Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
725
 

Profesör olmuş ama amip olmamış! ;)

Profesör olmuş ama amip olmamış! ;)
 

Profesör Olmuş Ama Amip Olmamış! ;)


Celâl Şengör diye bir adam varmış... Hocaymış... Hoca dedikse öyle sıradan bir hoca değil! Profesör olanından... Gerçekten Jeoloji Profesörü olan Celâl Bey'de öyle kallavi bir CV var ki iş başvurusunda bulunsa bir top A4 kâğıdı kullanması gerekir! İnanmayan Google'a Celâl Şengör yazsın! ;) Gel gelelim ben de bu adamı geçen haftaya kadar tanımıyordum. Tabii bu, benim cahilliğim. Ancak onu tanımama neden olan açıklamaları ise onun cahilliği! ;)

CV'sinden anlaşılacağı üzere büyük bir bilim adamı olan Celâl Bey'in yazmış olduğu yüzlerce makalesi, onlarca kitabı var. Yukarıda verdiğim bağlantıya göre kitaplığında 30000 kitabı varmış. Her ne kadar yüzünde kendi hâlinde ton ton bir dede ifadesi olsa da...  Gözlüğünden, sakalından ve de papyonundan sahip olduğu kitapların en az 20000'ini okuduğu belli. ;) Ben böyle deyince hemen yukarıdaki fotoğrafa bakma gereği hissettiniz, değil mi? ;) Hadi rahat rahat bakın, öyle devam edelim! ;)

Efendim gazete okuyanlar, sosyal paylaşım sitelerinde hesabı olanlar hatta sadece televizyondan haber izleyenler bilirler... Celâl Şengör, geçen hafta Armağan Çağlayan'ın kendisi ile yaptığı röportajda bir Kenan Evren güzellemesi yapmıştı. Meğer Celâl Bey'de öyle bir Kenan Evren sevgisi varmış ki... Anlata anlata bitiremeyince işin şeyini çıkarmış tabii! ;)

Celâl Şengör, Kenan Evren güzellemesinin bir yerinde "Kenan Evren’in 12 Eylül'de yaptığı her şeyi onaylıyorum." diyor... Armağan Çağlayan buna inanamamış olacak ki "Şaka yapıyorsunuz." diyor önce. Sonra darbe zamanında yapılanlardan aklına ilk gelenleri sıralıyor.... Diyarbakır'da, Mamak’ta cezaevlerinde yapılanları hatırlatacak oluyor... "Evet ama bu gene de insanların, efendim tırnaklarını çekmek…" falan diyor... Yetmiyor, "İnsanlara dışkısını yedirmek gibi.." diye ekliyor. Bunun üzerine Celâl Bey, geri adım atacağına "Hayır, hayır bir dakika. Bir kere dışkısını yedirmek işkence değil." diye üsteliyor. "Nasıl değil?" diye saf saf soran Armağan Çağlayan'a da "Ben bal gibi yerim..." diyor. Ve haklı çıkmak için tuhaf bilimsel çalışmalardan dem vuruyor.

Yıllar önce birileri çıkıp "Çayda radyasyon yok!" deyip ispat için çay içtiğinde aylarca konuşmuşuz... Bu gün dünyaca tanınan bir bilim adamımız insan dışkısı yemenin işkence olmadığını ispatlamak uğruna "Ben bal gibi yerim..." diyor ve bunu marifet sayıyor... Kafamızı hangi taşlara vursak acaba?

Bu arada iddianın sahibi kerli ferli bir bilim adamı olduğu için bildiklerimi sorguladım. Gerçekten insanlık hâli. Belki de ben "işkence"nin anlamını yanlış biliyorumdur. Tabii siz de öyle. ;) O sebeple hemen TDK'dan baktım. Baknız TDK ne diyor işkence için... "Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet."

Amip diye bir hastalık var. Bu hastalık bir bağırsak hastalığıdır. Hijyenik koşulların bozuk olduğu ortamlarda, özellikle dışkı bulaşmış su ve yiyeceklerin tüketilmesi ile bulaşır. Bir yakını, kendisi, hele hele çocuğu amip olanlar pek iyi bilirler nasıl acılar çektirdiğini... Şahsen bu hastalık yakınlarda bana da bulaştı. ;) Kolay kolay hasta olmayan biriyimdir. Doktora falan pek gitmem. Ama bu hastalığı geçirdiğimde parkelere yapışmış, ayağa kalkamıyordum. Beni bir an önce doktora yetiştirmesi için eşime yalvardığımı hatırlıyorum. Bir de iki yaşındaki kızım değil de ben amip olduğum için şükür ettiğimi hatırlıyorum.

Demem o ki küçücük bir pislik dahi dalyan gibi adamı (dalyan burada ben oluyorum ;)) parkeye yapıştırmaya, acılar içinde kıvrandırmaya yeterken... İnsanlara dışkı yedirmek kim bilir nasıl maddi ve manevi acılar yaşatır?  Gerçekten onurlu bir ölümü böyle bir şeye tercih edecek nice insan vardır, kim bilir? Uzun lafın kısası Celâl Şengör, profesör olmuş ama amip olmamış! Hayır, daha önce amip olsaydı dışkı yemeğe bu kadar hevesli olmazdı. ;)

Bu olayı duyan herkesin benim gibi Celâl Bey'e bir ikramda bulunmak istediğini tahmin ediyorum. Ama tabii şık olmayacağı için şahsen ben kendime yakıştıramadığım bu fikirden vazgeçtim. Sonuçta ne dışkı yiyecek kadar ne de dışkı ikram edecek kadar aydın değilim! ;) Fakat en az onun kadar aydın olan bazı arkadaşlar cömertlik gösterip Celâl Bey'in üniversitedeki odasına dışkı servisinde bulunmuşlar. Ne diyelim, afiyet olsun! ;)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl bir profluk yaklaşımı? Kimine göre prof kimine göre püf durumu.

Hakki Tan 
 05.12.2015 14:47
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Profesörlüğüne diyeceğim yok tabii ki. Ama milleti ile empati kuramadığı bir gerçek! ;)  05.12.2015 19:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 391
Kayıt tarihi
: 10.09.10
 
 

Kısaca kendimi tanıtacak olursam "Evlat, eş, baba, öğretmen, yönetici, yazar ve tabii ki okur." y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster