Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
72
 

Öfke

            Öfke, tüm insanların yaşadığı temel ve doğal duygulardan birisidir. Bir ihtiyacımızın karşılanmaması, bir isteğimizin, arzumuzun gerçekleşmemesi, beklentilerimize karşılık alamamak ve bunun gibi durumlar bizde öfke duygusunu doğurabilir. Ya da hoşlanmadığımız, onaylamadığımız bir durum (söz, eylem, tepki vs.) bizde öfke duygusunun doğmasına yol açar.

            Aslında bu haliyle öfke normal ve yaşanması gereken bir duygudur. Peki sorun nerede o zaman? Sorun öfkenin kendisinde değil bu duygunun ifadesinde veya aktarılmasında kontrolün sağlanamayarak istenmeyen sonuçlara yol açmasındadır. Yani öfke duymamız normal, ama bunu uygun bir dil ve davranış biçimiyle yansıtabilmeyi de öğrenmeliyiz. Yoksa her öfkelenmemiz bizim duygusal bir taşkınlık yaşamamıza ve bunun sonucunda da yıkıcı ve agresif reaksiyonlar vermemize yol açacak ve bu öfkelenmemize neden olan şeyle beraber bir sonuç olarak da yeni bir sorun yaratacaktır. Öyleyse öfkeyi kontrol edebilmeyi, bu duygumuzu iyi bir biçimde yönetebilmeyi öğrenmeliyiz.

            Peki nasıl kontrol edebiliriz? Bu konuda öncelikle bakılması gereken konu öfkelenmemize neden olan olayları/durumları doğru analiz edebilmektir. Gerçek dışı beklentiler, mükemmeliyetçi eğilimler, başkalarına karşı ve hatta kendine karşı hoşgörüsüzlük, bağnaz düşünceler, aşırı hırs ve haset duygusu, insanları yönetme eğilimi (tahakküm) vb. gibi tutumlarımız bizim sıkça öfke duymamıza yol açıyor olabilir. Ya da baskı altında olmak, kısıtlanmak, kandırılmak, haksızlığa uğramak, zarar verici davranışlara maruz kalmak gibi bir çok neden öfkemizin kaynağı olabilmektedir. Öncelikle bu öfke kaynakları anlaşılmalı ve bunlar üzerinde daha rasyonel ve pozitif yönde düzenleme ve değişiklikler oluşturulabilmelidir. Böylece önce öfkeye neden olan şeyleri kontrol altına almayı öğrenmeliyiz.

            Sebepleri ne kadar azaltsak da yine de ortaya çıkacak olan öfkemizin ifade edilişini de yönetebilmek adına, öfkelendiğimiz konuda bunu saldırgan ve yıkıcı olmadan nasıl muhataplarına iletebileceğimiz konusunda zihin egzersizleri ve uygulama çalışmaları yapmayı denemeliyiz. Yine aynı zamanda bu negatif enerjinin kontrolünü kolaylaştıracak bir takım teknik ve uygulamaları da kullanmayı öğrenmeliyiz. Örneğin “mola verme” tekniği, “derin nefes” tekniği gibi.

            Mola verme tekniği, öfke duymaya başladığımızı ve bu duyguyu kontrolde zorlanacak şiddette yaşayacağımızı  hissettiğimizde, hemen “mola” vererek; yani kısa bir süreliğine ortamdan uzaklaşarak, mümkünse temiz hava, oksijen alabileceğiniz bir yere giderek, öfke duyduğunuz şeye neden öfke duyduğunuzu anlamaya, bedeninizde oluşan (fizyolojik) öfke reaksiyonlarını fark etmeye ve az sonra geri döndüğünüzde sözel olarak nasıl bir tepki vermenizin uygun olacağına karar vermeye çalışarak uygulanabilir. Aynı zamanda “derin nefes” almaya çalışarak bedeninizin verdiği reaksiyonları azaltabilir, daha sakin olmayı başarabilirsiniz.

            Öfke anında uygulanabilecek bu tekniklerin yanında günlük yaşamınızda da bazı değişimler yaparak bu olumsuz duyguyu kontrol etme becerinizi artırabilirsiniz. Örneğin; düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak, kitap okumak, müzik dinlemek, dans etmek, hobilerinize zaman ayırmak, sanat ile uğraşmak, sosyal aktivitelerinizi geliştirmek vb. gibi bir çok adım sizin hem genel ruhsal durumunuzun ve dengenizin daha iyi olmasına ve hem de öfke nedeniyle yaşadığınız davranış kontrolü sorunlarında önemli yardımı ve katkısı olacaktır.

            Bir başka öfke kontrolüne yardımı olacak konu da şudur; olumsuz duygularımızı dışa vurabilmek. Bir çok insan bu olumsuz duyguları bastırarak hem başkalarına yansıtmayabiliyor hem de kendi de bu duygularından kaçabiliyor. Ama bastırılan bu olumsuz duygularımız yok olmuyorlar ve biriktikçe bizi daha fazla rahatsız etmeye, ruhsal dengemizi bozmaya başlıyorlar. İşte biriken bu negatif enerji de öfkemizi kontrol edemememizin temel nedenlerinden bir olabilir. Bu yüzden olumsuz düşünce ve duygularımızı, baskılamadan, doğru zamanda doğru kişiye uygun bir biçimde yöneltmeye çalışmalı, bunu ruhsal yapının bir doğal akışı olduğunu dikkate almalı bu ruhsal akışı bozmayarak daha huzurlu ve sakin, öfke duysak da bunu kontrollü biçimde aktarabilen biri olma şansımızı artırabilmeliyiz.

Uzm. Psikolog Bülent Korkmaz

 

Matilla, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4099
Kayıt tarihi
: 02.07.07
 
 

Uzman Psikolog Bülent Korkmaz kuruculuğunu yaptığı KRM GELİŞİM'de ve özel bir hastanede, aynı zam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster