Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '12

 
Kategori
Müşteri Hizmetleri
Okunma Sayısı
662
 

Sabah giydiğim Sk...tr botlar öğleye döküldü

Sabah giydiğim Sk...tr  botlar öğleye döküldü
 

 

 

Kasım ayının 20’li günleriydi… bot ya da kalın tabanlı ayakkabı giymeye gereksinim duydum. Elime botlar geçti, onları giydim; Sk...tr marka. Ayakkabı alırken de illa şu marka olacak diye aramam aslında, kaliteli olsun yeter. Bu botu da, ya beğenerek ya da mevsim sonu satışlarda ‘uygun fiyat’ bulup, yedek olarak almışımdır büyük olaslıkla. En fazla bir yıl olduğunu sanıyorum. Hadi olsun bir buçuk yıl.

 Antalya’da hava  biraz geç soğuduğu için geç giydim kış ayakkabısını.  Bu tip ayakkabıların, ülkemizin en az giyilen bölgesi olmalı burası.

O sabah botları giyip gittim işime, “iyi de yapmışım ayaklarım ısındı hiç olmazsa” diye de sevinerek. Öğle saatlerinde dışarı gidip gelirken ayaklarımın altında fazlalıklar hissetmeye başladım. Arada bir sıyırıyorum ayağımı ama, eğilip te bakmadım. Bir ara geçtiğim yerde bir ayakkabı tabanı parçası gördüm, ayağımda da az bir hafiflik; hani, fazlalık varmış ve takılıyormuş gibi oluyordu ya!.. Nedense ayaklarıma bakmak geldi aklıma. O da ne!.. Sağ ayak tabanın bir kısmı yok, demek  yerdeki benimmiş!

İşim bitmedi, öğle saatleri biraz da yoğun oluyor. Bu arada yine, yürüdükçe hem ayaklarımda takılmalar olmaya, hem de bir süre sonra ayaklarım hafiflemeye başladı. Ayak tabanlarım sıva dökülür gibi dökülüyor resmen. Hayretler içindeyim, arada bir bakıyorum tabanlara, arada da ayakkabıdaki markaya; Sk...tr’a!.. Sk...tr değil, sanki ‘sıkı dur!’ diyor botlar bana. Her ikisinin tarak kısımları da ortadan ayrıldılar. Üstü yepyeni duruyor botların ama, her adımda tabanlarımdan parçalar kopuyor. Sanki asit döküldü!

Fatura dosyalarımı karıştırıyorum, ne fiş ne fatura yok. Aldığım mağazayı da anımsayamıyorum. Aklıma markası, Sk...tr’ı aramak geldi. Adnan Bey çıktı en sonunda, yetkili olarak telefona. Anlattım durumu. Beni mağazaya yönlendiriyor, ben direniyorum. Belge bulamadığımı, aldığım mağazayı da net olarak anımsayamadığımı, tam olarak ne zaman aldığımı da hatırlayamadığımı, sadece, olanlar sonrası “belki marka sahip çıkar’ düşüncesiyle kendilerini aradığımı anlatıyorum. Hatta Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘Sadrazam Hamamda’ şiirinden anımsatmalar yapıp, “akşama ayakkabı bitecek” dedim; http://alsahindex.blogcu.com/sadrazam-hamamda-umit-yasar-oguzcan/1619903

Baktı inatçı biri var karşısında, ‘kerhen’ bayileri Deniz Ayakkabı’ya teslim etmemi söyledi. Kargo ücretini ödemem gerektiğini belirtmeyi de ihmal etmedi.  Belirttiği firmaya ayakkabıları teslim ettim. Birkaç gün önce aradılar ve, iade olarak geri geldiğini söylediler mağaza yetkilileri. Bugün aldım sonunda üstü sağlam, altı dökük botlarımı. Kargo ücreti de istemediler bu arada… İçinde bir de rapor var. Antetli kağıt matbu bir evrak, kişiye özel bir yazı değil. Anlaşılıyor ki, bu tip şikayetlerle sık karşılaşıyorlar. Herkese ayrı rapor yazacak değiller ya, tarihi yaz, imzala, bir de kaşe bastımı tamamdır:  Öncelikle Sk...tr’ı tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Ürünle ilgili şikayetiniz değerlendirilmiştir. Ancak almış olduğunuz ürün eski sezona ait olduğundan garanti kapsamı dışındadır. Garanti süresi dolduğu gibi  kullanım ömrünü de tamamlamış bir üründür. Bu nedenle teknik olarak da herhangi bir şey yapılamayacağı gibi ürünün yenisi ile değişimi de söz konusu değildir. Bilgilerinize sunar sağlıklı günler dileriz. Saygılarımızla.”  Eski sezona ait olması red gerekçesi, ilginç!

Aracı firmada, Sk...tr’ın gönderdiği yazıyı yorumladık ve sordum yetkiliye ‘nasıl oluyor böyle’ diye. Bir personel de baktı ayakkabılara ve “üç yıl önceki model bu” dedi. Yetkili, “eskisi gibi değil üretimler. Evet, üstü sağlam ama, altları ortalama iki yıl dayanıyor, o sürenin de bir kısmı mağazada geçiyor. Sonunda bu durum ortaya çıkıyor” dedi. Durum buymuş! Ayakkabılarını satan bayi yetkilisi söylüyor.

Benim kusurlarım:

*Belge ibraz edemiyorum

*Aldığım mağazayı anımsayamıyorum

*Markaya güvenip ürün alıyorum

Haklı olduğumu düşündüğüm beklentilerim:

*Botlar mevsimlik ayakkabıdır, gündelik değil. Antalya koşullarında kışın bile kaç gün giyildiğini en iyi üreticileri bilir.

*Garanti süresi konulu bir iddiam yok, sadece marka ürününe sahip çıkabilir beklentisi içindeydim.

*Esas beklentim de, altı parçalanan ayakkabının üst kısmının hasarsızlığının görülmesiydi. Ürün değişimi için yeterli nedendi.

Eskiden yeni bir ayakkabı aldığımızda görenler, “…ayağında paralansın” diye dilekte bulunurlardı.

Benim Scooter marka botlar da ayağımda paralandı maalesef; sabahla-öğle arasında!

Logolarının altında şu slogan var: "Neden Sk...tr ayakkabı neden"  Şimdi ben sorayım: "Neden Sk...tr ayakkabı", neden?

 

Konunun özeti : Markaya güvenip ürün alma!

***

Not: Aşağıda galeride, anlattığım bot öykümün fotoğrafları sizi tebessüm ettirecektir mutlaka.

 

Benzer bir sorun İzmir’de de yaşanmış, Mesut Selek hocam da şu blogla ironi yapmıştı:

http://blog.milliyet.com.tr/tuketici-haklari-mi--o-da-ne-demek--/Blog/?BlogNo=391184

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1064
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster