Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1842
 

Sarışın göğüs çatalı düşlemek...

Sarışın göğüs çatalı düşlemek...
 

MB ülkenin geleceğine dair söz söyleme cesareti olan yurdum insanının -katılalım veya katılmayalım-  düşüncelerini ifade etme olanağı bulduğu sanal ortam olmak yerine arkadaşlık sitesi, evlilik sitesi olma yolunda  yol alıyor!

Bu mudur?

Murat, meram amaç bu mudur?

Eğer öyleyse gaz kesmenin anlamı yok; MB arkadaşlık sitesi, evlilik sitesi deriz olur biter!

Evde kalmış kız kurularının, müzmin bekârların vuslata ermesi için ortam hazırlamanın bahtiyarlığı ile koltuklara kurulup keyif etmenin zamanıdır! 

Çöpçatan olmanın ne zararı var? 

Lafı eveleyip gevelemenin anlamı yok, bu saatten sonra; memlekete hayırlı ve uğurlu olsun!

Sanal alemde onca medya/ortam varken MB’ye yüklenen bu misyonun gereği var mı diye soracak olursak vallahi “-parayı veren/editör- patron bilir!

Parayı veren MB’nin arkadaşlık sitesi olmasını istiyorsa söyleyecek sözümüz olamaz, çünkü gönüllü köle olmayı seçmiş biz okuryazar tayfasının seçme ve yol yordam önerme şansı yok değil mi?

Kendini gerçek yaşamda ifade edemeyen, dost vb ortamlarda bulunma olanağı bulamayan yurdum insanının ekranın arkasına saklanıp ”gibi” yaparak toplumda var olan iletişimsizliğini öteleyerek; “gibi” yaparak sosyal medyayı kullanıp kendin var etme sürecine katkısı olacaksa MB’nin, yolunuz açık olsun!

Asosyal figürlerin eş/arkadaş edinmesi kusur mu diye soracak olursanız vallahi benim açımdan bir mahzuru yok.

Sorun MB bir eş dost arkadaşlık sitesi mi yoksa bu memleketin sorunlarına çözüm sunan bir fikir/düşünce sitesi mi olacağı ile ilintili.

Demem o ki MB bir yol ayrımındadır.

Ötelemenin âlemi yok gibi.

MB sanal alemde oluşmaya evirilen bu arkadaşlık sitesi algısını ya kabullenip yoluna devam edecek, ya da her türlü düşüncenin paylaşıldığı, söyleyecek sözü olanın sözünü paylaştığı bir site olarak yoluna devam edecek!

Ötesi, dahası  var mı? Yok!       

***

Eskiyi özlüyorum!

Farklı düşüncelerini ifade eden bloggerlerin görüşlerinin arenaya çıktığı MB günlerini, zamanları özlüyorum. Zararı yok en acımasız biçimde/biçemde saldırsalar keşke! Razıyım ama MB eşbulma/arkadaşlık sitesi olmasa!

Zararı yok yazdığım yazılardan ötürü beni gayya kuyusuna atsınlar! Canlı canlı gömsünler sanal alemin sözcükler mezarlığına; düşüncelerimi eleştirdiler diye gocunup itiraz edersem taş olayım! Ama MB sığlaşmasın, banalleşmesin, arkadaş bulma sitesi olmasın değil mi sayın okur.

***

Olmaz.

Konjöktür gereği olmaz!

Muhalif olanın M.Altan gibi derdest edilip kovulduğu zamanımızda belki de en iyisi arkadaş bulma jargonuna kapılıp eyyam yapmak!

Sarışın göğüs çatalı düşlemenin ceremesi yok!

Zor zamanlar!

Muhalif olmak eleştirmek mesele mesela yani örneğin!

Yanlışa yanlış demek  için “onay” alındığı güzide zamanımızda eğer yalnızsan, başını yaslamak için sıcacık sarışın bir göğüs çatalı düşlemenin ne zararı var değil mi sayın okur! Yetmez ama evet yani, mahsuru yok vallahi de, MB’de işiniz ne deme hakkımı kullanıyorum, yoksa gözümüz yok sarışın göğüs çatalı düşünüz ile!

***

Eh hayırlısından bir eş, hazerfen olmak için şart değil mi?

Yalnız bu hazerfen kurulu düzene inat uçmuştu yanlış anımsamıyorsam! Soytarılar/dalkavuklar sonuna kadar karşı çıkmışlar ve padişah efendimizin(!) şerrine uğramıştı hazerfen! Sürgün yemiş aklın ve bilimin ötelendiği Osmanlıda işler güllük/gülistanlık devam etmişti!

***

Sarışın esmer fark etmez, yaslanacak bir göğüs çatalı ise düş, asıl olan sorun  kurulu düzene vesayete biat/isyandır değil mi. Maazallah bulaşık bir virüs sonucunda haremden karı kaçırmış muamelesi görmekte mümkündür!

”Tez kellesi vurula!”diye hüküm vermeden HSYK savcıları; haklılığı/sevdayı ispat için bilimin namussuna emanet etmek ten başka çıkar yol yoktur hani! TUBİTAK ne der bir bekleyip görelim hele…

***

Laf sınır tanımıyor, sözcükler harflere isyan edip elimde olmadan sıralanıyor world sayfasına, biraz sonra sanal alemin sonsuzluğuna salacağım sınır tanımadan ve benim olmaktan çıkacaklar. Yanlış/doğru sarışın/esmer göğüs çatalı düşü ne yazarsam yazayım asıl olan MB’nin arkadaş bulma sitesi olmaması bana göre. İsterim ki bahar olsun kış olsun, fırtınalar kopsun, isyan olsun, düş kurulsun, muhabbet olsun ama sığ olmasın!

Çocukların babalarına hasret doğduğu topraklarda parmaklıklar arasından boy göstermesin karneler!

Özlemek olmasın, baba teni kokusuna hasret büyümesin çocuklar!

Baba hasreti ile büyüyen çocukların yanında ne ki sarışın/esmer göğüs çatalı düşü!

***

Sevmek ne ki!

Özgürlük ne ki!

Düş ne ki!

Buğulu gözlerle bakarken zindanın demir kareli penceresinden, bir çift güvercin kanadında havalanıp odasında uyuyan bebeğini koklayıp tekrar dönmek Silivri zindanlarına, ne ki!

Özgürlük, özgürlük, özgürlük…

***

Yumruklamak soğuk duvarları, yıkmak, düş kurmak…

150 Bin tutsak alacak cezaevleri yapılacakmış, şimdi onurluca yer ayırtmak gerek, sarışın göğüs çatalı düşlemek   ne ki!

Sevda ne ki!

***

Son söz yerine; seni seviyorum!

Renkleri solmuş fotoğraflarını öpüyorum, özlem büyütüyorum.

Serçe telaşıyla yüreğim kabuğuna sığmıyor, mahkeme kurulsun istiyorum; haklı haksız çıksın ortaya lakin terazisi doğmaya tutsak olanın yargısı sevdamıza derman olmaz diye bilerek  isyan ediyorum.

 

Mesut Selek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya Nesimi... İç şarabı ye kebabı vur defe:-)))

yeşilsoğan 
 31.01.2012 22:09
Cevap :
Henüz vakit varken:-))  01.02.2012 2:18
 

Dikkat çekmiş olduğunuz nokta son derece önemli Necati Hocam. Ümit Culduz'un ifade ettiği gibi, her şey olsun ama, şu cıvıma işi olmasın. Son iki olay (İndirakadri ve Çamsarı mevzuuları) hakikaten bayağılaşmanın ne olduğunu adeta gözümüzün içerisine soktu. MB yöneitimi umarım bu bayağılaşmaların önüne geçecek adımları atar. Selamlar Saygılar.

Yıldız Nihat 
 31.01.2012 12:34
Cevap :
Teşekkür ederim katkın için...Selamlar saygılar...  31.01.2012 12:59
 

Necati Bey, her yazının bir alıcısı vardır. Yazı; yazanın bakış açısını da dünya görüşünü de sorumluluk bilincini de mücadele gücünü de ortaya koyar. Kimi jöle sürer, kimi sit-com gazetecilik yaparak "tavşan kardeşler"le oynar, kimi her devrin adamı olur, kimi dekolteli röportajlar yapar... Kimi de doğrular adına savaştığı için öldürülür. O öldürülenden de geriye "onur" kalır, "dava" kalır, "şeref" kalır... İşi özele indirip MB'ye gelecek olursak... Temel değerlere ve insan haklarına saygılı olduğu sürece her şey yazılabilir. Artık o yazının kalitesine de okur karar verir. Tek bir yazı -ve/veya birkaç- ile de MB o bahsettiğiniz alana dönmez. Dönerse o zaman kendini reddetmiş olur. Saygılarımla..

Eray Ergün 
 31.01.2012 1:53
Cevap :
Ayağa gelen pastan iyi gol çıkardım"Baba hasreti ile büyüyen çocukların yanında ne ki sarışın/esmer göğüs çatalı düşü! *** Sevmek ne ki! Özgürlük ne ki! Düş ne ki! Buğulu gözlerle bakarken zindanın demir kareli penceresinden, bir çift güvercin kanadında havalanıp odasında uyuyan bebeğini koklayıp tekrar dönmek Silivri zindanlarına, ne ki! Özgürlük, özgürlük, özgürlük… *** Yumruklamak soğuk duvarları, yıkmak, düş kurmak… 150 Bin tutsak alacak cezaevleri yapılacakmış, şimdi onurluca yer ayırtmak gerek, sarışın göğüs çatalı düşlemek ne ki! Sevda ne ki! *** Son söz yerine; seni seviyorum! Renkleri solmuş fotoğraflarını öpüyorum, özlem büyütüyorum. Serçe telaşıyla yüreğim kabuğuna sığmıyor, mahkeme kurulsun istiyorum; haklı haksız çıksın ortaya lakin terazisi doğmaya tutsak olanın yargısı sevdamıza derman olmaz diye bilerek isyan ediyorum."Sevgi ve dost selamlarımla...   31.01.2012 11:59
 

Yazıda en çok tekrarladığınız iki kelime " göğüs çatalı " bu bakış açınıza başka da söylenecek söz yok sanırım! Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 31.01.2012 0:25
Cevap :
Kabulet başlık çarpıcı! Benim bakış açımdan öte işbu yazı ayna işlevi görmektedir..."Göğüs çatalı" hikayesini Jöleli TVcinin yazın dünyasına armağan ettiği ni bilmeyen yok.Selamlar...  31.01.2012 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 813
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster