Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '07

 
Kategori
ÖSYS
Okunma Sayısı
4041
 

ÖSS beni öpsene

ÖSS beni öpsene
 

Dost kitapevi’nde öylesine gezinip yeni çıkan kitapları incelerken gözüm bir kitaba takıldı. “ÖSS beni Öpsene ” (1) . Merak edip sayfalarını şöyle bir karıştırıp satın aldım ve bir çırpıda okudum ve sonra da okuması için oğluma verdim. O da pek bir keyifle okudu kitabı.

Bir rehber öğretmen olan Suat Aşcı’nın kaleme aldığı kitap okuması büyük keyif veren bir kitap. Üniversiteye hazırlanan gençlere hem moral hem de destek veriyor. ÖSS ‘ye hazırlık sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini, nasıl motive olunacağını eğlenceli bir dil ile anlatıyor. Kitabın yazarının öğrencilere onların diliyle yaklaşan, onları anlayan, samimi bir üslubu var.

Kitap ÖSS’ye farklı bir anlatımla yaklaşıp bu sürecin sorunlarına temas ederken, tüm ÖSS kitaplarının aksine, bilinen konuları öğrencileri sıkmadan esprili bir biçimde ele alıyor. “ Ders çalışmak dünyanın en berbat işidir evet ama……”diyerek, klasik nasihat veren cümlelerin ötesinde yöntem de sunuyor kitabında yazar.

ÖSS ye hazırlık ile ilgili sunulan çözüm öneriler insanı güldürüyor. Güldürürken öğretmeyi hedef alarak Einstein’dan Mahsun Kırmızıgül’ e, Abraham Maslow’dan Müslüm Gürses’e, Goethe’den Nihat Doğan’a pek çok ünlünün sözlerine yer veren kitapta ÖSS’ye nasıl hazırlanmalıma dair açıklamalar ve bu süreçte işe yarayacak bilgiler yer alıyor

Sınava hazırlanan öğrencilere çalışmazlarsa ne olacağını, ÖSYM’nin barmen olduğu, bir karınca ve onu yetiştiren bir mahkûmun rol aldığı bir öyküyle hatırlatırken sonlarının öyküdeki karınca gibi olmaması için neler yapmaları gerektiğini yazıyor.

Yazar sınavda ancak inancını kaybetmeyenin, çok isteyenin başarılı olacağına değinmek için ÖSS’ye hazırlanmayı Ferhat ile Şirin’in dillere destan aşkına benzetiyor.

Ders çalışmak için kendine özel bir oda ve bir masanın şart olmadığını, sınava hazırlanılan her yerin bir oda ve bir masa olduğunu, TV ve bilgisayarın çalışma ortamından çıkarılması gerektiğini yazarken müzik ve duvardaki posterler için alternatifler sunuyor. Müzik dinleyerek çalışmanın anlama düzeyini etkileyip düşürmediği, duvarlardaki posterlerinde çalışırken dikkati dağıtmadığı müddetçe kişiye her hangi bir olumsuz etkisinin olamayacağını söylerken işin özünün şartlarınız ne olursa olsun çalışmaya ve kazanmaya karar vermiş olmanızdır demektedir yazar Muhammed Ali’nin bir sözüne atıfta bulunarak: “ Bir yıl sıkıntı çek sonra ömrünün sonuna kadar bir şampiyon gibi yaşa ” .

Midenize giren her şey ÖSS’yi etkiler diyen yazar İbrahim Tatlıses’ den verdiği örnekle, yeme alışkanlığınızı yeniden düzenliyor, neyi yapıp neyi yapmamanız gerektiğini yazarken, uykunun depolanan bir şey olmadığını hatırlatıp ömrünün üçte birini uykuda geçiren bizlere gün planı bile veriyor akıcı, hoş ve espirili bir dille.

“Ben neresiyim? burası kim?” durumuna düşmemek için neler yapmalıyız sorusunun cevabını yine sorularla arayıp bulmaya çalışıyor. Eğer iyi çalışırsanız üniversiteyi kazanırsınız derken çalışmaya “ kazanmak istiyorum ” diyerek başlamayı öneriyor. Ne yaparsak sınavı kazanırıza dair açıklamalarda bulunurken tüm zihinsel enerjinin tek bir noktada toplanarak tüm dikkatin ÖSS ‘ye verilmesi ve ciddi ciddi yoğunlaşıp ders çalışmanın gerekliliğine değiniyor Sezen Aksu’dan verdiği bir örnekle.

İşin başının ve sonunun “beyin” olduğunu vurgulayan yazar ne düşündüğünüzün farkına vardığınız anda, düşündüklerinizi değiştirebilir ve böylece yalnızca istediklerinizi düşünebilirsiniz demektedir. Beyin, sorularla daha üretken çalışmaya başlar ama doğru sorular, onu yönlendirecek olumlu sorular sorulursa diye yazmaktadır.

ÖSS’de başarıyı yakalamak ancak pozitif bir ruh haline bürünmekle daha mümkün olur derken eğer bir şeyi gerçekten istiyorsanız elde edersiniz, beyninizdeki bütün hücreleri istediğimiz şeyi düşünmeye zorlamalı, onu bu işe adamalısınız diyerek dikiş makinesini bulan Elias Howe , kimya Nobel ödülünü alan Banting’in öyküleri yer vermektedir diğer birkaç öykü ile birlikte.

Olayın özü, konuya yoğunlaşmak ve çözümü beklemektir. Zihnin ÖSS ile yeterince meşgul olması halinde sınav mutlaka kazanılacaktır diye yazmaktadır.

Beyin yorulmaz diyen yazar çok çalışmaktan yorulduğunuzda ona başka işler vermenizi öneriyor. Beyin hiç yorulmaz o nedenle de dinlenmeyi bilmez derken beynin boş bırakılarak dinlendirilemeyeceğini , beyni dinlendirmenin yolunun ona başka işler vermek olduğunu yazıyor. Çalışarak yorulan bir beyini yine çalışmak dinlendirebilir, örneğin sayısal ders çalışmaktan yorulunca beyninizi dinlendirmek için sözel ders çalışabilirsiniz demektedir.

Kazanılmış bir alışkanlığı değiştirmek zordur, değiştirirken insan oldukça zorlanır. Sabırlı olunursa beyin yeni alışkanlığa da uyum sağlar. Saatler boyunca ders çalışma alışkanlığını kazanmamış bir beyine, bu alışkanlığı kazandırmak zordur ama sabırla, beyin bu alışkanlığı da kazanacaktır diye yazmaktadır.

Ders çalışmak çok sıkıcı bir iştir diye yazar, çalışanları çalışma durumlarına göre üç kategoriye ayırmaktadır. Sürekli ders çalışanlar yapacak daha iyi bir işi olmayanlardır derken halk arasında bunlara inek dendiğini belirtmektedir. Tembel, artist diye tanımlanan 2. grup, yapacak daha iyi şeyleri olduğu için pek ders çalışmayanlardır yazara göre. Birde bunların ortasında kalan sayıca daha fazla tipler vardır. Bunlarda her zaman yapacak bir şeyler bulurlar buldukları şey bazen ders çalışmak olur demektedir. Hangi tipe benziyor olursanız olun ÖSS’yi kazanmak için ders çalışacaksınız. Bundan kaçış yoktur. Bu bir zorunluluktur. Önemli olan diğer bir konunun ise coşkulu olmak olduğunu belirten yazar, coşkulu olmak için size neşe verecek müzikler dinleyip, filimler izlemenizi öneriyor. Sınava hazırlanırken her an dinç ve coşkulu olmalısınız ki verimli çalışabilesiniz diyen yazar kitabın sonunda bir de ev ödevi vermektedir ki bu ev ödevi çözülecek testler değildir.

Kitabın sayfa aralarında “Kelebek Etkisi” olarak adlandırılmış 6 ayrı bölüm var. Sistemin başlangıç verilerindeki ufak değişikliklerin, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesi olarak tanımlanan “ Kelebek Etkisi ” başlığını taşıyan ve batıl inanışlardan bu bölümler kitabın soluk alma, anlatımları sindirme kısımları. Yazar bu köşenin “ geçmişte yapılmış bir saçmalığın günümüze kadar nasıl geldiğini ve hayatımızdaki anlamsızlığını vurgulamak için hazırlandığını yazıyor. “Kara kedi önümden geçerse ne olur ” “neden tahtaya vuruyoruz” kitapta yer alan 6 kelebek etkisinden ikisinin başlığı.

“ ÖSS beni öpsene ” öğrencilerin zorlu sınav maratonu sırasında biraz olsun nefes almalarını sağlayacak bir kitap . Eğer ÖSS’ye girecekseniz veya ÖSS’ye girecek çocuğu olan bir veli iseniz 132 sayfadan oluşan bu kitabı mutlaka okumanızı öneririm.

Kitabın klasik ÖSS kitaplarından farklılığının diğer bir kanıtı ise arka kapağında yer alıyor. Yazar, arka kapağında kitap hakkında söylenenleri değil de kitap hakkında henüz söylenmeyenleri yazmış : Örneğin;

“Kitaba ulaşmam biraz zor oldu. Çünkü adeta yok satıyor. Şimdi bir kısmını okudum ve bayıldım. Bayılmasam hepsini bitirebilirdim. Selahattin Duman - Sabah Gazetesi 29 Mart 2010


“Çok etkileyici ve eğlenceli bir kitap, okuduktan sonra hayata bakış açım değişti. İnanın insanın ÖSS’ye bir daha giresi geliyor. Suat Bey, kalemine sağlık.” Ertuğrul Özkök - Hürriyet Gazetesi 1 Nisan 2015

Oldukça yaratıcı bir zekanın ürünü. İnsan gülmekten kitabı okuyamıyor. Gözlerimden yaş geldi. Kitap için ne desem boş. Mutlaka okuyun. Ali Kırca - ATV Ana Haber 15 Kasım 2056

(1) Suat Aşcı , ÖSS beni öpsene , yakamoz yayıncılık , nisan 2007

ÖSS’ye hazırlanmak hem öğrenci için hem de aile için çok zor bir süreç. Bu sürecin beklenildiği gibi sonuçlanması için her iki tarafa da düşen önemli görevler var. Bu süreçte en zor görev biz ana babalara düşüyor sanırım. Bu konuda Doğan Cüceloğlu’nun güzel bir kitabı var. Başarıya Götüren Aile, Sınav Döneminde Anababalık , Remzi Kitabevi , Mart 2006 . Bu kitabı da okumanızı tavsiye ediyorum.

“ÖSS beni Öpsene ” olumlu düşüncenin gücüne ve prova yapmanın önemine yer veriyor sayfalarında. Bu konuda iki blog yazısı yazıp sayfamda yayınlamıştım, onlara da bir göz atabilirsiniz.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=51696

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=46204

ÖSS zor bir süreç . Hepimize başarılar diliyorum. Umarım emeklerimizin karşılığını alırız hepimiz.

B. Sıtkı Gürler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi,başarılı bir akademisyen olan eski bir öğrencime zamanda demişim ki:''6 ay sık bir yerlerini 60 sene mutlu ol...Ya da rezil ol! '' Hocam,esprili anlatımlar,katı öğütlerden çok yarar getiriyor.Bu kitap da çocuklara arkadaş olmuş...Teşekkürler...Sevgiler...Neş'eli Yıllar...

Mesut Selek 
 29.12.2007 0:08
Cevap :
Katkınız ve yorumunuz için teşekkür ediyorum sayın Selek.. İyi yıllar..  29.12.2007 12:31
 

Sayın yazarım, bu nasıl güzel kitaptır böyle ÖSS' m geldi valla. Madem Selahattin Duman ' da okumuş artık bu kitabı okumak farz oldu...Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 04.12.2007 17:09
Cevap :
Eğlendirici olduğu kadar samimi bir uslüpla ÖSS sorununu farklı bir yaklaşımla ele alan kitap umarım benim oğluma ve sınava girenlere , bana ve tüm ailelere faydalı olur. Katkınız ve yorumunuz için teşekkür ederim sayın Kahraman. Saygılarımla  05.12.2007 9:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 88
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 12622
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

1960 Tefenni doğumluyum.Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü 1..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster