Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
915
 

Özgürlük...

Özgürlük...
 

Tek katlı bahçeli evlerin sokaklarında büyüdüm. Çocuklar geçerdi, sokağa bakan penceremizin önünden. Çocuklar öyle çoktu ki... Çocuklar öyle şen, öyle çocuk...

Badem ağacımız yalancı baharlara aldanır mart ortası çiçek açardı... Ya da bahara aldatırdı bizi.
Yıldızlar yeryüzüne çok yakındı ya da gökyüzü hiç biryerde yeryüzüne bu kadar yakın olmamıştı. Uzanıp tutabilirdiniz yıldızları... Aslanağzı, yıldız çiceği, akşam sefası açardı bahçemizde... Kasımpatı da olurdu mevsimi geldi mi?
Annem en çok menekşeleri severdi. Saksısında menekşeler, küpeli, arapsaçı... Çiçeklerini kıskanırdım çoğunluk, böyle şefkat gören çocuk yoktu sanki... Bahçe duvarına asılı bir kafes, kafeste dedemin kekliği, kınalı kekliği... Sonra bir de güvercin gelmişti, ben özgürlüğünü verdiğimde gökyüzü olmuştu, masmavi...

Kumrular hiç eksik olmazdı çatımızdan, penceremizden... Gugukcuk, ya da yusufcuk her neyse öterek söylediği, güne onların sesleriyle açardık gözlerimizi... Adımızı söylediğine inanırdık en çok, fısıldaşırdık kardeşimle, gülüşmeler, kahkahalara dönüşürdü. Bunlar aramızda bir sırdı.
Radyoda Türk sanat müziği, bazı gün türküler. Annemin ekmek kokusu... Kuzinede pişen patatesler... Pazar kahvaltıları... Mevsim bahar mı, kış mı? Mevsimlerin aynı sıcaklıkta geçtiği günlerdi...

Tek katlı bahçeli evlerin bahçelerinde büyüdüm. Toprağı keşfettim. Toprağın kokusunu, yağmurun bereketini, taşın gücünü, gülün dikenini... Özgürlüğü keşfettim, koştum, aradım, buldum...

Ekin tarlaları vardı, boş arsalarda boy atmış çimler. Taş duvar dolmadan sokaklar daha... Baharı haber veren sarı çiğdemler, papatyalar, gelincikler...

Çocuklar koşardı, sokağa bakan penceremizin önünden. Çocuklar öyle şen, öyle çocuk...




Devam edecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınız, Ali BAKMAZ'ın önerdiği bloglardandı, öyle ulaştım. İyi ki okumuşum. Çocukluğunuza dair size kalan hatıralar hem çok hoş, hem de siz öyle güzel anlatmışsınız ki, insan kendininkileri düşünmeye sevkediyor. En çok çocukların şen ve çokça çocuk olduklarının vurgulanmasını beğendim. Bütün bu hatırlarla bağlantıyı güçlendiriyor, çok hoş. Sevgilerimle, Canan ERYILMAZ

Canan ERYILMAZ 
 28.03.2008 15:53
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Beğenmeniz beni çok mutlu etti. Bazan çocukluğumuza kaçıp hayata mola vermeliyiz gibi geliyor bana. Sevgilerimle  28.03.2008 20:06
 

gri bir havaya uyandım. Hafif hafif başladı yağmur. O toprak kokusu doldu içime... Dışarı çıktığımda mor sümbüllere takıldı gözlerim... Frezyalara birde... Bu zamanın kıymetini bilmek gerekir... Ve hala o özelliği koruyan bir sokakta yaşadığım için mutlu olmalıyım... Sevgilerimle...

Hoşsada 
 10.03.2008 13:22
Cevap :
Şimdi o sokakta akşam ne güzeldir. Paylaşımın için teşekkürler. sevgiler  10.03.2008 20:18
 

Derdimi depreştirdin, tek katlı evler, bahçeler, bahar, çiçekler, kuşlar.... Ne alemi var bunları yazmanın, o günleri hatırlatmanın... Canım şaka bir yana gerçekten hüzünleniyorum o günler andıkça, niye şimdi öyle yaşanmıyor diye... Onun için bazen tv de Anadoluda çekilen belgesel türünde programlara rastladığım zaman mutlaka keyifle izliyorum, oralarda yaşamak özlemi doğuyor içime... Ama ne kadar şu anki halini beğenmesem de, yeşili daha bol çocukluk günlerimi özlesem de İstanbulsuz da yapamıyorum... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 27.02.2008 12:24
Cevap :
Geçmişin güzelliklerini saklayalım içimizde saklayalım ki arada çıkarıp bakalım... Güzel katkıların için çok teşekkürler canım Sema Sevgilerimle  28.02.2008 7:27
 

Hangimiz çocukluğumuzdaki anı ve izlenimlerimizin o tatlı büyüsünü unutabildik ki! Ben de ençok gökkuşağından etkilenirdim. O geç saatlere kadar süren sokak oyunlarımıza yağarak ket vurduğu için üzülsek de, kızsak da yağmur sonrası nadiren de olsa gök kubbemizi rengarenk bir kuşak gibi sararak beliren gökkuşağından. Gökyüzüne doğru uzanan o hayret dolu bakışlarımızla kıpır kıpır olan yüreklerimizde derin heyecanlar bırakmadı ki.O yüzden hep başımı gökyüzüne doğru ve dik tutmaya çalışırım, " özgürce". Bu halleri ve durumları "özgürlük" çağrışımı altında vermen de hoş olmuş doğrusu. içten teşekkür ve sevgilerimle...

Ersin Kabaoglu 
 27.02.2008 12:06
Cevap :
Beğenininiz beni çok mutlu etti güzel katkılar için çok teşekkürler sevgilerimle  28.02.2008 7:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 2077
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 851
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

 Ama hayatın farkındayım. Hem güzel, hem acı. İyi midir farkında olmak? Yoksa iyi midir farkında ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster