Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
382
 

Sevmeyi bilebilsek

Bilebilsek, kuşları, böcekleri, masamızda duran balığımızı sevmeyi. Doğadaki tüm yeşillerin farkına varmasını bilebilmşolsak yaptığımız işlerden daha çok haz alacağımıza inanıyorum. Haz alarak yapmış olduğumuz işlerde de insan daha başarılı oduğuna inanıyorum.

"Sevmek duygusu"nu normal duygu ölçülerinde kullanmayı becerebilmemiz için insanın önce bebekliğine dönmesi gerektiğine inanıyorum, çünkü; bebek anneden, babadan öğrenir sevmeyi. Daha sonra çevredeki sanat donanımlı insanlardan ve daha sonra sanat ruhlu eğitimcilerden öğrenir sevmeyi.

Peki; toplumumuzun yüzde kaçı sağlıklı sevmek duygusuna sahip?
Dünya'ya bugün gelmiş bir bebek sevme duygusunu nasıl kazanabilir? Anne-Baba sabah uyandığında elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini düşünürken bebeğine duygularını yükleyebilirmi? Ekonomik zorluklardan dolayı Anne-Baba'nın duyguları zaten sıfırlanmış.

Bebeğin çevresine bakıyoruz, mutsuz, mutsuz, mutsuz bir çevre. Eğitimcilerine bakıyoruz bebeğin, sadece şekilci, ezberci ve klişeli eğitimciler.

Böyle bir üçlemde bebek nasıl alır sevme duygusunu?
Oysa; eğitim kurumlarımızda, yani okullarımızda matematik, coğrafya kadar resim, müzik gibi sanat derslerine önem verilebilmiş olsa örnek verdiğimiz bebeğimiz sevgi duygusuyla donatılmış olacaktı. Bu donanımla bebek, gelişimini ve dolayısıyla kişiliğini sağlıklı geliştirmiş olup topluma daha yararlı biri olarak karşımıza çıkacaktır.

Aynı şekilde bebeğimiz büyüyüp, iş hayatına atıldığında orneğin; bir gömlek imalatcısı olacaksa, sevgi ve duygu yüklü bir kişi olarak gömleğini daha severek imal etmiş olacak, imal etmiş olduğu gömleği neden imal ettiğini bilecek. Yani;kazanmış olduğu kazancın sadece meta olmadığını öğrenecek.

Herkesin sevme duygusuyla donatılmış ve yaptığı-çalıştığı işlerin içinde sevginin varolduğunu düşünelim, toplumumuz nekadar başarılı şeylere imza atar değilmi?
svgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar güzel yazmışssınız. Sevmeyi bilmeyen sevgi öğretemez ki. Ama sevmeyi bilmeyeninde suçu yok onada öğretilmemiş. Peki ne yapmalı?sevgiyi bilmeyen bir topluma sevgiyi nasıl öğretmeli? Bence ilk evvela sevgideki katıksızlığı keşfetmeli. Yani aile sevgisinden başlamalı. Sonra bu dışarıya yansıyacaktır. İşlerin hayatın stresini kapıdan girdiğimizde dışarıda bırakmayı bir başarabilsek,eminim çok güzel olacaktır sevgi adına. Sevgiyle kalın kaleminize sağlık.

Hülya Saglam 
 18.07.2007 10:34
Cevap :
hülya hanım yazıtıma göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı tesekkür ederim..sizin gibi paylaşımlı insanlara ihtiyacımız var toplum olarak..sevgiler  18.07.2007 17:41
 

etrafımızdaki uyarıcılar arttıkça ve bunlara sahip olmak için insanoğlunun doyumsuz arzuları oldukça tabiki birde ekonomik koşullar devreye girince maneviyat hergün biraz daha yokoluyor hayatımızdan.Aslına bakarsanız bundan herkez şikayetçi gibi görünür ama kimse çaba harcamaz.Sevgi dolu günler diliyorum saygılar.

Gülşen Aydın "gökkuşağım" 
 18.07.2007 2:00
Cevap :
sevgili gökkuşağım..ilginize teşekkür ederim...sevgiler  18.07.2007 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2322
Toplam yorum
: 1109
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 446
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster