Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
118
 

Robottan ne farkımız var?

Sabah çalan saatin sesiyle başlarsın güne... Terliklerini gelişigüzel giydikten sonra ayaküstü atıştırmalık bir kahvaltı, güne hazırlık derken haydi bakalım, fırla evden!

 

Merdivenleri koşar adım inerken, alt kattaki evin kapısını açıp dışarı çıkan kişiye selam verme! Bazıları ona "komşu" derler ama o devir bitti canım, sen görmeden in paldır küldür merdivenlerden.

 

Köşedeki bakkala uğra, alacağın bir paket sigaranın markasını söyle. Bakkalcı sana sigarayı versin, ücretini öde çık git! Sakın ola bir yanlışlık yapıp, "günaydın..." "hayırlı işler..." "kolay gelsin..." gibi dileklerde bulunma, döverler!

 

Otobüs durağında bekleyen o kişinin yanına otur, suratını asabildiğin kadar as, olur mu? Aman deyim, gülümsemek ne bilme sen! Ne kadar asık suratlı isen o kadar adamsın, bu devirde. Ne kadar gaddarlık yaparsan o kadar eğilirler önünde...

 

Otobüs gelsin, sıra mıra dinleme koştur koştur bin, o sırada çarptığın adamlar falan aman canım kusura bakmasınlar, acelen var yahu! Bir tek sen varsın çünkü işe yetişecek, okuldaki derse zamanında gitmek zorunda olan! Şoföre selam verme, "kolay gelsin..." deme. Ne demişler "Şoförle konuşmayınız." İlk bulduğun boş koltuğa otur, ineceğin durağa kadar oraya civilenmiş gibi davran. Senden yaşlılar zar zor dikilsinler ayakta ama sen sakın yer verme. Önce binseydi canım, n'palım yani? Zorlayan olursa, kapa gözlerini uyuma numarası yap.

 

İş yerinde, okulda gördüğün arkadaşlarına selam verme. Hal hatır sormakta neymiş? Herkesin işi başından aşkın günümüzde, sadece iş! Öyle nasılsın gibi gereksiz suallerle yorma insanları.

 

Öğle vaktine kadar yine içine kurduğun o bencil dünyanda yaşa. Senden istenen işleri yap, yeter. Git bir öğle yemeği ye bakalım. Garsona siparişi ver, geciken 3 dakikanın hesabını sor. Ama sakın iyi bir dilekte bulunma.! O garson sen müşterisin ya herkes yerini bilsin. Elin garsonuna niye "kolay gelsin." diyecekmişsin.

 

Karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yaşlı olursa görmezden gel, eninde sonunda geçecektir elbet. Sen yolunda devam et. Yardımcı olmak mı? O nedir öyle?

 

Öğleden sonra yine rutin biçimde çalışmalarına devam et. Mesai biter bitmez, kaç oradan! Zilin sesini duyar duymaz koşar adım uzaklaş! Aman, biri muhattap olmaya "günün nasıldı?" gibi lüzumsuz sorularla ağrıtır başını. Ne gerek var, tıka kulağını son ses açık bir kulaklıkla, bak yoluna.

 

Arkadaşım günümüz kitabında yazmıyor;

-durakta beklerken diğerlerine selam vermek

-alt komşumuza bırakın selam vermeyi, adını bilmek

-iyi dilekte bulunmak

-eş / dost / arkadaş edinmek vb.

 

Bunlara nezaket kuralı derlerdi, babaannem zamanında yaşayanlar. Onlarla beraber girdi bu kurallarda mezara.

 

Söyleyin Allah aşkına, artık şu fabrikalardan çıkan robotlardan ne farkımız var? Giyim tarzımıza, saç modellerimize kadar aynıyız!

 

Modern yaşam sadece kentsel bir değişim, çarpık yerleşme vs. ye sebep olmadı... Bizi de robotlaştırdı. Sonumuz hayrola!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizde iyi bir yazarlık damarı var..Sizin yaşınızda iken Milliyet Blog gibi imkanlarımız yoktu. Özel defterlerimize yazdık ne yazarsak..Sizler bu imkanları kullanın..Selamlar başarılar..

mustafa semih arıcı 
 24.10.2012 23:59
Cevap :
Teşekkür ederim evet burası ve internet büyük bir nimet.  25.10.2012 12:55
 

Blogunuzu ve sonrasında da hakkımda sayfanızı okudum. Blogunuzda kendi kişisel gözlemlerinize dayanarak günümüzün eleştirisini çok esprili ve güzel bir şekilde yapmışsınız. Haklısınız insanlar giderek robotlaşıyorlar. Tanıtımınızda da "bir kütüphane dolusu kitap" okumaktan bahsediyorsunuz. Kitaplardan okuduklarınızla dünyayı anlamaya başladığınızda siz kendi gözlemlerinizden vaz geçip başkalarının gözlemleri, duygu ve düşünceleri ile dünyayı yorumlamaya başladığınızda biraz daha robotlaşmış olmayacak mısınız? Kütüphaneler dolusu kitap yazanların sizden daha akıllı insanlar olduklarından o kadar emin misiniz? Bence yanılıyorsunuz. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 17.10.2012 10:13
Cevap :
Benden de size selam olsun. İlginizden dolayı çok teşekkür ederim. Haklısınız, kitap okurken başka bir pencereden yazarın olduğu taraftan görürüz olayları, anlatılanları... Onun yazdığı gibi düşünmemizi isterler. Filmlerde de böyle değil mi;? Yönetmenin-senaristin ve bir ekibin çabayla hazırladığı bir filmi siz birkaç saatte izler çıkarsınız. Ama olması gerekeni değil, onların göstermek istediklerini görürsünüz. Kitap okumakla veya film izlemekle robotlaşılmaz. Bu okuduğunuz kitaba da bağlıdır, elbette. Kitaptaki dünyayı görür ve onu sentezlemeye çalışırsanız yani her zaman her ne yapıyor olursanız olun sorgularsanız robotlaşmazsınız. Çünkü robotlar sorgulayamaz, düşünemez, araştıramaz, ayırt edemez. Ufkumuzu geliştirmek için her zaman her yerde okumaya, izlemeye, dinlemeye, iletişime ve sorgulamaya ihtiyaç var.   18.10.2012 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 201
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster