Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
957
 

Orgeneral Başbuğ'dan ''son gazi''ye..

Orgeneral Başbuğ'dan ''son gazi''ye..
 

"Bir emriniz var mı komutanım?".
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı, bugün kü Genekurmay Başkanı sayın İlker Başbuğ, bir asker zarafetiyle böyle diyordu "son gazi" ye yaptığı ilk ziyaretten ayrılırken.
"Bir isteğiniz var mı komutanım? "
Sayın Başbuğ bir şekilde varlığından haberdar olduğu ilk günden itibaren hiç yalnız bırakmadı " son gazi" yi. Ve bu gün başında bulunduğu Türk Silahlı Kuvvetleri'de "komutanlarına yaraşır" bir şekilde son yolculuğuna uğurladılar Mustafa Şekip Birgöl'ü.
Artık " Çılgın Türkler" Başkumandanlarından son neferine kadar eksiksiz olarak bir aradalar.

Belki silah tutmayı yeni öğrenmişken o günkü koşullar gereği cephede alıyorlardı soluğu..Yurt savunması için..Düşmana karşı mücadele için...Bağımsızlık için..
Gidip dönenler de vardı..Dönemeyenler de..Elini, ayağını, gözünü bırakan...Gittiiği gibi sapasağlam gelen...''Gazi'' deniyordu isimlerinden önce gelen hitaplarda..''Gazi..''

Kurtuluş Savaşı'nın hayatta olan üç gazisini ilk kez bir belgeselde izlemiştim. Yaş ve sağlık sorunları nedeniyle zar zor konuşmalarına rağmen heyecanla anlatıyorlardı kurtuluş mücadelesini...Alçak gönüllülükleri, samimiyetleri her hallerinden anlaşılıyordu..Birbirlerine sarılıp, kucaklaşırken..Küçük olan büyüğün sakallarını tararken cephede omuz omuza verilen mücadelenin yaşlılıktaki kardeşlik örneğini izlemiştim gözlerim buğulu buğulu...


Resmi sayıları altı bin küsür olan İstiklal, Kore, Kıbrıs savaşı gazilerinden kaçını tanıyorsun ?
Hiç sohbet ettin mi?
Savaş anılarını, Cumhuriyet'in ilk yıllarını dinledin mi birinci tanıklar olarak ?
Kapılarını kimler çalıyor...Eğitimciler, siyasetçiler hangi aralıklarla ziyaret ediyorlar sordun mu ?
Hayatlarını nasıl sürdürüyorlar, ne ile geçiniyorlar, maaşları yeterli mi ?
Sağlık sorunlarını, dertlerini dinledin mi ?
İki yıl öncesine kadar haber bültenlerinin bitimine yakın ......savaşı gazilerinden cümlesiyle başlayan ölüm haberlerini duymak dışında haberdar mıydın bu insanların varlığından ?
Aileleri, tanıdıkları dışında kalabalıkların olmadığı cenaze merasimlerine katıldın mı ?

denilecek olsa rakam veremezdim ne yazık ki...''Okul yıllarında özellikle milli bayramlar ve şehrimizin kurtuluş günü'nde tertemiz kıyafetleri, kalpakları, gururla taşıdıkları madalyaları ile geçit töreninde ellerim kızarıncaya kadar alkışladığımı, yine oyıllarda sınıfca ziyarete gittiğimizi ve son olarak geçen yıl Cumhuriyet Bayramı'nda bir tanesi ile kısa süreli sohbet etmenin onurunu yaşadığımı söylemek dışında fazla yanıtım olamazdı sorulara.

Bugün kü rahatlığımızı borçlu olduğumuz insanlara gösterilmesi gereken ilgiyi, hak ettikleri yaşam koşullarını, sadece bir borcu kapatmaya ya da faturaları ödeyebilmeye yeten maaşlarını düşününce neler neler geliyor ister istemez aklıma..Halbuki onlar ülkeyi emparyalist güçlerin ellerinden kurtarırken ne pazarlık etmişlerdi ne de olanakların iyileştirilmesini beklemişlerdi.

Bağımsızlıktı onların isteği..Ülkenin her karış toprağının bir metre karesini düşmandan temizlemek için gösterilen olağanüstü çaba ve sayfaların yeterli gelmeyeceği kahramanlıklar...........

Çorum'lu Ömer Hüyük..Konya'lı Veysel Turan..Eskişehir'li Yakup Satar... Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl..''Kurtuluş Savaşı''mızın son ''gazi'' leriydi..Kısa aralıklarla sonsuzluğa gidişlerine söylenecek söz yok..Doğanın kanunu böyle..Doğum yaşam ve ölüm...

Ve 11 Kasım 2008...''Kurtuluş Savaşı''mızın son ''gazi''si Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl...O da gitti..Adaşı ve komutanı Mustafa Kemal Atatürk'e , silah arkadaşlarına...Sonsuzluğa...

Şimdiye kadar belki de hiçbir ''gazi'' ye kısmet olmayan bir uğurlanışla. Fazlasıyla hak ettiği bir merasimle sonsuzluğa yelken açtı Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri...

Saygıdeğer Gazilerimiz, rahatız sayenizde...Sonsuzluktasınız.. Kurulmasında büyük emekleriniz olan Cumhuriyet Türkiyesi sonsuza kadar ''laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti'' olarak varlığını sürdürecek ...

Ruhunuz şad olsun..Nur içinde yatın.. Saygı ve hürmetle ellerinizden öpüyorum...




resim kaynağı: www.internethaber.com/images/news/59825.jpg

Latif bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çalışmanız için sizleri ktlarım. Bu memleketin gerçek sahipleri Şehitlerimiz ve Gazilerimizdir. Ve de milli hassasiyetleri olanlarındır diye görüyorum, Eğer zor zamanlarda memleketimize sahip çıkmaz ve nemelazımlık gösterdiğimizde sonumuzun karanlıklar olabileceğini unutmamalıyız.Laik cumhuriyetimiz ve Mustafa Kemal ülküsünü idamede üzerimize düşen görevlerde buluşmak üzere, selam..

Yalnıztürk 
 17.11.2008 18:12
Cevap :
Ne güzel söylemişsiniz memleketin gerçek sahiplerini ve umursamzalığın yaratacağı olumsuzlukları..Susmak yanlışlıkları kabullenmektir..Değerli katkı ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.  17.11.2008 22:15
 

Sayın İlker BAŞBUĞ yıllar öncesinden yerini tespit etmişti rahmetli BİRGÖL'ün ve araştırdığım kadarıyla periyodik ziyaretlerini veya kontrollerini son gününe kadar sürdürdü. Bu konuda Sayın BAŞBUĞ tam bir vefa örneği olmuştur. Ve son gününde benim de canlı şahit olduğum cenaze töreninde BİRGÖL'ün ikinci eşine bundan sonrada bizim ilgi alanımızdasınız mesajını vermiştir. Ağustos ayından beri sağlık sorunları ile boğuşan BİRGÖL'e ulaşmam ne yazık ki mümkün olmadı. Yetkinlik kaybına uğrayan Sayın Gazimize ziyaret talebimiz ailesi tarafından haklı gerekçelerle reddedildi. Ancak uğurlama törenine katılmak nasip oldu. Yazınız eşliğinde anısının önünde saygıyla eğiliyorum. Esenkalınız...

TEKBAŞINA 
 16.11.2008 14:10
Cevap :
Öyle bir nezaket, vefa ve saygı var ki ..Bunları yazmak ta onurlandırıyor. Çok isterdim ekran karşısından değil de sizin gibi orada bulunarak son görevi yerine getirenlerden olmayı..Ruhları şad olsun..Katkınız için teşekkür ederim..  17.11.2008 0:34
 

Yazında çok güzel bir örnek davranışa yer vermişsin sevgili Tuğba. Genelkurmaybaşkanı Sayın İlker Başbuğ'un "son gazi" ye "komutanım" diyerek hitap etmesi. Bu davranış sadece bir asker zarafetinin örneği olarak kalmayıp, kişilerin bulundukları makamı "kabadayılıkla" değil, "nezaketle", "vefakarlıkla" doldurabildiğini de gösteren bir örnek davranıştır. Bir tarafta herkesi kendi tebaası olarak görmeye başlayan bir zihniyet, diğer tarafta "gazisine" "komutanım" diyebilen bir nezaket...Bu ülkede ümitsiz olmamamızı sağlayan bir şeyler hala var. Tüm Çılgın Türkleri saygı ve rahmetle anıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum.

H.Levent 
 16.11.2008 13:48
Cevap :
''Nezakat'', ''vefa'' ve asker olmayanların da anlayabileceği Mustafa Kemal Atatürk'ün silah arkadaşına, ''gazi''sine gösterilen SAYGI..Sn.İlker Başbuğ'un farkı ve umut var diyebilmenin mutluluğu da bu olsa gerek... Değerli katkın için teşekkür ederim. Sevgilerimle..  17.11.2008 0:26
 

Vardığı istasyona vagonlarının tüm tahta döşemelerini,hatta dipçikleri yakarak trenle gelenler,Ankara'daki hastanelerde yer kalmadığından Çankırı'ya hem de yayan giden yaralılar,gazilerimiz,Ata'larımız,çılgın Türk'ler;mücadele azimleri,kararlılıkları,fedakarlıkları,yurtseverlikleri kılavuzumuzdur.M.Kemal son silah arkadaşı ile kavuştu.Kurtuluş savaşı şehitleri ve tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.Allah rahmet eylesin.

Ahmet AYDIN 
 16.11.2008 13:02
Cevap :
Kararlı...Cesur...İnançlı....Yılmayan..Kadını erkeği, bir arada omuz omuza mücadele eden cesur , ''çılgın Türkler''..Kılavuzumuz..Aydınlık yarınların en doğru rotası emanetleri olan cumhuriyetimiz..Katkın ve değerli paylaşımın için teşekkürler..  17.11.2008 0:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2327
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster