Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
564
 

Nükleer Santral

Yıllardır Nükleer santraller tartışılıyor. Alternatif enerji olarak hep gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Özellikle son günlerde. Japonyadaki deprem sonrası Fukuşima Nükleer enerji santralinde ki patlama sonrası yayılan radyasyon dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Türkiyeye ne zaman gelecek diye ciddi endişe etmeye başladık bile. Toplumda ki yoğun endişeye rağmen ilk Nükleer santralin temeli için Akkuyuya kazma vurulması için gün sayılıyormuş. Hatta santrali yapacak şirket Ankarada büro açıp bürokratik işlemlerini hızlandırma çalışmalarına başlamış, dahası Mersinde de ofis açacaklarmış. Bilim adamları santralin yapılacağı yerin 30 km. uzağından fay hattının geçtiğini bas bas bağırıyorlar. Acaba ülkemizin seçilmiş yöneticileri bu kadar büyük bir tehlikenin, her türlü uyarılara rağmen farkında olmayıp yapmakta neden ısrar ediyorlar; anlamakta zorlanıyorum. Hatta tehlikeyi evdeki kullandığımız tüp ve bilgisayarlardan aldığımız radyasyon düzeyine indirecek kadar talihsiz açıklamalar yapıyorlar. Kaldı ki başta ABD, Çin, AB ülkeleri olmak üzere Nükleer enerjiden vazgeçmişlerken. Bizim ülkemizin Güneşi ve Rüzgarı varken, neden bunlardan daha tehlikesiz olan enerji üretmek istemiyoruz dünyanın terk ettiği sistemde ısrar ediyoruz. Geleceğimizin kararmaması için Nükleer santrale hayır karşı çıkmak hepimizin vatandaşlık görevi değil mi ? Vakit varken vazgeçilmeli...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben enerji sistemleri mühendisliği okuyorum. okulumuzda da bu konu tartışılıyor. olay sizin sandığınız kadar basit değil. Rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi, atomik enerji(su an kullandığımız baraj enerjisi) kadar kaliteli ve sürekli değildir. evet yenilenebilir enerjidir, çevreye zararları yok denebilecek kadar azdır. bu yollarla ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması mümkün değildir, sadece var olan enerjiye takviye olabilir, o da ne zaman elektrik üreteceği kesin olarak belli değildir. Nükleer sanayi riskdir, fakat bu riski almak zorundayız aksi halde ya dışa bağlı olarak enerji tüketeceğiz ya da kullandığımız enerjiden büyük ölçüde tasarruf etmeye çalışacağız. yani lüks yaşamdan vazgeçeceğiz

Ahmet Çavdar 
 30.03.2011 3:28
Cevap :
Teşekkür ederim. Elbette haklısınız ama birde bu santralin yapım aşamasında, kullanım aşamasında bile dışarıdan aldığımız enerji ve gazla çalışılacaksa (uzmanların açıklamaları) buda dışa bağımlılığımızı artırmayacakmı? Dünya bunları kapatmaya başladıysa biz üstelikte deprem riski olan bölgede niye yapıyoruz. O halde yeni enerji kaynakları bulmak siz genç mühendislere düşüyor.Başarılar  30.03.2011 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1420
Kayıt tarihi
: 05.02.09
 
 

1961 de Artvin ili Ardanuç ilçesinin şirin bir köyünde sonbahar günü dünyaya gelmişim. 1981 de İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster