Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
211
 

Rutin hayat ve içsellik (Aynaya dair)

Rutin hayat ile beraber içsellik olarak tanımladığımız durumun içi içe olduğunu göz önüne getirelim, nedir bu içsellik, 

Öz deniyor ,"bir ben var benden içre deniyor","her ne ararsan kendinde ara" deniyor,"ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm " demekte Yunus,"enel hak "demiş Hallaç ,"Tanrıdan nicelik değil nitelik emareleri isteyin"bu söz felsefe alimi Spinozadan,"Eski Yunan felsefesinde Plotinos", Britanya'da William Wordsworth ve Samuel Coleridge; Almanya'da Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel; Amerika Birleşik Devletleri'nde Walt Whitman, Ralph Waldo Emerson ve Henry David Thoreau isimli düşünür ve filozoflar ve daha bir çok burada belirtemeyeceğimiz düşünür başka yerlere atılan tanrıyı olan her şeyde görenler demekte. Bu arada "Ben o yum" diyen " Sri Nisargadatta Maharaj"ı unutmayalım.

Görüldüğü gibi ortada rutin hayat ile yukarıda belirtmeye çalıştığımız içsellik hususu bir manada birleşmekte, oysa problem bir ayırımın olduğuna kandırılmış yani monoteizm aldatmasına kapılmış ayıran bilinçlerin olduğu ortamda yaşamı sürdürebilmek ,

Bu inanç hali new age li bilince pek kaçmadan söylenebilirse bu aldatılmış çoğunluk için normal olarak kabul edilebilinir, zira nötral bir atomun dahi dışarıdan bir tesir almamışsa doya doya ayrılığı tatması deneyebilmesi gerekir. Onu birleşmeye yani molekülleşmeye zorlayan faktörler ayrılığın artık bittiği anlamına getirir işte onu bu yollara iten tesir her ne kadar zamanımızda monoteizm zorlaması altında dahi olsa da işte içselliğin devreye girmesi olarak tarif edilebilinir, içsellik bu itilimi sağlamıştır yani bire doğru yolculuk..

İçselliğin harekete geçmesi mutlaka zorlu bir durumla karşılaşma ile olmaktadır, zira varlık durağan halde çok rahat, memnun ve yerinden kıpırdamayı istemez bir haldedir, bazı ağızlarda tanrısal düşüklük diye tarif edilen bu madde halinin zorluklarla motive edilmesi en sonunda bu yaşadığımız bu kaotik durumu yaratmıştır, yani zorlukların içindeyiz..

Sonuç olarak bu zorluğu aşabilmek kişinin bilgiyle donanması ve kendindeki bu içsellik kapılarını idraklerle açması ve o aynanın olduğu son odaya ulaşması lazım. Aynada kendini gören artık herşeyde kendini görecektir ama göremeyenlerin çok olduğu bir ortamda yaşadığının da bilincinde olacaktır..

O halde o kişiye illüzyonlarla donatılmış bu yaşamda yer almak rol yapmak değil de nedir..

Nil ALAZ, izmirli doksanyedi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Yani zor oyunu elbet bir gün bozacak diyorsunuz. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 31.03.2017 18:54
Cevap :
Evet sayın dostum ,zor oyunu bozar terimi yerinde bir tanımlama ,ancak konuya daha kuşbakışı bakarsak zor oyunu bozduktan sonra düzeltir de diyebiliriz ,bunun ne demek istediğini sizin düşünsel mecranıza bıraktığım gibi bana bazı dörtlüklerimi yazma motivasyonu verdiniz sağ olun ..  01.04.2017 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 26.01.17
 
 

Dante gibi yarısındayız ömrün diyen Cahit Sıtkı Tarancı'nın belirttiği orta yaşın iki mislinden f..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster