Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '18

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
56
 

Sayıların Büyücüsü

Sayıların Büyücüsü
 

   
Her ulusun geçmişinde kadınların hak mücadelesi verdiğini ve bu mücadeleyi verirken de acılar çektiğini görüyoruz. Buna rağmen kadınların içindeki bilim öğrenme aşkı hep var olmuş ve fırsatını buldukları zaman bunun da mücadelesini vermekten kaçınmamışlardır...
 
*Bilgisayar programcılığının temelini atan kadın Ada Lovelace, 10 Aralık 1815 yılında Londra'da dünyaya gelmiştir. Babası ünlü İngiliz şair Lord Byron, annesi matematik sevdalısı bir kadındır.
 
*36 yaşında hayatını yitiren Ada kısa ömrüne çok önemli çalışmalar sığdırmayı başarmış ve en önemli kadın mucitler arasında yer almıştır. Günümüzde kullandığımız bilgisayar programlarının temelinin atılmasında  Ada Lovelace büyük katkı sahibidir.
 
*Gerçek adı Augusta Ada Byron' dır ancak tüm dünya tarafından Ada Lovelace olarak bilinmektedir. Bu isim, 1835 yılında Lord Lovelace ile evlendikten sonra kullanmaya başladığı isimdir.
 
*Ada Lovelace çok zor bir çocukluk geçirmiş, 8 yaşındayken görmesine engel olacak derecede şiddetli baş ağrılarıyla yaşamış, 1829 yılının Haziran ayında kızamık geçirmiş ve ardından felç olmuş ve bir yıl yatağa mahkum kalmıştır. Ancak bütün bu sorunlarına karşın, matematiksel alanda kendini geliştirmekten geri kalmamıştır. Lovelace, 12 yaşında uçmak istediğine karar vererek bu konuda araştırmalar yapmaya başlamıştır.
 
*19. yüzyılın önemli bilim insanları tarafından eğitilen Ada Lovelace, matematik ve mantık ustası Augustus De Morgan’ın öğrencilerinden biri olma şansına erişmiştir. Matematik yeteneği 17 yaşından sonra öne çıkmaya başlamıştır.
 
*17 yaşındayken, mekanik bir hesap makinesi tasarlamış olan Cambridge Üniversitesi matematik profesörlerinden Charles Babbage ile tanışır. Babbage, o günlerde bugün kullandığımız bilgisayarlardan çok çok uzak yapıda olsa da, 1800’lü yıllarda Charles Babbage “Difference Machine” adlı bir ilkel bilgisayar üzerinde çalışmaktaydı. 
 
*Ada, Charles Babbage'in makinesi üzerine yazılmış Fransızca bir makaleyi İngilizce’ye çevirerek kendisine göndermişti. Babbage bu çalışmayı çok beğenmiş, kendisinden, makaleye kendi notlarını da eklemesini istemişti. Ada’nın notları oldukça kapsamlı ve ayrıntılıydı. Öyle ki gönderdiği notlar, orijinal makalenin üç katı uzunluğundaydı.
 
*Asıl çarpıcı olan ise, Ada, makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak Bernoulli sayılarını nasıl hesaplayabileceğini tarif ediyordu.
 
-BERNOULLİ SAYILARI( matematikteki en ilginç ve önemli sayı dizilerindendir. dizi rasyonel sayılardan oluşur. özellikle number theoryde fermat teoremi ile bağlantılı olarak büyük önem taşımaktadır. aynı zamanda olasılık, uygulamalı matematik, bilgisayar yazılımları gibi bir çok alanda da kullanılmaktadır. kAYNAK intesela.com)
 
*Ada bununla da yetinmedi.1843’te yayınladığı bir makalede, böyle bir makinenin uygun programlanması halinde, karmaşık matematik problemlerini çözmek, müzik bestelemek ve grafik çıkarmak için kullanılabileceğini öngördü.
 
Tüm bunları, kadınların bilimsel tartışmalara katılmalarına izin verilmediği ve akademik yayın yapmalarının uygunsuz bulunduğu bir çağda gerçekleştiriyordu. O zamanlar bir kadının kendi adına bir yayım yapması uygun görülmüyordu. O da yalnızca adının baş harflerini yazdırdı ve birçok başka bilim kadınının başına gelen onun da başına geldi. Bir matematikçi olarak yaptığı çalışmalar büyük ölçüde unutuldu gitti.
 
İşte bu notlar, tarihteki ilk bilgisayar algoritması ve ilk bilgisayar programı olarak kabul edilir. 
 
-ALGORİTMA (belli bir problemi çözmek veya belirli bir amaca ulaşmak için tasarlanan yol. Matematikte ve bilgisayar biliminde bir işi yapmak için tanımlanan, bir başlangıç durumundan başladığında, açıkça belirlenmiş bir son durumunda sonlanan, sonlu işlemler kümesidir. Vikipedi)
 
*Cambridge Üniversitesi’nin en büyük matematik profesörlerinden biri olan Charles Babbage ile 1833 yılında tanışan Ada Lovelace, Babbage ile birlikte matematik ve mantık alanında birçok çalışmaya imza atmıştır. Ada’nın matematik yeteneğinden etkilenen Babbage, Ada’nın eğitimine ilgiyle odaklanmış, onun hayatında önemli bir rol oynamıştır.
 
*Ada Lovelace 1835 yılında William King ile evlendikten sonra 1838 yılında Lovelace Kontesi unvanını almıştır. İki oğlu ve bir kızı olan Ada Lovelace, üç çocuk annesi olduktan sonra bile çalışmalarına ara vermemiş, kendisi matematik ve müziği rutin aile hayatından kaçış noktası olarak görmüş, evlilikle birlikte gelişim sürecini durdurmamaya çok dikkat etmiştir.
 
Erkeklerin dominant olduğu bir dönemde zoru başarmıştır
 
Ada Lovelace’ın en önemli yol göstericilerinden biri olan Charles Babbage, Ada’ya unutlmaz bir lakap yakıştırmıştır. Babbage, Ada Lovelace’ı tanımlarken onu “Sayıların Büyücüsü” olarak tanıtmıştır. 
Yaptığı çalışmaların önemi doğrultusunda 2009 yılından beri her Ekim ayının ikinci Salı günü “Ada Lovelace Day” (Ada Lovelace Günü) olarak anılmaktadır. 
 
****
 
*Ada Lovelace’ın yaktığı bu meşaleyi, sonrasında pek çok kadın da başarıyla taşımıştır. Hedy Lamarr (kablosuz internet, bluetooth ve GPS’in mucidi), Top Secret Rosies (2. Dünya Savaşı’nın kadın bilgisayar programcıları) ve Grace Hopper (ilk derleyiciyi geliştiren; COBOL programlama dilinin geliştiricilerinden ve “debugging” olarak bilinen programı hatalardan temizleme konseptinin ilk kullanıcılarından).onedio.com.
 
Yararlanılan kaynaklar: intesela.com/ onedio.com/istelist.com/ Vikipedia/
****
 
Son sözü Cumhuriyetimizin kurucusu yüce insan Mustafa Kemâl Atatürk'ün sözüyle nokta vurmak istedim.
 
" Toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.”
 
****
 
Dileyelim ve umalım, yarınlarda bizim ülkemizden de mucit kadınlarımız anılıyor olsun.
 
 
Sevgiyle kalın...
 
Hâdiye Kaptan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim ülkemizden de mucit kadınlarımızın anılıyor olmasını bende çok arzu ederim. Ancak bunun olabilmesi için bugünlerimizde kadınlarımızın da bilim ve teknoloji alanında bir takım uğraşlar veya en azından bu yönde bir takım hevesler göstermesi gerekir. Elbette ki bu tür uğraşları gösteren tek tük kadınlar var ancak ben en azından MB'da blog yazan kadınların çoğunluğuna baktığımda onların daha çok şiir, öykü, aşk ve evlilik, ilişkiler, kişisel gelişim, astroloji gibi kadınsı konular üzerine yazdığını görüyorum. En azından siz belli ki iyi yetişmiş ve donanımlı bir bayan olmanıza rağmen bırakın bilim ve teknoloji veya günümüz sosyal ve siyasi sorunlarla ilgili hemen hemen hiç kalem oynatmıyorsunuz. Atatürk haklı kadınlarımıza karşı yapılan ihmal ve kusurlar olmuştur. Ancak sizin örneğinizi göz önüne aldığımda kadınların kendi ilgisizliklerinin de bugünkü başarısızlıklarımızda önemli derecede pay sahibi olduğu bir vakıadır. Eleştirimi hoş görmeniz dileği ve sevgi, selamlarımla

Matilla 
 13.10.2018 7:48
Cevap :
Merhabalar Zaman ayırıp fikir belirtmişsiniz teşekkürler ediyorum. Eleştiriniz "başım gözüm üstüne". Eleştiriye açığımdır,bu konuda hazımlıyımdır her zaman yeter ki yapıcı olsun. Size şöyle izah edeyim: eskiden yazdığım bloglara bakmamış okumamışsınız belli. Bakarsanız neler yazdığımı görebilirsiniz, o zaman kalem oynamış mı oynamamış mı göreceksiniz. Ben biraz mükemmelliyetçiyim bu yüzden de rahatsızlanıyorum yazarken. Bir yazıyı yazarken öylesine üstünkörü yazamıyorum. Kendim beğenmezsem olmuyor, durmadan yaz sil haliyle zaman gidiyor. Diğer konularla zaten ilgim olmaz çünkü o tür yazılar gazetelerde bolca var. Sevgi,selam,sağlıcakla  16.10.2018 20:50
 
 
Toplam blog
: 495
Toplam yorum
: 1656
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 137
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster