Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
421
 

Sevinç Elbisesi

Sevinç Elbisesi
 

Bu gün, güne yeni başlayanlar için herhangi bir gündü.
Benim için de herhangi bir gündü ancak üzerimde nereden geldiğini bilmediğim sevinçten bir elbise ile uyandım.

Günlük gazetelerimi almak için sokağa çıktığımda havanın güzelliği dikkatimi çekti.
Antalya için mevsim iyiden iyiye bahardı.

Günlük işlerimi bitirdikten sonra, uzun süredir görmediğim arkadaşlarımla buluştum, birlikte olmak, bulunduğumuz mekan bana çok iyi geldi. Sabah uyandığımda üzerimde bulduğum sevinç elbisem hâlâ üzerimdeydi ve elbisenin nereden geldiğini bir türlü bulamıyordum.

Havanın güzelliğinin kışkırtmasıyla dönüşte eve kadar yürümeye karar verdim.

Karşımdan saçları uzun olmasına rağmen özensiz taranmış bir kadın geliyordu.

Kadın, üzerinde küçük kırmızı çiçekler olan siyah kadife bir etek ve onun da üzerine, vinleksten yapılmış fosforlu pembe ve beyaz renklerden oluşan deri taklidi bir ceket giymişti.

Kıyafetin uyumsuzluğu, kadının rüküş görüntüsü bile keyfimi kaçırmaya yetmemişti. Sevinç elbisem üzerimde öyle güzel duruyordu ki içimden şarkılar söyleyerek yürümeye devam ettim.

Bu sefer de bir genç kız gördüm. Az önce gördüğüm kadınla adeta rüküşlükte yarışıyorlardı.
O da rengarenk basma bir etek ve üzerine eteğin renkleri ile uyumsuz sarı ve siyah tonlarından oluşan yün hırka giymişti.

Bu yılın “ trendi “ bu olmalıydı. Uyumsuz giyinmek.

Arabaların klakson sesleri, insan sesleriyle birbirine karışıyordu ve hiç rahatsız olmuyordum.

Üzerimdeki sevinç elbisemi çıkartmak gelmiyordu içimden, bu durumdan çok memnumdum.

Elbisemi özenle koruyordum, sanki elbiseyi çıkarırsam sokağın ortasında çıplak kalacakmışım gibi hissediyordum.

Apartmanımızın girişine geldiğimde, bir aydır evine yaptırdığı tadilat yüzünden apartmanı ahıra çeviren daire sahibini görünce bile hiçbir şey hissetmedim ki; apartmanı ahıra çevirdiğinden kendisi gözüme bir süredir “ öküz” olarak görünüyordu.

Sonra oğlum okuldan geldi. Elinde bir tane yıldız vardı. Öğretmeni güzel ders dinlediği ve sorularına doğru cevap verdiği için oğluma ödül olarak kartondan yapılmış mavi bir yıldız vermişti.

Akşam üzeri olmasına rağmen hava halen yaz aylarının sıcağı için Antalyalılar’ dan özür dilercesine ılıktı.

Bu şehirden ilk bahar ve son bahar kolay gitmiyordu, hatta sonbahar şöyle bir başını uzatıp kaçıveriyordu. O anda anladım; sevinç elbisemi de bu güzel hava dikmiş ve üzerime giydirmişti...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel anlatmışsınız Özlem Hanım.. O sevinç elbesesini giydiğimiz günlerde, bambaşka gözlerle bakarız dünyaya, insanlara.. Mümkün olduğu kadar pozitif ve hoşgörülüyüzdür.. Fakat maalesef, biz o elbiseyi her gün giymek istesek de, elimizde olmayan sebeplerden ötürü bu mümkün olamayabiliyor.. Giyebildiğimiz günler şanslıyız gerçekten.. Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 09.04.2010 20:33
Cevap :
O zaman çok olsun "sevinç elbiseli "günlerimiz canım. Sevgilerimle.:)  10.04.2010 20:59
 

Bu güzel havaların ve mevsimin dikip, giydirdiği... Hani sorsalar insana" Öyle bir elbise tanımla ki bedene giyildiği gibi ruha ve yüze de giyilsin?( Yansısın)". İşte bu sorunun yanıtı "sevinç elbisesi" olsa gerek! İmge üretgeni zihninize ve ruhunuza sağlık. Sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 19.03.2010 14:42
Cevap :
Teşekkür ederim değerli katkılarınız için Ersin Bey. Benden de sevgi ve selamlar.  20.03.2010 19:31
 

Mesaj yazmayı düşünüyordum ki gördüm yazını hemde üzerinde çok şık duran sevinç elbisenle birlikte. Sevindim üzerindeki elbisenin bu kadar cuk oturmasına. Bugün dışarda içtik çayımızı, yürüyüş yaptık öyle güzeldi ama ne yazık kı benim elbisem biraz dar geliyordu nefeslerime.:))) Sevgilerimi yolluyorum sizin güzel Antalya baharınıza arkadaşım

kevser şekercioğlu akın 
 14.03.2010 23:39
Cevap :
Artık bahar geldi iyiyden iyiye buralara Kevser'cim. Ben bahar kadınıyım sanırım kış bana göre değil :) Çok sık yazamıyorum Milliyet Blog'a eskisi gibi ağırlıklı olarak kendi sitemde yazılarım var. Seni özlemişim ama, geleceğim sayfana bir ara. Sevgilerimle...  15.03.2010 16:33
 

Epeyce bir zamandır bu elbise için beklediniz demek!.. Ama yakışır bu havalarda. Sağlıcakla giyinin o sevinç elbisesini. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 11.03.2010 21:06
Cevap :
Antalya sanki farklı bir coğrafya kış pek çalmıyor kapısını. Keşke yazın da böyle devam etse. Teşekkür ederim Hüseyin Bey. Saygı ve selamlarımla...  12.03.2010 7:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1653
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster