Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
395
 

Potansiyel yüklü suç kültürü-müz

Potansiyel yüklü suç kültürü-müz
 

"Ezenlere karşı, "Vicdan"ı ortaya koymak güçsüzlüktür."


Egemenler ve politikacılar dini "araç" olarak kullandıkları için gerçek anlamda "laik" bir düşünceye sahip olamazlar. İşleri-görevleri gereği Tanrıyı dünya işlerinde kullanmak zorundalar. Tarihin bize verdiği ders budur.

*

Devleti, yönetim tekeli; orduyu, silah tekeli olarak görenler dini de, "inanç tekeli" olarak görmek zorunda kalmışlardır hep.

*

Devletin dine karışması, dini de -zorunlu olarak- tekelleştirmiş; dinin tekelleşmesi -haliyle- dini de kurumlaştırmıştır.

*

Dinin kurumlaşmasıdır ki inancı ister istemez "sınıf mücadeleleri" içine çekmiş, böylece de din farklılıklarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

***

Din, öldürmeye karşıysa, savaşmaya da karşı olmalı-ydı. Oysa, tarih boyunca din savaşlarının hesabını tutmak olanaksız gibi. Demek ki, dinin savaşları engelleyici bir rolü de yoktur!..

*

Yoktur. Çünkü, yapılan savaşlar gerçekte din adına değil, GÜÇ adına (ezenlerle ezilenler; bir başka deyişle, kötülerle iyiler arasında) yapılmaktadır.

*

Öyle ya; Tanrı adına-din adına- din adamlarının, yüzyıllardır savaşarak milyonlarca insanın öldürülmesine başka ne ad verilebilir ki?

***

Halka-topluma- baktığımızda, görülen gerçek şudur ki; ancak zayıf karakterliler ezilmişliklerinin hesabını, ezenlere değil de, onları "Allah'a havale" ettiklerini görürüz!

*

Allah'a havale etmek; ezilmişliğini, hakkının yenildiğini sineye çekmek demektir. Bu anlamda halk, korkaktır!

*

Emeğini, alın terini, çoluk çocuğunun riskini başkalarına yediren insanın pasifliği, korkaklığı, güçsüzlüğü elini kolunu bağlar. Ama, bu gerçeği de kabul edemez. O zaman, uyduruk bir sebep bulur: "Kader", "alın yazısı", "Allahtan Bulsunlar", vb. gibi!

*

Toplumda kimler daha çok, "İşimiz Allah'a Kaldı" der? Kendisini çaresiz görenler. Kimler daha çok, "Allah seni islah etsin" der? Çaresizler..

*

Niçin çaresizlik? Durum, niçin böyledir? Çünkü, halk (ezilenler), Tanrı'ya inanır. Bu yüzden halk, ezilme durumuna katlanmış görünür.

*

Konumunu değiştiremeyen, dönüştüremeyen, bir başka deyişle, kendisini yaratamayan kişi, yaratandan (yine kendisinin yarattığından) medet umar:

*

Bu, zayıflıktır, pasifliktir. Dolayısıyla Tanrı -bu bağlamda- halkın zayıflığıdır, güçsüzlüğüdür.

*

Doğu toplumları ile Batı toplumları arasındaki fark budur. Batı, Kilise olayını; Rönesans ve Reform döneminden - özellikle de, Fransız Devrimi'nden sonra halletmiş, din ve devlet işlerini birbirinden ayrı tutmuştur. Bir başka deyişle, dini, halkın işlerinden uzak tutmuş (laiklik); yasalar çerçevesinde sadece bireye indirgemiştir..

***

Çağımız, (bilim çağı); Tanrı'yı sadece vicdanlarda kalacak şekilde görmektedir.

*

Bilimsel düşüncenin toplumsallaşamaması, bizim gibi ülkeleri çağdaşlaştıramamıştır.

*

"Yazgı" denen şeyi, efendinin sözünde aramaktan, MENDEL gibi bezelyenin özünde arayamamışızdır!

*

Toplumsal yaşam gelenekleriyle, düşünce yöntemleri arasında sıkışmış kalmışız!

*

Gördüğümüz her şeyi uzun uzadıya izlemekten, yapmaya fırsat bulamadan yaşlanmış, zaman trenini kaçırmışız!

*

Değiştiremediğimiz, dönüştüremediğimiz katı kurallarla örülü geleneklerimizin kurbanı olmuş, çağın gerisinde kalmışız!

*

Günümüzde, halkın bulduğu SUÇLUların neden hiç kabul görmediğini; ama bunun yanında hep GÜÇLÜnün haklı çıktığını hiç düşündünüz mü?

*

ZAYIFken  ALLAH'ını, GÜÇLÜyken ŞEYTAN'ını devreye sokarak işlerini tereyağından kıl çeker gibi kolayca yürüten insanların çoğalmasının suçunu kimlere yüklesek acaba?

*

Toplum olarak yarattığımız "POTANSİYEL YÜKLÜ SUÇ KÜLTÜRÜ", liderlerin yaptıkları yanlışları bile "doğru" olarak geri gönderiyor bize!

-- Alaettin Morgül-- 06.10.2013  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Morgül, merhaba. İlahi dinler karşısında bazı insanların tutumu hep aynı olmuştur: Dini çıkarlarına alet etmek. Din kitaplarını keyfine göre değiştirmek. Tevrat ve İncil bu şekilde tahrif edilmiştir. Yani işlerine geldiği gibi ekleme ve çıkarmalar yapılmıştır. Kuran'ı ise bizzat Allah koruduğu için böyle bir şey olmamıştır ama bu sefer de müslümanlar onu okumuyorlar ve ona göre amel etmiyorlar. Dine birçok ekleme (bidat) yaparak dini çıkarları için kullanıyorlar. Kadere iman bunlardan biridir. Bizde dine hizmet ettiklerini söyleyen bazı insanların kendilerini ve yakınlarını nasıl zengin ettikleri bilinen bir gerçektir. Ama bütün müslümanları böyle görmek doğru olmaz. Hakiki müslüman yani dindar insanlar da vardır. Kısacası insanların suçunu dine havale etmek yanlıştır. Ayrıca Allah doğru yolu gösterir ama kimseyi buna zorlamaz. Savaşlar Allah'ın istediği bir şey değildir. Tam aksine nefsine, paraya pula tapan insanların icadıdır. Selam ve saygılarımla...

Dr Lokman Doğruöz 
 06.10.2013 17:39
Cevap :
Sayın Doğruöz, yorumlarınızdan sonra adı geçen yazıyı tekrar okudum. Orada, dini suçlayan bir cümleye rastlamadım. Aksine -sizin de belirttiğiniz gibi- dini kavramları kendilerine göre yorumlayıp, din adına insanları sömürüp GÜÇlenen insanlardan söz ettim. Bu yanlışa da pasif, zayıf, kaderci vb. insanların sebep olduğunu belirttim. İlginiz için teşekkürler. Saygılar.   07.10.2013 16:11
 

Sayın morgül, bugünkü bazı siyasileri ve müslümanları gözönüne alarak ve onların yaptıklarına bakarak dini suçlamak dine haksızlıktır. Gerçek dinde, mesela islam dininde sizin sözünü ettiğiniz ve bir çok müslümanın da inandığı kadercilik inancı ve anlayışı yoktur. Kadercilik, islama sonradan, Emevi Sultanları devrinde kitleleri manüple etmek için sokulmuştur. Bugün de ne yazık ki bu inançta ve görüşte olanlar var. Açıkçası islamın 6 şartından biri olan "kadere iman" islamın özünde yoktur. Sonradan uydurulmuştur. Tabi bu din tüccarlarının işine gelmektedir. Onun içindir ki İslam ülkelerinde bir türlü huzur ve güven sağlanamıyor. Bugün dünyada islama göre idare edilen bir ülke yoktur. İslam derken Kuran'daki islamı, şeriatı kastediyorum. Şeriat Allah'ın kanunları demektir, bunlar da Kuran'da vardır. Bugünkü müslümanlar Kuran'a göre yaşamıyorlar. Dini çıkarları kullanıyorlar. Onun içindir ki müslüman ülkelerin ve müslümanların başları beladan bir türlü kurtulmuyor! Selam ve saygılarımla..

Dr Lokman Doğruöz 
 06.10.2013 16:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1042
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster