Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
178
 

Popçular ölünce hakkımızı helal etmeli miyiz?

Popçular ölünce hakkımızı helal etmeli miyiz?
 

internetten alınmıştır


Yılların Pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç, çoğu sanatçılar gibi yalnız bir ölümle öldü... Hayatları kalabalıklar içinde geçen insanların yalnız ölümleri elbette daha acı ve ibret  verici oluyor.

Bu ayrı bir konudur da benim bugün yazmak istediğim, Merhumun cenazesinde ortaya çıkan "tuhaf" olay... Aslında olay tuhaf mı, yoksa bunu böyle algılayan biz miyiz, tartışmak gerek...

Olay şu; Erol Büyükburç'un cenaze namazı kılındıktan sonra, mutad olduğu üzere imam cemaate dönerek "Merhuma haklarınızı helal eder misiniz?" diye soruyor.

Bizim alıştığımız bu soruya daima ve hep bir ağızdan "Helal olsun!" demektir... Nihayetinde son yolculuğuna çıkmış bir insana bu son görev böylece ifa edilmiş olur.

Ancak, Erol Büyükburç'un cenazesinde bir kaç kişi ortaya çıkıp "Hakkımızı helal etmiyoruz" diye bağırıyor... Cemaatin şaşkın bakışları arasında gerekçelerini de söylüyorlar:

"Bu tür sanatçılar gençliğimizin ahlakını bozdular, gençleri yozlaştırdılar ve bugünki hallere geldik, bu yüzden hakkımızı helal etmiyoruz" diyorlar.

Bunun üzerine, merhumun yakınları adamlara hücum ediyor ve bayağı bir tartaklıyarak camiden uzaklaştırıyorlar... Hatta, cami dışında da takip edip adamları darp ediyorlar...

Şimdi bu durumu soğukkanlı bir şekilde tartışmaya çalışırsak:

1-Bizde cenaze namazı sonrası sorulan "Hakkınızı helal eder misiniz?" sorusunun cevabının daima olumlu olması alışkanlığı vardır... Oysa, mantiken her sorunun olumlu olduğu gibi, olumsuz cevabının olması da beklenmelidir.

Nitekim, 28 Şubatın "mimar"larından General Güven Erkaya öldüğünde yanılmıyorsam Akit Gazetesi "Hakkımızı Helal Etmiyoruz" manşetini atmış ve ardından uzun süren kovuşturmalara muhatap olmuştu...

Yani, ölen biri hakkında "hak" helal etmemek mümkün değilmiş, hatta suçmuş gibi algılandı... Oysa, Güven Paşa, sağlığında "dindar" kesimlere epeyce çektirmişti.. Şimdi bu kesim, sırf bu kişi öldü diye, hakkını helal etmek zorun da mıydı?

2-Denilecektir ki, hakkını helal etmiyorsan bile bunu uluorta dillendirmen gerekli mi?... Evet, nezaketen doğru olmayan bir davranış bu, yukarda da söyledim... Ne var ki, madem herkes içinden söyleyecek, o zaman helal edenler niye bağırıyor, diye soranlar insana...

3-Gerçekten de bu pop müziği sanatçılarının ya da başka sanatçıların gençliğimiz üzerinde olumsuz etkisi oldu mu?... Bu da göreceli bir iddadır elbette... Bana göre olmuştur, sana göre olmamıştır... Hatta bazıların için yaptıkları "büyük hizmet" tir...

O zaman, iş yine helallik çağrısına verilecek cevabın da kişilere göre değişebileceği gerçeğine geliyor... Yani, bana göre topluma "zararlı" olmuş birine ben de hakkımı helal etmek zorunda olmamalıyım... Eğer, bu hak "Allah katında" gerçek bir haksa onun huzurunda hesaplaşılır ama değilse zaten hak helal etmememin anlamı olmaz...

Aslında "helallik verme" Ahirete mütallik olduğu halde, ölü yakınları bunu kendileri için de bir "hakaret" gibi algılayarak karşı çıkıyorlar... Normal olan bu da değildir, tıpkı cami avlusunda avaz avaz "Hakkımı helal etmiyorum" diye bağırmak normal olmadığı gibi...

Ölü yakınına yaraşan, mümkünse helallik vermeyen kişilerle konuşup onları ikna edip onların da yakınlarına hakkını helal etmesini sağlamaktır... Eğer, bu kişisel bir hak (örneğin para borcu gibi) ise, onu ödeyip ölüsünü bu yükten kurtarmalıdırlar.

Adamları tartaklayarak, döverek, söverek hak helal ettirilmez... Bu, ötekilerin yaptığından daha vahim bir hatadır.

Sonuç olarak; eğer ölümü ciddiye alıyorsak, hayatı da ciddiye alıp yapıp ettiklerimizin kime ne zararı dokunduğunu, kime ne faydası olduğunu hesap etmeliyiz...

Boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı o günün dehşetini düşünerek yaşamalı ve her anlamda insanlara zarar verecek, toplumu ifsad edecek yollardan çıkmalı, Hakkın ve hukukun yolunda gitmeliyiz...

Nihayetinde ölüm hepimize değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba. Evet, ölümü ciddiye alıyoruz ve boynuzsuz koyun olan bizler, boynuzlu koyun olan ve yaptıkları yolsuzluklar, şatafatlı hayatlar, kibirli davranışlar içinde adeta peygamber mertebesine yükseltilen kişilerden alacağımız olduğunu biliyoruz. Bu konuda yazdıklarınızla fecaat derecesinde çelişirken böyle usturuplu yazılar kaleme almak abesle iştigal görünüyor. Evet, hak edilene verilir, biz bu ülkeyi soyup soğana çeviren, 100 yıllık kazanımları satarak peşkeş çeken bu boynuzlulara hakkımızı helal etmiyoruz. Saygılarımla.

Rıfat SOYDAN 
 19.03.2015 19:50
Cevap :
Tamam...Sen öyle inanıyorsan hakkını helal etme...Eğer, bütün bu yolsuzluk iddiaları bir darbe malzemesi olarak kullanılan bir iftira ise bu durumda onların senin üzerinde müfterilik hakkı olur ki artık onu da bir şekilde ödersin...Şu kadarını söyleyim ki, bu ülkenin 22 Bankasının nasıl soyulduğunu, IMF in kapılarında nasıl günlerce üç kuruş için yatıldığını, yolsuz, susuz, köprüsüz şehirlerde nasıl sefillikler yaşadığımızı biz çok iyi biliriz, bunlardan önce...Eğer, arpalık gibi kullanılan ve her yıl sürekli zarar eden kamu kuruluşlarının özelleştirilerek kar eder hale getirilmesini peşkeş çekmek olarak anlayan "ekonomist"lerdensen, bilesin ki özelleştirme CHP dahil tüm partilerin programında vardır...Yani, kim boynuzlu, kim boynuzsuz bu da görecelidir...Eğer Halkı hakem tayin edersen, halk kime güveniyor, kimi seçiyor ortada.Yok, eğer Hak'kı hakem tayin edeceksen onu da ebedi alemde görürüz...Selamlarımla  20.03.2015 11:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1640
Toplam yorum
: 4240
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster