Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
578
 

Ölümü düşünmek,

Ölümü düşünmek,
 

fotoğraf bana ait


Birkaç gündür kötü bir haber bekliyorum. Telefonu elime almaya, aramaya korkuyorum. En son haberler hiç iyi değildi.

Bugün fal bakan bir komşu bir hastadan haber alıp üzüleceğimi söyledi. Fala inansam mı, yoksa es mi geçsem?

Ölüm gerçeği yine yakınlarda dolaşıyor. Bazen hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama kapılıp gidiyor insan, bazense her şey boş geliyor. “Bir gün yok olacaksın, bu kadar uğraş niye?” diye soruyor kendine, kısa bir an, çok kısa. Çünkü bu soru uzun süreli bir soruya dönüştüğünde yaşamın tadı bitiyor.

Çocukken deli gibi korkardım ölmekten. Toprağın altında yalnız kalmaktan, sonra kendi kendime” haberin olmayacak ki” derdim. Şimdi korkmuyorum, doğanın bir parçası olduğumu ve sonunda doğaya döneceğimi düşünüyorum. Organik atıkların doğada kolayca parçalanıp yok olduklarını biliyorum. Yine de hoşa giden bir düşünce değil. Ben oldum olası kötü hikâyelerden, korkunç figürlerden, korku filmlerinden hiç hoşlanmam. Bu düşünceyi kafamdan hemen uzaklaştırıyorum.

Ölüm, ölenden çok geride kalanları düşündürüyor bana. Sevdiğin bir insanı bir daha hiç görememek, en kötüsü görme umudunun olmaması. Babamı kaybettiğim zaman hep uzak bir yerlere gittiğini geri döneceğini düşünmeye çalışırdım. Bir an için hafiflerdi içim. Öyle olmadığını bile bile bir yalana inanmak çaresizliktendir.

Bu nedenle, her şartta ve nerede olursa olsun ölüm haberleri canımı acıtır. Bir evlat öldüğünde anne olur, anne-baba öldüğünde evlat olurum, dişlerimi sıkar, kendimi tutmaya çalışırım. Yalnızsam şu an olduğu gibi yaşlar yanaklarımdan süzülür gider.

O haberi hiç almamalıyım, ancak o çok hasta. Bu sefer evlat olacağım ve çok üzüleceğim.

Yaşam Çiçeklerim bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

iyiye yor, allah iyi yazılar yazsın ve herşeyi sıralı versin arkadaşım

Mehtap Erel 
 30.08.2008 20:07
Cevap :
Öyle işte, bazen karamsar olabiliyor insan. Sevgilerimle...  30.08.2008 21:31
 

Geçmiş olsun, hayata gerçekçi gözle bakınca herşey doğal seyrinde normal karşılanmalıdır. Herkese gecinden rahmet nasip etsin, ancak her doğan bir anlamda ölümü hatırlatıyor olmalı. Varlığımız önemli değil elbet ancak üztüntü yaratan duygusal bağlar la oluşmuş yaşam hatıralarıdır hatırlandıkça kalanlara üzütüntü veren. Ama bu konuda kimseye ayrıcalık yok herkes oraya gitmek zorunda duamız evlat acısı oluşturacak durumlar göstermesin. Geçmiş olsun! sağlık ve mutlulukla.

Nariçi 
 28.08.2008 20:54
Cevap :
Teşekkür ederim, elbette doğal bir olay ama biliyorsunuz işte...Saygılarımla, sağlıkla kalın...  28.08.2008 22:31
 

Yaşam bir pamuk ipliği gibi;çok nazenin...Aynı zamanda ''Sırat Köprüsü '' gibi hatayı affetmiyor...Güzellikleri yudum yudum içerken aldığımız lezzetin nedeni ,acıları da tattığımızdandır sanırım...Her şeye hazırlıklı ve dirençli olabilmek gerek. Devam eden neşeli yaşam dilimlerinden de tadını çıkarmak adına...Haberlerin hayırlı olmasını diler selam ve saygılarımı sunarım...

Mesut Selek 
 28.08.2008 20:52
Cevap :
Teşekkür ederim hocam, sözlerinize katılmamak elde değil. Saygılarımla...  28.08.2008 22:32
 

her yaşta erken...kelimeler tükeniyor ölüm karşısında acılı bir evlada ne diyebilirim ki;boğazım düğümleniyor...doğanın kanunu da olsa kabullenmek zor geliyor.sevgimle.

Yaşam Çiçeklerim 
 28.08.2008 13:15
Cevap :
Yaşayan bilir bu acıyı...Umarım hiç kimse erken yaşta tatmaz. Sevgilerimle...  28.08.2008 22:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 741
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 4724
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster