Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
725
 

Ölümün düşündürdükleri...

Ölümün düşündürdükleri...
 

‘İnanamıyorum, çok sevgili Genel Müdür Yardımcımız bugün vefat etmiş. Sabah Pınar’ın ettiği telefonla öğrendim ve şoke oldum. Boğazım düğümlendi, dünya durdu sanki o anda... Dağ gibi, heybetli, dimdik duran Ercan Bey birdenbire nasıl ölebilir? Mis gibi parfümü hala burnumda oysa ki...

Hayat bu işte, aslında ta kendisi, ama biz göremeyecek kadar körüz... Bekler mi ölüm seni; dünya işleri nedir ki?

Tamamlamak istediği bir sürü şeyi vardır eminim, bilebilir miydi bugün öleceğini, arkasında eşini, doğmamış çocuğunu ve bu kadar gözü yaşlı insan bırakacağını... İnsanın ne zaman öleceğini kestirememesi ne kadar acı, bir de üstüne üstlük bu durumu hiç umursamadan yaşamamız; sanki son kullanma tarihimiz belli!

Yaşamın boş olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum, her saniyenin tadını çıkarmak, yarın ölecekmişiz gibi yaşamak lazım diye boşuna demiyorlar. Oysa son zamanlarda bu ilkeleri iyice benimsemiştim, ama bugün içim o kadar acıdı ki, içime işledi sanki.

Israrla inanamıyorum ben; yediremiyor, konduramıyor, hazmedemiyorum sevdiklerime ölümü; doğmak kadar doğal bir şey oysa ölüm, peki bu kadar uzak tutmak niye, her an yanı başımızda değil mi? Ben hiç umursamıyormuşum o halde, kabullenebilseydim de böyle oturur muydu şaşkınlığı yüreğime?

Şu an hastanedeyim ve gözümün iliştiği her şey anlamsız geliyor bana, sudan çıkmış balık gibi hissediyorum kendimi adeta.’

Çarşamba günü izinliydim, sabah bu haberi alınca o kadar üzüldüm ki, hastanede sıra beklerken şiddetle yazmak istedim, içimdekileri kâğıda aktaramazsam çatlayacaktım sanki! Günlüğüme de yazmak istedim ama yapamadım, bilgisayarımın başına oturdum ama klavyem de üzgündü, keyfi yoktu... O yüzden ancak yazabiliyorum.

Şirkete gittiğimde çoğu insan çoktan normal, sıradan hayatına dönmüştü ya da öyle görünüyorlardı, bilemiyorum. Masam tam koridora baktığından, sanki yine oradan geçecekmiş gibi geldi; hatta geçti sanki sabah onu görür gibi oldum, ama başkasıymış!

Bu olayın bende bu kadar etki yaratması; 38 yaşında, genç, saygılı, güler yüzlü, samimi, mutevazı, babacan bir ağabeyimi kaybetmemdi kesinlikle, ama sanki gözden kaçırdıklarımla da yüzleştim, bu bana iyi bir ders oldu... Hayat; aile, iş, sosyal yaşam, kariyer, teknoloji arasına sıkışmış bir halde; hayatın, var olmamızın, dünyaya geliş amacımızın dışında bir yerlerde yaşadığımızı fark ettirdi, tabi ki daha önce de farkındaydım ama ataletimi yenemiyordum sanırım...

Bu durumu sizlerle paylaşmamın iki önemli nedeni var; birincisi, Sevgili Ercan Bey’in şu anda en çok ihtiyacı olan şey dua, ne kadar çok kişi okursa o kadar rahat eder, lütfen dualarınız esirgemeyin. İkincisi de, herkesin bu tür olaylardan feyiz alması, oturup hayatlarını gözden geçirmesi gerektiğini düşünmem yüzünden. Ve her yeni güne başladığımızda, sabah uyanabildiğimiz için şükretmemiz gerektiği.

Herkesin, var oluş amacını hatırlaması/kaybetmemesi dileğiyle.

Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beyza hanım,13 Şubat'ta abimi kaybettim.Duygularınızı çok iyi anlıyorum ki hala içimin yangını sönmüş değil. Değerli ve genç bir yakınınızı kaybetmiş olmanın şaşkınlığı ve üzüntüsü içindesiniz.Kelimeler kadar yaşam da tuhaf.Ama ölüm gerçek.Dualarımız Ercan bey'e,mekanı cennet olsun.Allah geride kalanlara sabır versin.Elimizden başka birşey gelmiyor ne yazık ki.Acınız,acımızdır.Saygılarımla.

Ahmet AYDIN 
 04.04.2007 5:07
Cevap :
Çok teşekkür ederim içten temennileriniz için. Allah size de sabır versin, abiniz nur içinde yatar inşallah. Dua ve selam ile, saygılarımla.  05.04.2007 17:39
 

Yüreğinden öpüyorum Beyza'cım...Ölümü andığın için Allah razı olsun, ne mutlu sana; Ne mutlu insan ve kul olmanın erdemlerini bildiğin için ne mutlu ruhuna; "Hak Teala kime hidayet etmiş ise ona nasihat için ölüm yeterlidir.” demiş... Her ölümde, her kayıp da biraz daha yaklaşıyorum Cenabı-ı Allah'a ve daha çok korkuyorum.. Lokman Suresinin otuz üçüncü ayet-i kerimesi şöyle diyor; "Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın. Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. " ..

Pınar SEZGİN 
 03.04.2007 14:50
Cevap :
İçim aydınlandı yüreğimden öpünce... Allah hepimizden razı olsun canım benim. Kattıkların için sağol, kalemine sağlık.  03.04.2007 17:41
 

Beyza Hanımefendi, çok genç yaşta kaybettiğiniz bir büyüğünüz için size başsağlığı diliyorum. Onun için bende dua ettim. Hayat, şu anı yaşamamız ve farkında olmamız için bu örnekleri sunar bizlere. Birbirimize seviyorum demelerimizi yarınlara bırakmamalıyız. Tekrar başınız sağolsun.

Metin Özkaya 
 01.04.2007 17:19
Cevap :
Çok teşekkür ederim Metin Bey, Allah razı olsun. Sağlıcakla kalın. Sevgiler.  03.04.2007 9:17
 

Her insanın çıkacağı yolculuğu dilerim güzel geçer. Ardımızda iyi dileklerini dile getiren insanları bırakıp gitmek en güzeli. Kimi erken, kimi dünyaya doyup gidiyor. Önemli olan dünyada iken insana yaraşır bir şekilde yaşayabilmek. Sabır ve selamlar diliyorum.

A y s a n c a 
 01.04.2007 17:02
Cevap :
Amin. Kesinlikle çok doğru söyledikleriniz, teşekkürler. Sevgilerimle.  03.04.2007 9:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1989
Kayıt tarihi
: 07.02.07
 
 

İstanbul'da yaşıyorum. Mimari Restorasyon mezunuyum. Uzun zamandır doğal, tarihsel ve kültürel ko..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster