Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Zeynel Abidin KAPLAN

http://blog.milliyet.com.tr/zak

06 Ocak '09

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
13042
 

Sağlıkta sevk zinciri nedir? Neden ertelendi??

Sağlıkta sevk zinciri nedir? Neden ertelendi??
 

Sağlıkta dönüşüm programının en önemli ve belki vaz geçilmez argümanı sevk zinciri. Yani hastaların birinci basamaktan başlayarak, sevk edilirse şayet, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına gidebilmesi.

Biraz daha açıklayıcı olsun istersek şöyle diyebiliriz.

Sağlık kuruluşları basamaklara ayrılıyor. Bunlar birinci basamak yani sağlık ocakları veya şimdiki hali ile aile hekimliği merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri. İkinci basamak olarak adlandırılan devlet hastaneleri ve üçüncü basamak olarakda üniversite hastaneleri.

Birinci basamak sağlık kuruluşu koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere bebek, gebe takiplerinin yapıldığı ve muayene hizmetlerininde tüm bu hizmetler yanında verildiği yer demek. Buralarda genellikle pratisyen hekimler veya aile hekimleri, hemşire, ebe, sağlık memurları çalışırlar.

Bu basamakta sağlık giderleri daha düşüktür. Yani tedavi edici sağlık hizmetlerinde şöyle denir: Basit soğuk algınlığı gibi rahatsızlığı olanlar, kronik hastalığı nedeniyle kullanması gereken ilaçları olanlar, devlet hastanelerine hatta üçüncü basamak olan üniversite hastanelerine gitmesin.

Birinci basamakta tedavi edilenler edilsin edilemeyenler ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına sevk edilsin. Böylece hastanelerde meydana gelen yığılmanın önüne geçilsin.

Hakikaten son yıllarda sevk zinciri uygulaması olmaması nedeniyle soğuk algınlığı olan vatandaşta çok ağır hastalığı olan vatandaşta soluğu üniversite hastanesinde alır oldu. Haliyle yığılma nedeniyle yani basit hastalığı olanın yarattığı kalabalık nedeniyle ağır hastalığı olanlar tedavi olmakta güçlük çekmekteler.

Şu ana kadar anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi sağlıkta sevk zinciri uygulaması bir çok yönden anlamlı ve gerekli.

Fakat gelin görünki hükumetler bu sevk zincirini uygulama noktasında hep sıkıntı çeker oldular. 2008 Kasım ayından bu yana pilot olarak dört ilde (Bayburt, Denizli, Isparta, Gümüşhane) sevk zinciri uygulanmaya başlandı. Son yıllarda her şeyin pilotu moda oldu, bu pilotlar umarım bizi uçurmazlar.

Her neyse sevk zincirinin pilot olarak uygulandığı illerde iki aydan bu yana çok ciddi sıkıntılar yaşanmakta ve sağlık çalışanları oldukça zor durumda. Tabip odaları bu illerde yaşanan sıkıntıları tam anlamıyla kaos yaşanıyor diye tanımladılar.

Şimdi biraz kafanız karışmış olabilir, hem sevk zinciri uygulaması mantıklı ve gereklidir diyorsun hemde uygulanan illerde kaos oldu diyorsun diyebilirsiniz. Haklısınız.

Şimdi durum şu. Evet, sağlıkta sevk zinciri gerekli bir olgu ancak bu uygulamayı başlatmadan önce gerekli hazırlık ve alt yapı çalışmasını yapmak şart.

Hükumette alışkanlık oldu. Biz ne istesek hemen istediğimizle aynı isim adı altında istediğimiz tam tersi bir uygulamaya girişiyor ve bakın bunlar istemişdi şimdide karşı çıkıyorlar deyiveriyor.

Örneğin tam gün yasası yıllardır istediğimiz ve savunduğumuz bir uygulama ama adına tam gün yasası adını verdikleri ve sonuçta sağlık çalışanlarını yoksulluğa ve güvencesiz çalışmaya iten bir yasa tasarısı hazırlıyorlar.

Yine performans, kalite, verimlilik adı altında sağlıkta hiçde kabul edilmeyecek özelleştirme uygulamalarına girişmekten çekinmediler.

Konuyu fazla dağıttık. Toparlayalım. Sevk zinciri uygulamasından ve uygulamaya geçmeden önce gerekli hazırlıkların ve altyapının oluşturulmasından bahsediyorduk.

Hükumette iki aydan bu yana sevk zinciri uyguladığı illerde gördü ki bu konuda ciddi sorunlar var. Tüm bu sorunlara rağmen sevk zincirini uygularlarsa önümüzdeki yerel seçimlerde oy kaybı gibi bir sıkıntı yaşayacaklar, uygulamayı seçim sonrasına yani altı ay sonrasına ertelediler.

Esasen yapılması gereken ilk adım ertelemek ikinci adımsa gerekli hazırlıkları yapmak.

Nedir o hazırlıklar?

İlk olarak birinci basamak sağlık hizmetlerinde aile hekimliği uygulamasından vaz geçmek ve sağlık ocaklarını personel, bina ve tıbbi malzeme bakımından desteklenmiş bir şekilde yeniden açmak.

Daha sonra yıllardan bu yana kamuoyunda yerleştirilen “ne olursa olsun uzman doktor isterem, hatta mümkünse soğuk algınlığıma bir profosör bulayım” saplantısından vatandaşı kurtarıcı önlemler almak. Bununda yolu pratisyen hekimlerin yıllardır elinden alınana itibarlarının hak ettikleri noktaya getirilmesi.

Birinci basamakta çalışan tüm sağlık çalışanlarına insanca yaşayabilecekleri temel ücret vermek ve koşulsuz birinci basamaktaki bütün uygulamaları ücretsiz yapmak.

Bu kadar önlemi bu hükumet alır mı? Çok umutlu değilim ama çıkmamış candan umut kesilmez derler.

Sağlıcakla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1271
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Halen Manisa'da yaşıyorum. 1974 Erzincan doğumluyum. Sağlık Teknisyeni (Laborant) olarak çalıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster