Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '13

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
178
 

Okuribito / Departures / Son veda

Okuribito / Departures / Son veda
 

Uzak doğu filmlerini severmisiniz. Sevmek istermisiniz. Deneyin. Pişman olmayacaksınız. İnsanlar değişir. Zevkleri de, renkleri de, hayatları da değişir. Çünkü büyürüz. Değişim, dünyaya ayak uydurabilmek içindir. Eğer banane ya dünya bana ayak uydursun diyorsanız aman dikkat huysuz ihtiyar lakabına.:) Kabul etsek de, etmesek de farkında olmadan değişiyoruz. Bi kere evren değişiyor. Derken, nerden gelmiştik bu konuya hah uzak doğudan. Saflığın, sadeliğin, yalınlığın, dinginliğin, güzelliğin bulunduğu kültüre. Aile, ahlak, saygı, güven, sadakat, hiyerarşi. Özellikle sanatta doğu kültürü tek çizgi. Anlatmak istediğini en kestirme yoldan anlatır. Ne kadar basitse o kadar çok düşündürür. Dolu dolu felsefe.

Gelelim filmimize… Son Veda, orjinal adı; Okuribito, anlamı gönderilen insanlar yada gidenler olarak tanımlanıyor. Aoki Shinmon’nun otobiyografisini anlatan (Nokanfu Nikki1993) ingilizce yayınlanan The Journal Of A Buddhist Mortician 2004 Coffinman adlı kitaptan uyarlanmıştır. Japon filmidir. Yönetmen;Yojiro Takita, Senarist;Kunda Koyama, Müzik;Joe Hisaishi, Yapımcı;Toshiaki Nakazawa, Görüntü Yönetmeni; Takeshi Hamada, Besteci;Joe Hisaishi. Başrollerde, Masahiro Motoki, Tsutomu Yamazaki, Ryoko Hirosue oynamaktadır. Dram. 2008 Yapımı film, 2009'da gösterime girmiştir.  81. Akademi Ödülleri’nden Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü’nü kazanmıştır. En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu dalında ödüller almıştır. Müzikler harika. Filmin  soundtrackı Joe Hisaishi – Okuribito, müzik fenamı, iyimi bilemiyorum ama bana anlayamadığım duygular yaşatıyor, kelimelere dökemiyorum. Kalbime dokunuyor, yüzümü buruşturuyorum. Çello inanılmaz. Dinliyoruz. Dinleniyoruz. Etkilendim. Çok hem de. Hele son sahnede içim boşaldı. Ağlattı.:) Yıllar önce de izlemiştim. Ancak bu kadar etkilenmemiştim. Dedim ya büyüyoruz. Hayatım değişti. Bakışımda…

Bazen derin, bazen komik bir film. Buram buram saygı kokuyor. Yaşamın anlamıyla ilgili püf noktaları var. Ölümle alakalı korkularla yüzleştiriyor. İşini kaybeden çellist Daigo, doğduğu yere dönmesiyle manevi bir yolculuğa çıkar. Yeni işi sayesinde. Tabuta hazırlama ajansında. Eşiyle, komşularıyla, annesiyle, babasıyla, patronuyla yüzleşiyor. Kendisini tanımlıyor. Din, dil ayrımı yapmadan yaşamda ve ölümde insanların bakış açılarını gösteriyor. Ölümle ilgili tabuları yargılıyor. Onur ve gurur kavramı önemli. Onurlu yaşamak ve ölmek. Gurur duymak. Kahramanımız kişiyi dünyadaki son gününde tabutuna yerleştirmeden önce ritüeller eşliğinde, temizliği, giyimi, makyajı ve duruşuyla hazırlayıp mevtayı, onurlu bir şekilde gururla yolculuğuna gönderiyor. Sakince, hassas ve nazik dokunuşlarla. Sevgi ile. Duygusal açlık çekenler izlesin.

Daigo ve Mika arasında geçen bir konuşma;

- Neden söylemedin?

- Çünkü karşı çıkardın. 

- Tabii ki. Böyle bir işten utanmıyor musun?

- Utanılacak ne var? Ölü insanlara dokunuyorum?

- Normal bir iş bul. 

-Normal? Herkes ölür. Bende öleceğim. Ölüm normaldir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 512
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Sanatla ilgileniyorum. Işık olan yerde zaten beyaz vardır. Karanlıkta kalanlar siyahtır. Renkler ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster