Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
546
 

Öylesine Bir Yazı

Öylesine Bir Yazı
 

Yaşamın bize sunduklarına direnmek yerine onu yaşamanın daha doğru olduğuna inanırım hep. Zira hayat her zaman cömert davranmaz insana.  Eğer sana bir şey veriyorsa, onu yaşamanı istiyordur, reddetme lüksün olmadan.

İdam sehpasında hapşıran mahkuma, "Çok yaşa!" demek kadar umutsuz da olsa bazı ilişkiler mutlaka yaşanmalıdır. Sadece bir an yaşanacak bile olsalar... Zira bir kelebeğin yaşamına ne çok şey sığdırdığını düşündüğümüzde bazen o "an"ın ne uzun bir süre olduğuna kendimiz de hayret ederiz.

Aslında kullanmasını bildiğimizde yaşam bize yetecek kadar zaman vermiştir. Geç kalmak ya da erken gitmek diye bir şey yoktur. Takvim yapraklarının arasında yolunu şaşırması insanoğlunun kendi beceriksizliğindendir ama o bunu bilmez.

Eninde sonunda  "Geride iki tarih arasında sıkışmışbir hayat bırakacağız, mezar taşımıza yazılı."  Belki de sadece bu yüzden yaşamalıyız,içimizden nasıl geliyorsa öyle.Ya da bize vaat edilen ne varsa... Kurallara çok da takılmadan, kendi hayatımıza başkalarının gözüyle bakmadan.

"Tüm ince duyguları, tüm bağlılıkları, kendini verme isteğini, bir tutukevinde gibi, ağır bir yük gibi yüreğnde hapsetmek zorunda bırakıl(mıştı)madan..."*

Ama yapamıyoruz işte!

Tutkularımızı, her şeyi bir kenara itip yaşayamıyoruz. Bu bizim hayatımız da olsa, onca yaşanmışlık orada öylece durup bize bakarken, onları görmezden gelip yola devam edemiyoruz. Geçmişimiz bir yara olup kanıyor içimizde. Saramıyoruz.

Bazen de bastıramadığımız duyguların peşinden, yalın ayak o cam kırıklarıyla dolu yolda yürümeyi göze almışken, yolun sonunda bekleyen kimse bulamamak daha çok kanatıyor ruhumuzu.

Ve yaşam vaat edilmiş bir cennetle, içimizdeki cehennem arasında umutsuz bir çaba olarak geçip gidiyor.

Kendi yalnızlığımız içinde kendimize yabancılaşıyoruz...

Zaman bizi eskitip eksiltirken düşünüyoruz: "Ve yaşam yalnız rüzgar, yalnız gökyüzü, yalnız yapraklar ve yalnız HİÇ değil mi?"**

 

*  **Cesare Pavese /  Yaşama Uğraşı

 

 

fatma iyibilgin bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hüzün çıkmazlarında olsa bile en sonunda bardağın dolu tarafını gören insan yüreğinize saygılar, sevgiler ...

Nil ALAZ 
 12.11.2012 14:30
Cevap :
Her şeye rağmen hayata umutla bakmak gerekiyor sevgili Nil. Med-cezirlerimizi tek başına yaşarken gülümseyebilmeliyiz de! Paylaştığın için çok teşekkürler. Sevgiyle kal.  12.11.2012 15:48
 

Tüm yaşanmışlıkları bir kenara itip, duygularımızla hareket etmek öylesine zor ki. Bu biraz da sorumluluk bilinci olsa gerek. Doğruluğu tartışılır belki ama bazen de böyle olmalıdır diyoruz...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 12.11.2012 12:01
Cevap :
Evet, tam da bu,"sorumluluk bilinci". Aslında elbette olması gereken bir duygu. Kendimize ve sevdiklerimize karşı olan sorumluluklarımız, toplum normları, gelenekler ve yaşamın içindeki ufak tefek ayrıntılar hep sınırlarımızı belirleyen etkenler. Özgür olduğumuzu söylerken aslında ne çok yanılıyoruz değil mi? Teşekkür ve sevgilerimle...  12.11.2012 12:33
 

Ve vadedilen cennetle içimizdeki cehennem arasında hayat gelip geçiveriyor farkında olmadan. Biz karar verene kadar bir bakmışız ki çok geç olmuş. Sevgilerle Melek Hanım.

Şükran Okyay 
 12.11.2012 6:13
Cevap :
"Hayatın neresinden dönülse kardır" diye bir not yazmış Nilgün Marmara günlüğüne, intihar etmeden hemen önce... Oysa insan yenilgiyi asla kabullenmemeli. Kazananlar, hep direnenler olmuştur... zor da olsa "yaşamayı" denemeli insan. Sevgiyle.  12.11.2012 12:23
 

"Kendi yalnızlığımız içinde kendimize yabancılaşıyoruz." Bence bu nefis yazının ana teması... O yabancılaşmadandır ki ne istediğini bilmeden, kendin olamadan iki tarih arasına sıkışıp kalmak...Yaşamımızda ki her şeyin suçlusu biziz. Yanlış tercihler hayatımızı belirlerken, kendi hayatımızın dışında kalıp kişileri ya da olayları suçluyoruz. Garip bir çelişki... Kendimiz olarak yola devam edeceğimiz 'kesin kararlı' mutlu yarınlar diliyorum sevgili arkadaşım. Kalemine, yüreğine sağlık.

Nurcan Çelik Yalun 
 12.11.2012 0:33
Cevap :
"Yaşamımızdaki her şeyin suçlusu biziz" derken haklısın sevgili Nurcan. Çoğu kez elimizde olmadan etrafımıza karşı aşırı duyarlılık gösteriyoruz. Adeta kendimizi adıyoruz... Böyle olunca kendimize, "kendimiz" olacak zaman kalmıyor... o, parantez içinde yazılan iki tarih arasında bomboş bir yaşam sürdüğümüzü sonradan anlıyoruz. Teşekkür ve sevgilerimle.   12.11.2012 15:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2076
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster