Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1161
 

Öcalan'dan ihtar var!

Öcalan'dan ihtar var!
 

Milliyet’ten Namık Durukan tarafından basına yansıyan ve ikinci İmralı müzakeresinin “görüşme metni” olduğu iddia edilen tutanaklar bir anda gündeme bomba gibi düştü desek yeridir.

Öcalan ve Ankara arasında şu ana kadar yürütülen görüşme detaylarının itina ile gizli tutulduğu böylesi bir dönemde adada konuşulanların bu denli hızlı ve kapsamlı bir şekilde kamuoyuna yansıması doğrusu üzerinde çok konuşulacak ve çok büyük spekülasyonlara yol verecek niteliktedir.

Şüphe yok ki Türkiye kamuoyunun gözünde, yürütülen müzakerelerin PKK’nın silah bırakması ve ülke sınırını terk etmesi ekseninde yürütülüyor kanısı vardı.

PKK ‘ya sempati duyan kesimler de ise, örgütün daha önce talep ettiği “statü ve özerklik” isteminin Öcalan tarafından gündeme dahi getirilmediği ve dahası Kürtlerin böyle bir taleplerinin artık olmadığı ve olmayacağına dair bir kanının oluştuğu gerçeği ile yürütülen müzakereler ülke genelinde hep olumlu bir hava yarattı desek yeridir.

Öcalan teslim olmuş, PKK’nın süngüsü düşmüş ve Devletin diz çöktürdüğü bir yapının beyaz bayrak çekmek üzere olduğu düşüncesi çoğumuzun kafasında netleşmişti bile.

Bunun böyle olmadığını Namık Durukan’ın aracılığı ile basına yansıyan metinden anlıyoruz.

Görüşme tutanakları (tutanakların doğruluğunu henüz resmi ağızlar teyit etmedi) iyi incelendiğinde Öcalan’ın biraz fantastik ve çoğu yerde “ihtar çekme” şeklinde algılanabilecek söylemlerinin özetle şu noktalarda odaklandığını görmek mümkün.

1-Öcalan geçmişte ve özellikle Çiller döneminde kendisine hazırlanmak istenen komplolardan söz ederken bugün ‘de böylesi bir komplonun söz konusu olabileceğini ve nitekim son olarak BDP’li vekillerin Sinop ve Samsun’da karşı karşıya kaldıkları tertibin tekrarlanmaması için “kendi öz savunmanızı önceden kurun” şeklindeki çarpıcı uyarısı dikkat çekiyor.

2-Öcalan’ın diğer bir ilginç saptaması da Gülen cemaatinin devletin derinliklerine nasıl sızdığını ve bu yapının bir bakıma CIA’nın nasılda kontrolüne girdiğine dikkat çekiyor.

Öte yandan Ergenekon yapılanmasının AKP iktidarını ipe götürmekten kendilerinin kurtardığını, devlet içinde bazı odakların önce MİT’i sonrasında AKP iktidarının sonunu hazırlamak için kurdukları tezgâhın kendileri sayesinde bertaraf edildiğini işaret ediyor.

3-Sürece dair ısrarla iki taraftan da bir sabotajın olabilme ihtimalinin üzerini işaretlerken, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde bunun bir felaket olacağını, kendi tabiri ile hâlihazırda 10 bin kişi ile yürütülen “savaşın” 50 bin kişi ile yürütülecek bir “devrimci halk savaşına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.

4-Sürdürülen görüşmelerde bir teslim olma, bir diz çökmenin söz konusu olmadığını ve özellikle Kürtlerin bu noktada rahat olmaları gerektiğini işaret ederken “Tam Demokratik Cumhuriyetin” kurulması için çaba gösterildiğini ve ülkede bir rejim değişikliğinin hedef alındığını vurgularken böylesi çıtası yüksek bir beklentinin “ütopya” olarak kalma ihtimali doğrusu çok yüksek.

5- Erdoğan’a başkanlık sistemine geçişte destek olunacağının sinyalini verirken aslında kurnazca bir manevra ile İktidar kanadı ile bir gizli anlaşmanın ipucunu veriyor gibi durup özellikle muhalefetin İktidara saldırmasının yolunu da açmış oluyor.

Metnin nerdeyse tamamında daha öncede işaret ettiğimiz gibi hem İktidara, hem PKK’ya ve hem de Kürt siyasetine yönelik ihtarlar mevcut ve bir bakıma “aba altında sopa gösterme” görüntüsü verilmek istenmiş.

İlginç olanı bu metnin basına sızması acaba ikinci bir Oslo faciasının yaşama ihtimalini doğurur mu?

Eğer bu sefer de masa devrilirse, kuşku yok ki dönüşü olmayan bir karanlığa doğru yol alacağımızı da akliselim sahibi herkes tahmin edebiliyordur.

Görünen o ki, Öcalan sahip olduğu kitleye bir teslimiyet ve bir yenilginin söz konusu olmadığı mesajı vermek istiyordur.

Türkiye’nin zor ve sıkıntılı olma ihtimali yüksek “barış yürüyüşünde” taraf ve kişilerin söylem ve eylemlerine aldırmadan yoluna devam etmesini temenni ediyoruz.

Başbakan’ın tabiri ile gerekirse bu uğurda“baldıran zehiride” içilmeli!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ALLAHIM - şu adama belasını ver, hemde o biçim ver..#

Casio Murat 
 02.03.2013 2:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 526
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster