Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
362
 

Sarı lekeler

Sarı lekeler
 

 

Boş leylek yuvalarında gözüm... “Erken daha” diyor içimdeki ses... Omuz silkip biraz da küçümseme ile “biliyorum” diyorum...

Merak benimkisi... Beklenti, umut... Neyse işte! Havalar ısınsın, arabanın ön camından gördüğüm süt rengi, yeşilin bilmediğim tonlarına dönüşsün istiyorum...

 

Kimi zaman bir yere varmayacağını düşündüğüm buzdan yolda gidiyorum...

Sığırcık kümeleri, serçe sürüleri, güvercinler...

“İyi insan” gibi hissetmek için, kar yağdığında kuşlar yesin diye ekmek ufalarız balkona...

Kargalar gelince bozuluruz... Kargalar da bildiğin kuştur oysa!

 

Çığlık çığlığa bir ambülâns geçiyor yanımdan, çok geçmeden yüzü gözü şalla kapatılmış biri el ediyor;

“ İleride kaza var arkadaşım, kamyon devrilmiş...”

Yol kapalı demek!

Geri dönmeyi gözüm kesmiyor...

Geri dönmeyi kesmeyen gözüm benzin ibresine gidiyor, depom dolu... İçim rahatlıyor... Bir köy minibüsü duruyor arkamda, kapılar açılıyor, inen yolcular, komut almış gibi sırtlarını dönüp işemeye başlıyor... Çeşitli yaşlarda altı adamın aynı anda kendilerini bu hale sokması neden bilmem garip gelmiyor!

Sarı lekeler kalıyor karın üzerinde ve hayali siydik kokusu geliyor burnuma...

Ardından, endişe ile karışık soru işaretleri beliriyor dikiz aynasında;

Ya yol açılmazsa?

Ya burada sabahlamak zorunda kalırsam?

İçimdeki ses yanıtlıyor soruları;

“ Açılıııır...”

“ Sabahlasan ne olacak, benzinin var... Hem hikâye peşinde koşmuyor muydun?”

İniyorum arabadan, bir sigara yakıyorum...

Soğuk içime işliyor...

Sırf laf olsun diye az önceki sarı leke ressamlarından en yakın olanına yolculuğun nereye olduğunu soruyorum... Uçakta yan koltukta oturan birine nereye gittiğini sormak gibi bir şey...

“Uzunköprü’ye, pazara” diyor adam...

Günlerden perşembe demek!

“ Sen nereye?”

“ Ben de Uzunköprü’ye”

“ Adaş niye çıktın bu karda kışta yola?”

“ Gece Keşan’da kaldım, Uzunköprü’de de işim vardı...”

“ Siz niye çıktınız?”

“ Pazara dedim a! Versene bi sigara...”

Tereddüt ediyorum bir an, yol açılmazsa ne yaparım diye geçiriyorum içimden, “yok” demeyi de kendime yediremiyorum, paketi uzatıyorum...

“ Ne iş yapıyorsun sen?”

“ Gazoz satıyorum...”

Gülüyor...

“ Bu karda kışta gazoz içer mi millet, hiç akıl yok sende de...”

Gülüyorum...

“ Gazozcunun iyisi bu havada belli olur! Sıcakta herkes satar...”

“ Pirimi iyi veriyorlar demek! Paranın gözü çıksın... Teyzemin oğlu da... ... da çalışırdı, battılar sonra... Ne oldu bilmem! Bakkal dükkânı var şimdi...”

“ Üşüdüm ben arabaya biniyorum...”

“ Hakkını helal et, sigara verdin...”

“ Helal olsun...”

“ Benden yana da helal olsun...”

 

Sıkıntıdan radyo kanalları arasında gezmeye başlıyorum, yerellerden birinde istekler var... Kendine Dj diyen çocuğun verdiği numarayı tuşluyorum... Açıyor...

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya hu Ali sen bu yazıları derleyip toplamazsan yazık olur o harcadığın benzine..demedi deme..:))..''Kargalar gelince bozuluruz..kargalarda bildiğin kuştur oysa'' demişsin ya doğru.. doğamızda var herşeyimiz şartlı şurtluda ondan dır diye düşündüm..bende bu günlerde kar buz yollardayım sorma..seviyorum aslında kışı/karı ve tabi diğer mevsimleride.. korksamda yolda olmak hoşuma gidiyor..selamlar

cinford 
 06.03.2012 11:53
Cevap :
Ağaya mazot beleş Ali Ağbi, yolculukların hepsi iş sebebiyle... Bana kalsa karda kışta çıkmam yola... Yazıları derleyip toparlamayı düşünmüyorum, böyle daha iyi gibi sanki! Güneş göstersin yüzünü be ağbi, sıkıldım ben : ))   07.03.2012 23:22
 

Sevgili Ali, yazının tamamı çok güzel de o ''Komut almış gibi...'' işeyenler var ya koptum sabah sabah. Gerçekten niye kızarız kargalara ?

Adil Serkan SATI 
 06.03.2012 9:56
Cevap :
Fırsat bu fırsatçılık var... Ya minibüsün kapısı kilitlenir de yolcular içeride mahsur kalırsa! Pete çüğdürmek de var ! : ))  07.03.2012 23:24
 

Bugün karganın biri sokakta elimdeki simit parçasına pike yaptı. Ödüm patladı... Soğuklar sürdükçe hayvanların açlıktan cesaretleri arttı. Bu arada hangi şarkıyı istediğinizi yazmamışsınız, merak ettim :))

Nilgün Akad 
 29.02.2012 21:37
Cevap :
Açlık daha mı cesur, daha mı arsız yapıyor Nilgün Hanım? “Açlık terbiye eder” diye düşünülür oysa! Yol durumunu sordum radyoda kendine DJ diyen çocuğa... : )   01.03.2012 0:48
 

gençliğimden bir 11 ay geçirdim oralarda...Malkara yukarı kışlada...kar-buzla en içli dışlı olduğum günler...bir Mersinli için accayip anıları çağrıştırdın gene bu güzel yazıda...''gazoz satıyorum'' yerine ''dondurma-eskimo satıyorum'' cevabını düşündüm ben...gülümsüyorum sabah sabah...eyvallah...

nedim üstün 
 29.02.2012 8:33
Cevap :
Eskimo’yu gazozun yanında promosyon veriyoruz Sayın Üstün : ))  01.03.2012 1:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster