Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1205
 

Seçim sonuçları 6 : MHP

Seçim sonuçları 6 : MHP
 

Bu seçimde barajı aşarak parlamentoya temsilci gönderen partiler içinde, en eski genel başkana sahip parti MHP ve gemisinin başında en uzun süre kaptanlık yapan da Devlet bahçeli… Alparslan Türkeş’in MHP’siyle Devlet Bahçeli’nin MHP’si karşılaştırıldığında, Bahçeli ağır basıyor.

Her iki lider de 4’er genel, 3’er yerel seçime katılmışlar. Sayıda eşitlik var ama, alınan oylara bakıldığında Bahçeli’nin kefesi hayli ağır basıyor. Gerçi Türkeş’in arada bir de Milliyetçi Çalışma Partisi’yle girdiği bir seçim var ama, onu da katsak yine sonucu etkileyen bir şey yok.

Türkeş % 2,02’yle başladığı oy oranını 4. seçimde ancak 8,18’e çıkarabilmiş. Bahçeli ise genel başkanlık koltuğuna oturduktan 2 sene sonra % 17,98 lik oy oranıyla meclise 129 milletvekili sokup iktidara ortak olmuş.

2002’de bir şanssızlık yaşayıp meclisin diğer partileriyle beraber parlamento dışı kaldıysa da , 2007 seçimlerinde yeniden % 14,27 oranını yakalayıp 71 milletvekiliyle mecliste temsil edilmiş.

*****

Bu seçimlerde MHP, başbakanın kendilerini baraj dışına çıkarma gayreti içinde olduğunu ilan ederek Sayın Erdoğan’dan çok şikâyetçi olduysa da, aslında MHP’nin baraj altında kalma korkusu taa referandum günlerinde başladı.

Bilindiği gibi, Anayasa değişikliğinin referanduma sunulmasını muhalefet partileri sanki iktidarı düşürmek için kullanabilecekleri bir platform olarak düşündüler. Seçimlerde % 46,7 oy alan Ak Parti’yi durdurabilmenin tek yolu, geri kalan % 53,3’ü bir araya getirmekle olabilirdi.

İşte referandum bahanesiyle, bu birlik sağlanabilir ve Ak Parti’nin desteklediği “Evet” oyuna karşılık “Hayır” oyu desteklenirse ve sandıktan da “Hayır” çıkarsa, istediklerine kolay yoldan ulaşacaklarını düşünenler, bir şer cephesi oluşturdular.

Buradaki “şer cephesi” tabirini bilerek kullanıyorum ama, amacım kimseye hakaret etmek değil. Şer, kelime olarak iyilik anlamındaki “hayır”ın zıddıdır. Hayır, karşılık beklenmeden yapılan yardım, iyilik, dinin ve aklın beğendiği, güzel, yararlı, faydalı gördüğü şey demektir.

Hayatlarında bu duyguyu yaşamamış kişiler, referandum sürecinde, sabah akşam birbirlerine “hayır”lı bi şeyler dilemekten gına getirdiler. Anayasanın, değişen maddelerin rafa kaldırıldığı referandum sürecinde, vatandaşa niye ve neye evet ya da hayır diyecekleri değil, sadece Ak Parti düşmanlığı anlatıldı.

Sanki referandum değil de Ak Parti’nin güven oylaması vardı.

Sonucu biliyorsunuz, ülkemiz için herkesin istediği gibi “hayırlı” oldu ve Anayasa değişikliği % 58 “Evet” oyuyla kabul edildi. Muhalefet cephesi % 53,3’ü bir araya getirelim derken karşısında % 58’lik bir akıl ve mantık duvarına tosladı. Toplum henüz bilincini yitirmemişti.

Referandumda MHP’nin parti olarak neden bu kadar ısrarlı bir “hayırcı” olduğunu sorgulayan ülkücülerin bir kısmı karşı bildiriler yayınlayarak “Evet” diyeceklerini açıkladılar. İşte parti içindeki bu kopuşlardan sonra MHP’de baraj korkusu başlamıştı.

MHP’nin barajı aşamayıp meclise girememesi iyi mi olurdu, kötü mü olurdu, ya da kimin için iyi ya da kötü olurdu? Bu soruyu evet ya da hayır diye cevaplamak o kadar kolay değil.

Şimdi hepiniz, “canım MHP barajı aşamasaydı, Ak Parti 330’u aşacak belki 367’yi bile geçecekti” diyeceksiniz. Evet, rakamsal olarak sonucun böyle çıkacağını ben de biliyorum. Ama böyle olması acaba Ak Parti için iyi olacak mıydı, daha da önemlisi ülkemiz, milletimiz bundan bir fayda görecek miydi, işte bunu bilemiyoruz. Kimse de bilemez.

Ben gerçek anlamıyla hayrın da şerrin de Allah’tan olduğuna, yani kadere inanan bir insanım. Kaderin nasıl gelişeceğini de kimse önceden bilemez. Tahminler, çoğu kez bizim olmasını istediğimiz arzuların yansımasıdır.

Sonuç olarak kendi adıma seçimlerin bu şekilde sonuçlanmasından yani MHP’nin barajı açıp meclise girmesinden memnunum. Bu şekilde onların beklentisi farklı olsa da daha hayırlı bir sonuç çıkacağını düşünüyorum ve umuyorum.

"Peki MHP barajı nasıl aştı?" sorusuna cevap ararsak, bu saatten sonra öyle oldu da böyle oldu da demenin bir faydası yok. Şu kadarı var ki, 4 yıldır mecliste MHP’nin her konuda Ak Parti’ye karşı olan tutumuyla, CHP paralelindeki düşünce ve davranışları, refererandum sürecindeki ittifak, seçim propogandaları sırasında yine aynı cephede kıyasıya çarpışması, başbakana karşı yaptığı saygısızlıkla adı gündeme gelen bir Balyoz tutuklusunu aday göstermesi, sanki bir bağlantılar yumağını insana hatırlatmıyor değil.

Bazı CHP’lilerin, kendi oylarının azlığını, birkaç ödünç puanın barajı aşması için MHP’ye gitmiş olabileceği şeklindeki tespitleri, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Böyle bir şey gerçekleşmiş olmasa bile, olmasının olağan karşılanması bile, aralarında bir ortak nokta olduğunu size anlatmıyor mu?

Sayın Bahçeli, partinin kurucusu ve karizmatik lideri Alparslan Türkeş’in performansını geride bırakmış bir genel başkan olarak benim gözümde başarılı bir liderdir. Özellikle bizim siyasi tarihimizde kurucu başkanını kaybeden her parti eriyip giderken Bahçeli’yle MHP’nin basamakları tırmanması bir istisna olarak karşımızdadır.

Sayın Bahçeli’nin başarısını neye borçlu olduğunu bilmiyorum. Ama hatırlarsanız biz “Temiz Yönetim, Temiz Toplum, Temiz Siyaset” sloganıyla seçimlere başlarken, kaset pislikleriyle genel idare kurulundan 10 adamını kaybetmiş bir partiyle karşı karşıyayız.

Önce “ahlâk” adına adamlarını gözü kapalı harcamayı tercih eden Bahçeli, ikinci dalgada “ahlâk”ı bir kenara atarak adamlarına sahip çıkmayı yeğledi. Bu çelişkiyi kimse ona soramadığı için, doğal olarak o da bunu açıklamadı.

Ben siyasette ahlâkın birinci derecede önem taşıdığını düşünenlerdenim.Çünkü ahlâk sadece cinsellikle alakalı bir kavram değildir. Ahlâk bir dürüstlük kavramıdır ve bütün davranışlarımız için geçerlidir.

Olayın bir şantaj, komplo, tasarlanmış, planlanmış bir karalama kampanyası olması gibi iddialar, ne yazık ki inandırıcı değildi. Hiç kimse onları zorla böyle bir olaya sürüklemedi. Zaten adı geçenlerin çoğu da bunu itiraf ettiler ve sadece iki kişi arasında cereyan eden bir hadise olduğundan dolayı kimseyi ilgilendirmediğini söylediler.

Bu görüşe de katılmam mümkün değil. Ortada bekâr bir erkeğin, bekar bir kadınla yaşadığı normal bir ilişki yoktur. Evli erkeklerin eşlerinin bilgisi dışında yaptıkları, kaçamak tabir edilen bir pespayelik vardır.

Olayın iki kişi arasında geçtiği ve ikisinin de bundan şikâyetçi olmadığını söyleyerek sanki hiçbir şey olmamış gibi pişkinlik gösterenler, onuru, şerefi, kişiliği ayaklar altına alınan eşlerini neden yok sayıyorlar? Onları insan yerine koymuyorlar mı? Sırf bu çarpık bakış tarzı bile böyle bir partiye oy verirken insanı düşündürür.

Sayın Bahçeli bu fırtınayı şimdilik kayıpsız atlatmış gibi görünüyor. Ancak iddia edildiği gibi, barajı aşmasına yardımcı olan başka ahlaksız projeler varsa, elbette bunlar da bir gün yüzüne çıkacaktır, sanırım o zaman ikinci bir şansı olmayacaktır.

Sonuçlara baktığımız zaman MHP’nin oylarında azalma olduğunu görüyoruz. Milletvekili sayısı da zaten düşmüş bulunuyor. 34 ilden 53 milletvekili çıkarabilmiş, buna karşılık 46 ilden milletvekili çıkaramamıştır. Yani bir “Türkiye Partisi” olmaktan uzak bir performans sergilemiştir. İllerdeki durum da bunu açıkça ortaya koymaktadır:

Osmaniye

41,23

Iğdır

34,09

Bilecik

27,22

Bayburt

24,1

Kastamonu

23,08

Mersin

23,02

Çankırı

22,99

Kırşehir

21,89

Gümüşhane

21,58

Kilis

20,94

Antalya

20,86

Adana

20,35

Niğde

19,08

Isparta

19,02

Kırıkkale

18,81

Burdur

18,63

Afyon

18,62

Yozgat

18,38

Karaman

18,23

Aydın

18,17

Kayseri

17,99

Nevşehir

17,99

Aksaray

17,96

Kars

17,25

Denizli

16,93

Manisa

16,86

Kırklareli

16,71

Uşak

16,38

Muğla

16,26

Düzce

16,18

Bolu

16,1

Bartın

15,87

Tokat

15,81

Kütaya

15,79

Karabük

15,57

Trabzon

15,28

Sakarya

14,99

Amasya

14,96

Ankara 1

14,78

Çanakkale

14,62

Eskişehir

14,54

Elazığ

14,46

Bursa

14,38

Ankara 2

14,34

Balıkesir

13,88

Artvin

13,65

Tekirdağ

13,44

Erzurum

13,31

Edirne

13,3

Konya

13,15

K.Maraş

12,98

Hatay

12,64

Giresun

11,92

Kocaeli

11,91

Ordu

11,69

İzmir 2

11,5

Samsun

11,26

İzmir 1

10,9

Çorum

10,82

Yalova

10,6

Ardahan

9,98

İstanbul 3

9,96

Sivas

9,9

Gaziantep

9,48

Erzincan

9,37

İstanbul 2

9,18

İstanbul 1

9,02

Sinop

8,27

Malatya

8,14

Rize

7,64

Zonguldak

6,3

Adıyaman

4,6

Muş

4,12

Bitlis

3,17

Ş.Urfa

3

Van

2,99

Ağrı

2,22

Tunceli

2,16

Bingöl

1,33

Şırnak

1,18

Siirt

1,11

Hakkari

1,03

Diyarbakır

0,77

Mardin

0,63

Batman

0,57

Görüldüğü gibi MHP’nin en yüksek aldığı oy oranı Bahçeli’nin memleketi Osmaniye’de % 41,23 olarak gerçekleşmiş, ancak burada Ak Parti oyları daha fazla çıkmıştır.

MHP’nin birinci sırada olduğu tek il Iğdır’dır, orada da oy oranı % 34,09’dur. MHP’nin % 25’i aşabildiği 3. il Bilecik’tir. ( % 27,22). 53 ilde MHP’nin oy oranı % 10 ile 25 arasındadır.. 25 ilde ise % 10’un altında kalmıştır.

Rakamların açık ve net bir şekilde ortaya koyduğu bu tabloyu başarı saymak da başarısızlık saymak da MHP’ye ve MHP’li yurttaşların anlayışına bırakılmıştır.

*****

Bir sonraki yazımda CHP’yi analiz etmeye çalışacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MHP kaset vs nedenlerle değil projesi vizyonu olmadığı için tercih edilmiyor.Ben kişilerin bu tür olaylarına artık sizin gibi bakıldığını düşünmüyorum.Öyle olsaydı zaten bir kısım oyları da AKP ye giden MHP kesin baraj altında kalırdı.Bence ülkede her iki kişiden birisi kasetle anlatılan olayları sizin gibi görmüyor .

Kerim Korkut 
 29.06.2011 6:52
Cevap :
Kaset olayına "ahlâksızlık" gözüyle baktığımı söylemiştim, sanırım siz de bana bu tür olaylara artık böyle bakılmadığını söylüyorsunuz. Başkalarının bu olaya farklı bakması benim yanlış yaptığımı da ispatlamaz, onların doğru yaptığını da... Elbette görüş ayrılıkları olacak. Ayrıca bazı kurallar birilerinin isteğine göre değişmez. Buna bağlı olarak "öyle olsaydı, MHP kesin barajın altında kalırdı" şeklindeki ikinci cümlenizle sanki inasanların bu olaya böyle bakmadıklarını kendinizce kanıtlamış oluyorsunuz. Ancak buna katılmam mümkün değil. Çünkü küçük partilerin silindiği bu seçimde Ak Parti de CHP de oylarını artırdılar, MHP'nin oylarında ise azalma oldu, neden? Demek ki bu yüzden oy vermeyen bir kesim var. Ayrıca MHP'nin baraj altında kalmasını önlemek için MHP'ye ödünç gelen veya bu yüzden kerhen oy kullananlar da olduğu şüphesiz. Size göre iki kişiden "birinin görmesi" ile "birinin görmemesi" neden önemsiz, en azından niye eşit değil? Katkınız için teşekkür ederim. Selam ve saygyla  29.06.2011 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 958
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster