Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '09

 
Kategori
Doğal Tedaviler
Okunma Sayısı
1787
 

sağlıklı yaşam için detoks gerekir mi?

sağlıklı yaşam için detoks gerekir mi?
 

Ne yazık ki her konuda olduğu gibi kendimize faydalı kavramların dahi içini boşaltıyoruz. Sonra bu fos çıktı diyoruz.

Detoks asla sebze meyve suyu içerek yapılamaz. Bunu yapmak kendi kendini iyi hissetme ve gerekeni yapmaktan ziyade birşeyler yaparak "kendime birşeyler yaptım" diye düşünmektir.

Öncelikle toksinlerin atılma mekanizması konusunu kısaca inceleyelim.

Vücudumuzun detoks yeteneği olmasaydı zaten metabolizma ve yaşam denen şey olmazdı. Normalde her hücre içinde oluşan metabolizma a(r)tıklarını yani toksinleri dışına atar. Hücre dışına atılan ama hala doku ve organ içinde olan toksinler kana ve lenf sıvısına geçip vücut dışına atılma aşamasına geçerler. Karaciğer ve safra kanalıyla bağırsaklara böbrekler vasıtasıyla idrara cilt altı dolaşım yoluyla derye ve akciğerler ile havaya atılmaya çalışılır. Vücudu tam olarak terketmediği sürece hala toksinler vücudumuzun içindedir.

Yediğimiz en faydalı şeyden dahi metabolizma sonucu toksin çıkar. Bunlar az miktarda ise bir sorun teşkil etmez. Az derken birkaç aşama söz konusu. Birincisi o maddeden az yemek. İkincisi 100 birim üzerinden dersek mümkün olduğu kadar 0'a yakın atık çıkacak gıdayı tercih etmek. ve sizin vücudunuzun bunu detoksifiye etme kapasitesi sonucu en az toksin oluşurken oluşan toksinleri ise dışarı atmak. Bunlar bir sistem işidir ve birbirini takip eder. Konunun daha rahat anlaşılabilmesi için evinizde mutfak atıklarını düşünün. Bunlar çöp tenekesine gidecek. Çöp arabası gelmeden bunlar evin dışına çıkartılacak. Çöp arabası bunları çöp dökme istasyonlarına taşıyacak.Bu sistemde bir aksama olması çöplerin sizin evde kalması demektir.

Bir de dışardan istemeden alınan toksinler var. Cep telefonları ve televizyonların vb aletlerin yaydığı elektromanyetik kirlenme, deterjanlar, kozmetikler vb malzeme kullanımı, ekolojik olmayan yani böcek ilaçları ile ilaçlanmış gıdalar (sadece organik demiyorum), tuz kullanmak (rafine tuzda gerçek tuzun mineralleri yoktur. Bir de üstüne zararlı Al vb maddeler vardır), iyi su diye plastik damacan suyu içerken sebze meyveleri şebeke suyu ile yıkamak, klorlu havuzda yüzmek, barbekü yapmak,

Vücudumuzun temizleme kapasitesinin üzerinde toksin oluşur veya biz bu toksinleri dışardan alırsak vücudumuz bunları temizleyemez. Çok basit bir örnek. Hangi ev kadını 1000 m2 lik evi tek başına temizleyebilir veya 200 m2 lik ama saatte onlarca kişinin girip çıktığı yemek yediği yeri bulaşıkları temizleyebilir? Her ev hanımı bu durumda herhalde 1 değil birkaç yardımcı alırsa işler aksamadan gidebilir.

Peki toksinler neden fazla? Parfüm kullanan var mı? Güzel kokulardan hoşlanan?. Sigara içen? Alkol alan? Çok yiyen? Kilo alan? Tatlılara hayır diyemeyen? Hamur işlerini çok severim diyen? Bulaşıkları temiz olsun isteyen? Su içen? Hazır gıda yiyen? Paketlenmiş raf ürünü satın alan? Kasaptan et alan? Şampuan kullanan? Dişlerini fırçalayan? Saçlarını boyayan?

Aklınıza ne gelirse yaptığınız ve normal sandığımız her şey ya toksin içeriyor ya da toksin oluşmasına neden oluyor?

Cildinizin kırışması dahi detoksa ihtiyacınız olduğunun bir göstergesidir. Eğer cilt dokusu toksinleri atar ve kendine faydalı gıdaları alırsa 20 yaş cildi hayatınızın büyük kısmında kalır.

Gerçek detoks nasıl yapılır?

Elektromanyetik alan düzenlemesi, kolon hidroterapi, kan dolaşımını düzenlenmesi, hücre sağlığı için gerekli vitamin, mineral, fitobesleyici, esansiyel yağ asitleri ve amino asitlerin gereken ve doğru oranlarda alınması, vücudun anti oksidan kapasitesini artıracak önlemlerin alınması, doğru yaşayan kendi kendini temizleyen suyun kullanılması, doğru nefes alma teknikleri ve doğru beslenme planı ile yapılır. Bu bir sanattır. Eğer bir kişi sebze meyve suyu içerek detoks yaptım diyorsa bu bir 100 sayfalık kitap okuyup 4 yıllık bir üniversite bitirdim demek ile eş anlamlıdır.

Çözüm her zaman vardır. Yeter ki öğrenmeye açık bir zihin oluşturalım ve önyargılardan uzak düşünelim.

Doç.Dr.Nuri Haksever

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doç. Doktor. Nuri haksever benim kasımpaşa deniz hastanesinde komutanımdı. Bütün doktorlarımız çok iyiydi ama nuri albay çok daha farklı bey efendi, cana yakın ve samimi bir insandı. Kendisinin görev yaptığı zamanda bulunduğu hastanede askerlik yaptığım için gurur duyuyorum. Yine çok başarılı olduğunu günümüzde sağlık konusunda insanlara doğru yardımı yaparak gösteriyor. Başarılarının devamı diler her iki delikanlı ellerinden öperim.

Mustafa Özsarioglu 
 10.03.2010 9:52
Cevap :
Güzel sözleriniz ve düşünceleriniz için çok teşekkürler. Eğer insanlara yardımcı olabiliyorsam görevimi yapıyorum demektir.  10.03.2010 19:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3459
Kayıt tarihi
: 14.01.09
 
 

Doç.Dr.NURİ HAKSEVER 1979 İstanbul Tıp Fakültesi girişlidir. 1985 yılında birincilikle GATA Tıp fakü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster