Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
674
 

Satrapi: Persepolis başlıyor!

Satrapi: Persepolis başlıyor!
 

Yazar ve yönetmen Marjane Satrapi Persepolis filminin afişi önünde


Siyasi haberler ve onların bizi sürüklediği nice bencil yorumlar yerine siyasi bir film izlemek istemez misiniz?

'Şah'ı Allah seçti!' mi değil mi?

‘Şah’a ölüm! Şah’a ölüm!’

‘Ülkeyi devrim karşıtı unsurlardan temizleyeceğiz’ gibi sözler İranlıların başına neler getirdi?

İşte 1978'den sonra Paris'te ve İran'da neler olup bittiğini bir de İranlı küçük Marjane'nın anılarından dinlemek ister misiniz?

‘Şah çekip gittikten sonra herkes birer devrimci kesilmişti… Şah ailesinin fotoğrafları kitaplardan yırtıldı… İçerideki düşmanlarımız bir anda birer ulusal kahramanlara dönüştü…’ mü dönüşmedi mi?

Birilerinin ‘Şu andan itibaren her şey daha iyi olacak…’ dediği ve İran’da ’Artık adil ve özgür bir hayat sürmek’ isteyen İranlıların başına gelenleri bir de olayların içinde yetişen Marjane Satrapi adlı İran’da 1794 ile 1925 yılları arasında egemenlik kurmuş olan Kaçar Türklerinden bir genç kızın anılarında yeri geldiğinde ‘herkesi öldürdüler’ başkaldırısını da içeren anılarından öğrenmekte yarar vardır.

Marjane Satrapi kimdir?

Çizgi film romancısı, canlandırma (animasyon) film yönetmeni ve çocuk kitabı yazarı Marjane Satrapi 1969'da Kuzey Batı İran'ın Hazar Denizi kıyısındaki Reşt kentinde doğar. Marjane Satrapi anılarında 1980 ile 1988 yılları arasında yaşanan İran - Irak Savaşı için 'Sekiz yıl bir hiç uğruna bir milyon insan boş yere öldü' ve 'Batı her iki tarafa da bol bol silah satışı yaptı' yorumunda bulunduğu o kirli savaşı Persepolis fiiminde çok çarpıcı görüntüler eşliğinde eleştirir.

‘Marjane Satrapi, İran'da, İslam Cumhuriyeti devriminden önceki komünist ve sosyalist faaliyetlere karışmış bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Oradaki Fransız okuluna gitti ve okul yıllarında Şah'ın düşüşü, Ayetullah Humeyni rejimi ve İran-Irak savaşının ilk yılları gibi önemli politik olaylara tanıklık etti.

1983'te ondört yaşındayken ailesi tarafından rejimden kaçması için Viyana'ya gönderildi. Daha sonra film haline de getirilen otobiyografik romanı Persepolis'e göre, lise yıllarında orada yaşadı ve üniversite için İran'a geri döndü. Burada 21 yaşında evleneceği (İran-Irak Savaşına da katılmış olan) Rıza'yla tanıştı, bir yıl evli kaldıktan sonra boşandılar. Daha sonra Tahran Azad Üniversitesi'nde Görsel İletişim bölümünü bitirdi ve Fransa'nın Strasbourg kentine taşındı. Şu anda Paris'te yaşamaktadır. Marjane Satrapi Farsça'dan başka Almanca, Fransızca, İnglilizce, İtalyanca ve İsveççe bilmektedir. (tr.wikipedia.org)

Marjane Satrapi eski İran’nın en uzun ömürlü Pers İmparatorluğu'nun başkenti Persepolis’in adını verdiği anılarını çizgi roman yazarı ve film yönetmeni 1970 doğumlu Vincent Paronnaud ile birlikte çeker.

Persepolis filmi neden önemlidir?

Dilerseniz 2007 yapımı Persepolis adlı siyah beyaz aancak bazı yerlerde renkli ve düşlerle bezeli canlandırma filmini kısaca tanıtayım size.

‘Persepolis’ filmi rejim, savaş ve gurbet arasında sıkışan bir halkın, 1980’lerden bu yana pek de yabancısı olmadığımız, bazı acı haberlerden dolayı hop oturup hop kalktığımız pek çok tanıdık öykülerden çok çarpıcı anıların dramatik bir örgüsü. İranlılar üzerinde pek çok baskı yanında nice faili meçhul cinayetlere de yol açan Batı yanlısı ‘Şehinşah yani Şahlar Şahı’ Muhammed Rıza Şah Pehlevi ülkede özlemi çekilen ‘demokrasi’ için hiçbir umut ışığı yakamadığı için toplum günden güne gerilmeye, yoksulluklar yaygınlaşmakta ve değişik kesimlerden pek çok aydın çözüm yolları aramaya başlar.

Oysa onlar için ki yol vardır: Onlar ya Şahlar şahı’nın yanında ‘sahibinin sesi’ birer köle olarak yer alacaklar ya ülkeden kaçacaklar ya da nice suçlamalar yüzünden zindanlarda çürüyeceklerdir.  1919’da Tahran’da doğan ve 1978 başında Fransa’nın yardımları ile gerçekleştirilen İran İslam Devriminin ardından ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve tahtında kaldığı sürece ‘Sayeh-eh-Hodah (Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi)’ diye de ünlenen M. R. Pehlevi 27 Temmuz 1980 Kahire’de ölür. İşte onun çok yönlü hangi nedenler yüzünden ülkesinden kaçmak zorunda kaldığını da öğreneceğimiz bu canlandırma sinemasında, dolaylı olarak bugün İran’da nice değişik yansımaları da olan ‘İslam Cumhuriyeti’ adlı rejiminin bir sorgulamasını da göreceksiniz. Persepolis 2007'nin Mayıs ayındaki Cannes Film Festivali'nde Meksikalı yönetmen Carlos Reygadas'ın Luz Silenciosa adlı filmi ile birlikte Jüri Özel Ödülünü paylaşırlar.

Persepolis uyarlaması neden beğenildi?

‘Persepolis’ Marjane Satrapi'nin aynı ismi taşıyan ve çizgi roman olarak yazılmış otobiyogrofisinin sinemaya uyarlanmasıyla yapılmış animasyon filmdir.Film ABD'de Aralık 2007 yılında gösterime sunulmuştur. Filmin süresi 95 dakikadır. Yapıldığı ülke Fransa'dır. Filmin bütçesi 7 milyon 300 bin dolardır. Yapılan eleştirilerde film %96 oranında olumlu bulunmuştur. Film siyah-beyaz olarak orijinal kitaba bağlı kalınarak yapılmıştır. (tr.wikipedia.org)

Persepolis’in konusu

‘Marjane ve ailesi, baskıcı Şah iktidarının devrilmesini büyük bir sevinç ile karşılarlar. Yıllarca ekonomik ve toplumsal anlamda yaşanan zorluklardan sonra yepyeni bir yaşam için yeni bir umut doğmuştur. Sancılı yılların ardından demokratik bir yönetimin geleceğini ümit eden İranlılar, bir kez daha büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar. 

Şah’ın baskısından sonra sıra mollaların baskısına gelmiştir. Bu karanlık süreci, Marjane’nin gözünden kimi zaman esprili bir dille de anlatan Persepolis, bir başyapıt sayılan aynı adlı çizgi romandan yararlanılarak gerçekleştirilen bir uyarlama.

Yönetmen:
Vincent Paronnaud, Marjane Satrapi

Özgün çevrimdeki seslendirmeye göre konuşan oyuncular:
Chiara Mastroianni, Catherine Deneuve, Danielle Darrieux, Simon Abkarian
Tür: Animasyon Biyografik Drama’ (politikfilm.net)

MarjaneSatrapi’nin:

‘İran'da muhalifler neden sokaklarda?

İran'da kadın olmanın zorlukları neler?

Din ile demokrasi bir arada yaşar mı?

Doğu ile Batı neden çatışıyor?

Aşk ve özgürlük nedir, sorularının da sorguladığı anılarından hareketle ikinci yönetmen olarak katkılarda bulunduğu ve Doğu ile Batı arasındaki çelişkileri de sergilemeye çalıştığı Persepolis’i seyretmek konusunda karar sizin.

Gösterime girdiğinde seyredemediğiniz ‘Persepolis’ dilerseniz sanal ortamdaki pek çok sunumu ile sizleri bekliyor. Bunun için sanal ortamda Persepolis yazarak aramanız yeterlidir. Çünkü özellikle 1990’larda ‘siyasetin bile konuşulamadığı’ Tahran’da Marjane Satrapi için ‘savaş devam ediyor’ mu yoksa her alanda sıkı denetimlerin uygulandığı ülkede her şey güllük gülistanlık mı buna karar vermek konusunda onun seçimlerine katılıp katılmamak size kalmıştır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Yılmaz. Sinema konusunda Persepolis başlıyor isimli bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim.Sağlık ve mutluluk dileklerimle saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 21.01.2014 16:48
Cevap :
Saygıdeğer Hocam Tahran, Viyana ve Paris bize ne kadar yakın değil mi? Naklen de olsa bir kaç eklemelerimle yararlı olabiliyorsam ne mutlu bana. Gerçekte söylenilecek çok söz var. Ne ki zaman her şeyin ilacı olarak 'bekle gör' sabırlılığı içerisinde direnmek gerek. Tahranlı genç Marjane gibi başımız alıp gidecek kadar Batı'ya da bağlanmadık değil mi efendim?  21.01.2014 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 992
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster