlikenin boyutları iyi anlatılmalı. Gelişmiş ülkelerin nükleer enerjiyi nasıl yasakladıklarını. Herzaman yanınızda olduğumu belirtirim.

Yapukay 
 29.09.2008 22:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 659
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1983 yılında Mersin- Anamur'da doğdum. Ticaret Meslek Lisesi mezunuyum. İnternet salonu işletiyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster