Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '12

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2273
 

Şemsi Yastıman Saz Evi

Şemsi Yastıman Saz Evi
 

Yıl 1975 olmalı, ilkokuldayım henüz, 4.sınıfta. Kulakları çınlasın, öğretmenimiz Şaduman hanım hevesli öğrencilerine evinde mandolin dersi vermek istediğini söylemişti. Ben de o hevesli öğrenciler arasına katıldım hemen. Yaklaşık iki yıl boyunca ders aldık öğretmenimizin evinde. Çok iyi bir mandolin çalar olmuştum sayesinde. Bize nota bilgisini en ince detaylarına kadar vermiş, müzik zevkini aşılamıştı.
Derslerde kullandığımız mandolini nereden alacağımızı hiç düşünmemiştik, Şaduman hanım bize Şemsi Yastıman Saz Evi'ni önermişti. En iyi, en hesaplısını orada bulacağımızı söylemişti. Babamla gidip renk renk, desen desen mandolinler arasından bir tanesini seçip almıştım. Satıcı amca, yaşı ilerlemiş, beyefendi bir insandı, babamla biraz da sohbet etmişlerdi bu arada ve ben bu satıcı amcayı çok sevmiştim. Önce ismini sevmiştim, Şemsi diye bir ismi ilk kez duyuyordum, Yastıman soyadı ile birleşince ise müzikal bir isim haline dönüşüyordu.
Bu dükkan Üsküdar'da cuma pazarının şimdiki Hükümet Konağı'na inen sokağındaydı, ahşap, içi bir sürü müzik aletiyle, en çok da saz ile dolu küçük bir dükkan. Yıllar yılı önünden her geçtiğimde ilkokuldaki mandolin derslerim hatırıma gelirdi. İş hayatıma başladıktan sonra pek yolum düşmez oldu bu sokağa. Bir gece arabayla tesadüfen geçiyordum ki, dükkanın yerinde durduğunu ama, Şemsi Yastıman Saz Evi tabelasının yok olduğunu gördüm. Çok üzüldüm, aklıma Şemsi beyin ölümünden başka bir şey gelmedi malesef ve aklıma gelen de doğru çıktı. O güne kadar fazla bir şey bilmiyordum hakkında. Son zamanlarda bir iki kez önünden geçtim, yiyecek satan bir işyeri olmuş şimdi. Çocukluğumun bir parçası olan bu dükkanın sahibi hakkında araştırma yaptım internette ve bu değerli insanı tanımakta bu kadar geç kaldığım için kızdım kendime.
İnternetten derlediğim bilgiyi aynen alıntılıyorum aşağıda:
 
Şemsi Yastıman, Türk Halk Müziği'ne ''kaynak kişi'', ''derleyici'' ve ''aşık'' kimliği ile emeği geçmiş bir usta halk sanatkarıdır. Asıl adı ''Mehmet Galip Şemsettin'' olan Şemsi Yastıman, Şekerci Ahmed Ağa ve İlhamiye Hatun'un oğlu olarak 10 Temmuz 1923'de Kırşehir'de doğdu. Saza ve söze ilgisi Ortaokul yıllarında başladı. Önce Kırşehir ve çevresinde ki ustalardan etkilendi. Ankara'da bulunduğu yıllarda Yağcıoğlu Fehmi Efe ve Genç Osman'ın müzik meclislerine girerek kendini ve sazını geliştirdi. Bu yıllarda sahneye çıkmaya haşladı. Bir süre İzmir'de bulunan ve burada evlenen Şemsi Yastıman, daha sonra İstanbul'a yerleşti ve san'at hayatını burada sürdürmeye başladı. Kısa sürede şöhreti arttı, gazinolarda çalışmaya başladı. Dönemi içinde basın-yayın organlarının en çok bahsettiği sanatçılardan biri oldu. Onlarca plak doldurdu ve pek çok kez Türkiye Radyoları'nın emisyonlarına davet edildi.

Şemsi Yastıman, özellikle halk müziği geleneğinin çalıp-söyleme tarzını benimsemiş bir halk sanatkarı olarak adından söz ettirdi. Aşıklık geleneğinin çeşitli türlerinde seslendirdiği eserlerle ve bilhassa dönemi içinde unutulmaya yüz tutmuş olan ''destan'' ve ''taşlamaları'' ile sevildi.

Ayrıca, memleketi Kırşehir'in müzik potansiyelinin geniş kitlelere tanıtılmasına, ''mahalli sanatçı'' kimliği ile ön-ayak oldu. Sanatçı kişiliği yanında, kendi adını taşıyan dükkanında saz dersleri vererek pek çok sanatçı yetiştirdi. Türk Halk Müziği konusunda çeşitli kitaplar ve notalar yayınlayarak kültür-san'at hayatına hizmetlerde bulundu. Şemsi Yastıman, doğduğu gün ve ay'a tesadüf eden 10 Temmuz 1994 tarihinde Lapseki'de vefat etti.
 
Yaa, Üsküdar'da bir zamanlar bir saz evi varmış ve bu saz zevinin sahibi bu kadar değerli bir sanatkârmış.
Şimdi her yer kebapçı, kuyumcu, banka...
 
MEMLEKET HASRETİ

Ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
Sılayı bir daha görmek istiyom
Çugun'a varınca ya ağşam, zabah
Topraklara yüzüm sürmek istiyom

 Ey Şemsi Yastıman, ümitli kulsun
 Kısmet ise gayen yerini bulsun
 Hemşeriler buna vasıta olsun
 Kırşehir'e selam vermek istiyom
                                   

ŞEMSİ YASTIMAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenler söz konusu olunca benim de vefa duygum alevleniyor. Nurten hanım çok güzel bir yazı linize sağlık, nice değerlerimiz unutulup gidiyor. Şemsi Yastıman'ı bizimle de tanıştırdığınız için teşekkürler, sağlıkla ve sevgiyle

Cemile Torun 
 11.07.2012 22:22
Cevap :
Cemile hanım teşekkürler. Mutlu oldum sizi Şemsi Yastıman ile tanıştırdığıma. Sevgi ve selâmlarımı gönderiyorum.  15.07.2012 23:04
 

Bu duyarlı ve vefalı paylaşım için teşekkürler Nurten Hanım, emek vermişsiniz, ben de saygıyla anıyorum değerli üstadı. Sevgilerimle.

Mor Okyanus 
 11.07.2012 14:57
Cevap :
Ben teşekkür ederim sevgili Mor Okyanus. Sevgi ve selâmlarımla.  11.07.2012 18:25
 

Sevgili NURTEN DEMİREL;Beni yıllar öncelere,1980 yılına götürdünüz.Kastamonu Eğitim Enstitüsü öğrencisiydim ve müdürüm Mustafa Eski Şemsi Yastıman'a Kastamonu şekerlemesi göndermişti.Ancak ben bu sazevini Karaköy Kabataş arası bir yerde hatırlıyorum.Taşınmış mıdır acaba?!..Kalbinizin güzelliği yüzünüzde ve o güleryüzünüzle yansıyor,eliniz de böyle güzel yazılar yazıyor.Şemsi Yastıman'ı yazmanız beni çok mutlu etti.Mustafa Eski müdür Bey,kardeşi ve gelini bir olup da beni okuldan atmaya çalışmışlardı ama okulun hademesi gerçek Kastamonulu abla buna fırsat vermedi.En çok şehit veren ilimiz Kastamonu.Mustafa Eski bir eski anı, ancak Yorgansız Aşık Hakkı derlemesi var bunu yazacağım,o başka, vefa başka.Türk Halk Edebiyatı ve Kültürü bir deryadır, bundan uzak kalmamak lazım.Sizlere çok teşekkür ederim.Bir de öğretmenininz iyi bir öğretmenmiş.Şaduman öğretmeni unutmayın ve yazınız uzun uzun.Şimdiki öğretmenlerin çoğu arabalara meraklı.Sevgi avucumuzda olmalı,kalbimizde olmalı.Sevgilerimle.

Cemal Hüseyin Çağlar 
 11.07.2012 12:58
Cevap :
Cemal bey öncelikle teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Anınız hayli ilginç. Şemsi Yastıman'ın saz evi bir ara Beşiktaş'taymış, doğru. Ben de sonradan öğrendim. Fakat benim çocukluğumda Üsküdar'daydı. Demek ki taşınmış. Öğretmenim Şaduman hanıma gelince, muhteşem bir insandı, Allah uzun ömür versin, hâlâ görüşüyoruz. Okumayı, yazmayı bana o sevdirdi, çok iyi bir temel verdi. Dediğiniz gibi şimdiki öğretmenlere hiç benzemiyordu. Son derece idealist ve çocukları seven bir kadındı. Hakkını ödemem mümkün değil. Sevgi ve selâmlarımla.  11.07.2012 18:30
 

Bu ülkede kültür ve sanat adına yıllarını vermiş bu insanları başta Kültür Bakanlığı olmak üzere sanat ve sanatçıların birleştiği dernekler mutlaka halkımıza, genç nesillere tanıtmalı. Vefan gösterip bu kültür insanını tanıttığınız için teşekkür ederim. Misal ben yazınızı okuyuncaya kadar Şemsi Yatsıman'ın (Mehmet Galip Şemsettin) varlığından haberim bile yoktu. Kaleminize sağlık.

Hüseyin Güzel 
 09.07.2012 23:14
Cevap :
Değerli bir sanatçımızdan haberdar olmanızı sağladığım için memnun oldum Hüseyin bey. Benim de böyle bir çocukluk anım olmasa belki ben de haberdar olmayacaktım. Kesinlikle haklısınız, böyle büyük sanatçıları genç nesillere tanıtmak gerek. Bunu da en başta Kültür Bakanlığı yapmalı elbet. Selâm ve saygılarımla.  10.07.2012 21:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 314
Toplam yorum
: 619
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 07.08.11
 
 

Üsküdar İstanbul doğumluyum ve halen burada yaşıyorum. Okumak, yazmak ve seyahat etmeyi çok seviy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster