Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

03 Nisan '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
543
 

Radyonun içindeki küçük adamcık ve ablacıklara ulaşabilmek için...

Radyonun içindeki küçük adamcık ve ablacıklara ulaşabilmek için...
 

Radyonun içindeki küçük "adamcıklar ve ablacıklar" 'a ulaşabilmek için o kadar çok uğraşmıştım ki... Trt 'nin sadece hafta sonları saat 10 da başlayan bir saat süren "çocuk saati" programı vardı... Çocuk şarkıları çalar, masallar okunur, çocuk piyesleri "tiyatro oyuncuları" tarafından seslendirilirdi.. Öyle güzel seslendirirlerdi ki sanki çağırsam yanıma gelecek gibilerdi.

Vee bir gün elime geçirdiğim ilk fırsatta daha doğrusu tornavida ile onlara ulaşma çabam başladı.. Önce büyük bir titizlikle radyoyu yerinden indirdim.. Fişi çıkarttım.. Arkasını çevirip dikkatlice ilk vidayı söktüm.... Heyecandan kalbim duracak gibiydi.. Nasıl heyecanlanmam! Biraz sonra yıllardır seslerini duyduğum küçük adamcıklara, ablacıklara kavuşacaktım..!!! Ve işte son vida ! El titremesi ne demektir sanırım ilk o yaşta yaşamış ve anlamışımdır.. İçerden annemin ayak seslerini duyduğumda elimdeki tornavidayı kitaplığın arasına atıverdim.. Annem meraklı ve biraz da telaşla kapıyı araladığında; ben kucağımda sıkı sıkıya sarıldığım radyom ve suçlu, korkulu ve şaşkın gözlerle ona bakıyordum.. Bana ne yaptığımı sorduğunda "hiiiiçççç" .. Bu tek kelime çok uzun gelmişti bana.. Sanki saatlerce kaldı annem odada.. Sonra muzur bir gülümsemeyle odadan çıktı .. Ben de yarım kalan işime (!) devam etmek için işe koyuldum.. 10 dakika sonra bir anda attığım tornavidama kavuştum.. O heyecan ve korkuyla öyle bir tıkmışım ki kitaplığın gözüne.. Ivır zıvırlarımın arasından çıkarttım.. Yine aynı ciddiyet ve hatta ameliyatını yapan bir cerrah edası ile vidanın ikincisini çıkarttım!..O sırada annemin sesi " telefona bakar mısın ben mutfaktayım" Off ya! Tam da işimin en heyecanlı yerinde!..Yerimden kalkmadan önce yine tornavidamı sakladım.. Radyomu da yatağımın içine güzelce yerleştirdikten sonra odamdan çıktım.. Ama tabii ben gidene kadar telefon susmuştu.. Mutfağa gidip annemi kolaçan ettim.. Odama gelme süresini anlayabilmek için.. Daha salata yapacak, işi uzun!..Sessizce odama süzüldüm yine.. Tornavida ile üçüncü vidaya hamlemi yaptım.. Veeee işte son vidaya geldik!!... Tüm dikkatimi toparladım.. Kalbim kuş gibi çarpıyordu.. Son vida biraz nazlı çıktı diye hatırlıyorum.. Ve işte çıktı.. Şu anda yapmam gereken kapağı açmak artık.. Ama ne tarafından açacağım onu da bilemiyorum.. Ya ben ters yönden açarsam da "adamcıklar ve ablacıklar" amuda kalkmış gibi kalırlarsa!.. Bunuda gidip anneme soramam ki.. Denemeye karar verdim.. Yanlış bir şey yaparsam beni affedeceklerini biliyorum.. Çünkü benim onları nasıl sevdiğimi, onlara zarar vermek için böyle bir hata yapmayacağımı biliyorlardır..

Derin bir nefes aldım! Ve kapağı açtım.. Açtım.. açtım.. Ama olamaz!..Karşımda "adamcıklar ve ablacıklar" 'ı beklerken bir sürü birbirine bağlanmış ince kablolar çıktı... Annem aniden odama girdiğinde ben elimde tornavidam, kucağımda kapağı açılmış içinden kablolar fırlamış halde radyom ağlamaklı gözlerle oturuyordum.. Sonra hıçkırarak ağlamaya başladım.. Annem sesini çıkartmadan elimden radyomu aldı.. Kapatmaya çalıştı ama kapanmadı. Sıkıca elimde tuttuğum tornavidam öylece kalakaldım.. O akşam bizimkilerin içeride fısıldaşarak bugün yaptıklarımı konuşup gülüşmelerini duydum ve sinir oldum.. Rüyamda "adamcıklar ve ablacıklar" vardı.. Bana gülümsüyorlardı.. Tam tahmin ettiğim gibilerdi işte... "Yarın sabah aynı saatte görüşmek üzere hoşçakal! " ...

Sabah kalktığımda heyecanla radyomu aradım.. Ama yoktu tabii.. Ne yapacağımı bilemez halde dolanırken annem ben yine bir şey söylemeden salonda ki radyodan da dinleyebileceğimi söyledi.. Geçtim aynı saatte radyonun başına "Günaydın".. Sonra bitti.. Ve ben sessiz tebessümümle odama gittim.. Radyonun içinde ki "adamcık ve ablacık" ları görmemin mümkün olamayacağını, onların o kutunun içinde olmadığını kabullenebilme evrelerimi yaşamaya başladım..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuk saati'nden sonra bir de arkası yarınlar vardı....Eskilere götürdü bu yazınız tebessümler eşliğinde.. sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 12.04.2007 13:21
Cevap :
çok teşekkkür ederim..sevgiler..  12.04.2007 18:04
 

Gülümseyerek okudum yazını aklıma kardeşim geldi, sen gibi o da açmış radyoyu sonrada sen gibi şaşkın kalakalmıştı, görmeyince küçük adamları..kardeşimi çok özledim.. SEVGİLERLE...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 11.04.2007 18:02
Cevap :
Birçoğumuzun ortak anısı sanırım ..Sevgiler...  11.04.2007 18:38
 

Günümüzde cd.çalarların içinde bir yerlere sıkıştırdığımız radyolarda,çok hoş bir dizi keyfimiz vardı ailecek... Yanlış anımsamıyorsam, UĞURLUGİL AİLESİ. Bacı tiplemesi çok ilginç geliyordu bana... Nilgün çakıcı.

NİLGÜN BURSA 
 06.04.2007 19:06
Cevap :
Uğurlugil Ailesi :))..unutmak mümkünmü..ne yazıkki o aileden geriye kalan fert çok az günümüzde..Çoğu bizi yıldızlardan izliyor..sevgiler..  06.04.2007 19:26
 

hiç kaçırmazdım ben o programları. Off ya büyüdüğüm aklıma geldi şimdi oysa küçükken anneme dermişim ki ben hep çoçuk kalsam... şimdiki çoçuklar şanslı gibi gözükse de esas şanslı olan benim ve benden önceki jenarasyonummuş... Ellerine sağlık ... Sevgiler Itır

Bettyboopben 
 06.04.2007 16:19
Cevap :
unutulmaması güzel o günlerimizin..teşekkür ederim sevgiler..  06.04.2007 19:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1466
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster