Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '19

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
495
 

Okunmadığım İçin Yazmıyorum

Milliyet Blog’da, yaklaşık dokuz yıldır yazıyorum. Doğrusu, Milliyet, sayfalarını blog yazarlarına açmakla çok büyük bir “internet gazetesi” ortamı yaratmıştı. Birkaç ay öncesine kadar o ortamda, dünyaya seslenebiliyorduk. Ki bu, biz tanınmamış yazarlar için bulunmaz bir fırsat ve imkândı. O sekiz yıllık dönemi, kendi açımdan gayet verimli kullandığım kanaatindeyim. Bundan dolayı Milliyet yönetimine şükran duygularıyla doluyum.

Ne vardı o dönemde?

Yazılarımıza resim ekleyebiliyorduk. Resim eklenen bloglarımız Milliyet’in, “güncel”, “ekonomi”, “dünya” gibi ilgili kategori sayfalarında, alt sıralarda da olsa yayınlanma imkânı buluyordu. Böylece, hatırı sayılır bir okur kitlesine görünme fırsatı yakalayabiliyorduk. O sayede, bazen, ilgi çekici bir bloğumun, bir günde 5.000 (beş bin) görüntülendiği oldu. Günlük ortalama ise bin görüntülenme civarındaydı.

Şimdi!

Artık, yazılarımıza resim ekleyemiyoruz. Öyle olunca, yazılarımızın da Milliyet kategori sayfalarında görüntülenme imkânı ortadan kalkıyor.

Eeeee…

Biz, meşhur olmayan, tanınmamış “yazarlar” kitlelere seslenme imkânını nasıl bulacağız?

Bulamıyoruz!

Kitlelere seslenmek önemli mi?

Bir birikimle, emek harcayarak, etkili olabilme ümidiyle yazıyoruz. Onun için kitlelere seslenebilmek, bence, hayatî önemde…

Bir yıl öncesine kadar, yazı gönderdiğim gün, okunma sayısı 1.000 (bin) civarında iken, bu rakam şimdi, 15-20’ye kadar düştü.

Bu bir yıkım!

Bu, korkunç bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bu hayal kırıklığını yaşamamak için yazmıyorum.

Burada yazdığım süre içinde pek çok blog yazarıyla da tanışma imkânımız oldu. Bazı arkadaşlarım, sağ olsunlar, bizi merak ediyorlar. Telefonla arayan dostlarım oldu. Çok teşekkür ederim. Hepinizi çok seviyor, sizlere büyük saygı duyuyorum.

Bizi seven arkadaşlarımızla sosyal medya vasıtasıyla irtibatımızı sürdürebiliriz. Sosyal medya ortamında gayet faal olduğumu söyleyebilirim. Hemen her gün bir şeyler paylaşıyorum.

Orada bana ulaşan arkadaşlarım, bana buradaki yazılarını hatırlatmış oluyor. O vakit, onların Milliyet Blog’taki sayfalarını ziyaret ediyorum.

Bütün Milliyet Blog ailesine, eski güzel günlerin yeniden geri gelmesi dilek ve dualarımla saygılar sunuyorum.

İrtibatı koparmayalım diyorum.

Selâm ve muhabbetle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorum ve eleştirilerinize harfiyen katiliyor ve ayni duyguları paylasiyorum. Öte yandan"Neyin eski tadı ve onemi kaldı ki!" diyerek kendimi teselli ediyor, uzun bir aradan sonra arasına da olsa bir şeyler karalamaya devam ediyorum.(Daha cok bunaltıcı korona etlisiyle)

Ersin Kabaoglu 
 26.04.2021 3:56
Cevap :
İlginize çok teşekkür ederim, Ersin Bey. Karalamayı bendeniz de hiç bırakamıyorum. Çok şükür internet geniş imkân ve ortamlar sunuyor. Hepsini kullanmaya gayret ediyorum. Güzel günlerin önümüzde olduğu ümit ve tesellisiyle... Selâmlar...  26.04.2021 11:28
 

Merhaba. Bu blog sitesine geldiğimde ilk defa görmüştüm ama milliyetin olduğu için de çok memnun olmuştum. Dediğiniz gibi kendi içimizde değil de büyük yerlerde görünse ne hoş olur. Yine de küsmeyin siz lütfen. Emeğinize kaleminize sağlık, iyi akşamlar

Büşran Betül Kaya 
 17.01.2021 21:51
Cevap :
İlginize çok teşekkür ederim. Küsmedim, her gün bilgisayarımı blog.milliyet'le açmaya devam ediyorum. Sadece gönderdiğim yazılar okunmadığından, hayal kırıklığı yaşamamak için yeni yazı göndermiyorum. Arada, ilgi çekebileceğini sandığım bazı yazılarımı gönderiyorum. Bakıyorum, yayımlandıktan sonra 3-4 gün geçtiği halde, okuyan sayısı 20'yi geçmiyor, yazımı kaldırıyorum. Denemeye devam edeceğim. Selâmlar...  18.01.2021 10:46
 

Normalde her yazınızı okuduğum halde, ben de bir süre uğramadığım için buralara, bu yazınızı kaçırmışım meğer. Aslında son zamanlarda hiç yeni yazınıza rastlamayınca, bir yandan da deprem nedeniyle de sizi merak edip, dün sayfanıza baktığımda farkettim bunu da. Çünkü depremden bir ay kadar önce bir yorumunuz gelmişti, o yüzden buralardasınız ve her zamanki gibi yazmayı da sürdürüyorsunuz diye düşünmüştüm. Oysa hayli de zaman olmuş, 1,5 senedir hiç yeni yazı girmemişsiniz. İyisiniz değil mi? Sağlığınız, huzurunuz yerinde olsun da, diğer dünya gailesi nasıl olsa bir şekilde hallolur. Bu yazınızda o zamanki sebepleri izah etmişsiniz. Haklısınız da. Her ne kadar o sebepler arasında zikretmemiş olsanız da en önemli sebep ise bence, aslında okunmamaktan ziyade, sansür zaten. Okunmamayı ise fazla önemsememek lazım, değerli yazıları okumayan kaybeder, bize bir zararı yok ki. Selamlar ve sağlıklı, mutlu, daha iyi bir yeni yıl dileğimle...

Filiz Alev 
 27.12.2020 20:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim, Filiz Hanım. Evet, ifade ettiğiniz sorunlara da katılıyorum. Haziran başından beri, geçici olarak İstanbul'dayım. Dolayısıyla, deprem esnasında İzmir'de değildim. Yıkılan Mavkuyu mahallesi bizim mahalle. Bizim apartmanda hasar olmadığını söyledi komşular, çok şükür. Sosyal medyada etkin olmaya, yazılarımı orada paylaşmaya çalışıyorum. Size de sağlık ve huzurlu günler, yıllar dilerim. Dualarım sizlerle... Sansürsüz günlerde ve daha güzel şartlarda buluşmak dileklerimle... Selâmlar...  28.12.2020 13:13
 

Yazmasan da sizi bulur okurum. Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 20.09.2019 12:22
Cevap :
Her zaman beklerim efendim. Sosyal medyada da buluşalım. Selâmlar...  23.09.2019 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1412
Toplam yorum
: 5027
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1215
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster