Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '21

 
Kategori
Teknolojinin Geleceği
Okunma Sayısı
31
 

Savunma Sanayi

SAVUNMA SANAYİ

         1980 li yılların başında bir, Ronald Wilson Reagan Margaret Thatcher: Dünyanın 'Demir Leydi geldi dünya sahnesine.

         Katma bütçeli kamu sektörü ile kalkınma, KİT kamu iktisadi iletmeleri ile üretim modeli, karma ekonomi de denirdi.

 

         Bu modeli iki lider bitirdi.

         Artık Devlet sadece, Sağlık, Güvenlik, Savunma, Altyapı, Eğitim, Adalet gibi temel hizmetleri ile meşgul olup, bez, konserve, et, süt, üretmemeliydi. Bütün ticaret sahasında fiyatları devlet narh koyarak değil, piyasa şartları yani arz talep dengesi belirlemeliydi. Öylede oldu.

 

         Serbest piyasa ekonomisi, arz talep dengesi yanında serbest rekabet şartı kaydıyla kalite ve fiyat istikrarı olacaktı. Serbest rekabet hem iç, hem dış ticarette, hem verimliliği hem kaliteyi, hem de Devletin yükü azalacağından, halka daha etkili amme hizmeti verebilecekti.

 

         Bu bağlamda Dünya Ülkeleri hızla Devleti üretimden çekmek amacıyla KİT leri özelleştirme yarışına girdikleri gibi özel girişimleri özellikle KOBİ’leri (küçük ve orta büyüklükteki işletme) özendirdiler.

 

          Bu iş ve işlemleri İngiltere, ABD, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Almanya VS hızlıca gerçekleştirdi. KİT’leri beş altı yılda özelleştirdiler.

 

ÜLKEMİZDE DURUM;

         Her konuda olduğu gibi 40 sene geriden geliriz. Ancak 1998 yılında özelleştirmelerin önünü açacak kanunları çıkarabildiler.

 

          Ne kıdemli sağcı ekonomi yazarları (liberaller), ne solcu revizyonist sosyal demokrat liberaller yazdı çizdi bağırdı çağırdı ama olmadı.

 

         Meğerse işin sırrı tek Parti iktidar ama Milli ve Yerli iktidarmış 2010 yılına doğru çözebildik. 

 

         ABD II. Dünya savaşında keşfettiği sanayileşmeye özel sektörü çekerek, savunma sanayisinde özel teşebbüslerin dinamik işletmeciğinden istifade ederek daha hızlı üretim mekanizmasına kavuştu. Çok gizli projelerini bile parça parça da olsa özel işletmelere ürettirdi.  

          Böylece hem II. Dünya savaşını dünya lideri olarak bitirdi. Hem üretim sektörünü tabana yayarak rekabeti geliştirdi.

          II.Dünya savaşı sonrası bölgesel ve mikro ölçekli savaşlar çıkararak savunma sanayisinin iyice gelişip pekişmesini sağladı. 1945-1950 yılları arasında bütün Dünyanın jandarması oldu, parası da Rezerv para olarak kabul edildi.

 

          Bu gün bizim Ülkemizde de savunma sanayisine özel sektörün girmesi, ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin de iç piyasadan temin amacına öncelik vererek, yerli ve milli ilkesini sıkı sıkıya tutması Ülkemizde hızla teknoloji üretir küçük ve orta büyüklükteki işletmeler çoğaldı.

           Bir endüstrileşme ivmesi gelişti son beş senede.

 

           Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri yerli ve milli kaynaklarla ihtiyaçlarını karşılama düşüncesiyle, TSK kendi teknoloji birikimini özel girişimciyle paylaşarak hatta omuz omuza vererek kendi özgün yerli ve milli ekipmanlar geliştirip bu alanda dünyada kendinden söz ettirmeyi başardı. Hatta yapay zeka ve dijital harp tekniklerinde bir çok ülkeyi solladı.

 

          2010 yılına kadar TSK F 16 savaş uçaklarının bilgi işlem ana kartlarını özel sektöre vermiyor, İsrail ve Yunanistan’a yaptırıyordu. Kendi özel sektörüne güvenmeyip, İsrail’e ve Yunanistan’a F 16 savaş Uçaklarımızın bilgisayarını bakımını yaptırıyordu.

 

           Bu gün en stratejik helikopter turbo şaft motorunu Kale Gurubu, İHA, SİHA, TİHA gibi dünya birincisi savunma teknolojilerini BAY-KAR makine yapıyor.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster