Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
19356
 

Şeyh Said ve Kürtler !

Şeyh Said ve Kürtler !
 

İşte BDP ve ahalisinin andığı ve iade-i itibar istedikleri kişilikler...


Bu yazıya başlarken asıl önce şunu sormak gerekir? Şeyh Sait kimdir ve Kürtler, özellikle Pkk ve destekçileri neden Şeyh Said’i son günlerde hep dile getiriyorlar?

Bugün, dünyada Pkk kimileri göre “ayrılıkçı Kürtler”, kimine göre de “terörist örgüt” tanımlamasıyla ifade ediliyor. Son zamanlarda fark ettiniz mi bilmem ama bu “Kürt hareketinin öncüleri” bazı şahsiyetler, belli ki, bir odak tarafından yönlendirilmiş olarak son zamanlarda Şeyh Said’in adını ağızlarına çok alır oldular. Hatta, yakın zamanda, bu konuda bir yürüyüş bile yaptılar. Yanlış hatırlamıyorsam, Mecliste de tartıştılar ve politik olarak “mezarı bulunmalıdır” gibisinden tehdit de ettiler. Hatta, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, idam edildikten 85 yıl sonra Diyarbakır’da “Şeyh Said’i anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte Başkanı Baydemir  “ mutlaka Şeyh Sait ve arkadaşlarının mezarını bulacağız ve mezar taşları olacak” dedi. Ayrıca “Mazlum millet olarak Ortadoğu'da kayıplarımıza, mezarlarımıza sahip çıkmazsak korkarım ki geleceğimize de sahip çıkamayız. Umut ediyorum bu toplantı tüm Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesi ve büyük barışın zemini olsun. Birinci olarak kadim Mezopotamya toprakları Şeyh Sait'in Diyarbakır halkı olarak ölümüze ve değerlerimize saygınız olmazsa canlılarımıza saygınız olamaz. Bunun için biz istiyoruz ki Şeyh Sait ve arkadaşlarının tanınmamış itibarları Kürt milletinin gönlündedir. Haklarını vermelisiniz. İkincisi halkların, şahsiyetlerin mezarı neredeyse vatanı da oradadır. 80 yıl önce Şeyh Sait, Seyit Rıza mezarsız bırakıldı. İstediler ki toprak sahibi, fikir sahibi olmasınlar. Çağrımız Şeyh Said'in mezarını ortaya çıkarmaktır. İsteği, tavsiyesi, vasiyeti vardı. Kendisi için ve arkadaşları için bir mezar taşı istedi, bir kabir istedi, Allah'ın izniyle biz bu vasiyetini onun ve arkadaşları için yerine getirecek ve mezarını bulacağız" dedi.

Buna benzer başka söylemler de yine gündeme getirildi Bdp ve ahalisi tarafından… Örneğin, " Bizim için Şeyh Sait, Seyit Rıza, Mustafa Barzani neyse Öcalan da odur." demiştir Aysel Tuğluk.

Şeyh Said'in Kürtler'in birlik olması noktasında vasiyetinin olduğunu ifade eden Baydemir, "Şeyh Sait Kürtler'in birlik olmasını çok istiyordu. Bugün şükürler olsun ki Şeyh Sait'in, Seyit Rıza'nın torunları bunun farkındalar. Biliyoruz ki birlik kurtuluşun, çözümün, özgürlüğün ve onurlu bir barışın zeminidir. Bugün bu birlik büyümüştür. Bu birlik giderek büyüyecek, güçlenecek ve tüm Ortadoğu'da mazlum halkların kardeşliğine vesile olacaktır. Şeyh Sait, Seyit Rıza'nın ruhları şad olsun"diye konuştu.

Peki, Şeyh Sait ve 46 arkadaşı, 1925’te Diyarbakır Dağkapı Meydan’ında idam edildikten 85 yıl sonra, özellikle BDP’lilerden ve tebaasından böyle sert çıkışlar yapılmasının nedeni nedir ? Kimdir bu Şeyh Said, Seyit Rıza ve diğerleri… Bir araştırma ve kısa bilgilerle cevap vermeye çalışayım. Ama bence bu konu derinlemesine tartışılmalı ve aydınlatılmalıdır..

Seyit Rıza, özellikle Dersim isyanları ile ön plana çıkmış, dini yönü kuvvetli, ama bir o kadar da Kürtlerin üstün olduğunu ve özellikle Dersim ve yöresinde, bir Türk idaresini istemeyen, özellikle yazdığı mektuplarla, İngilizler’in yardım ve desteğini alarak, halkı da buna karşı kışkırtan ve kısa zamanda büyük bir kitle ile Türk askeri ile çatışan, onlarca Türk’ün ve Kürdün ölümüne sebep olmuş, uzun bir direniş neticesinde, çok kayıplar verilerek sağ olarak yakalanmış ve yapılan mahkeme neticesinde ”Cumhuriyete başkaldırdığı ve isyan ettiği” gerekçesiyle idam edilerek cezalandırılmış, iş birlikçi bir haindir. Aslında tarih böyle yazar.

Peki Şeyh Sait ?

Cumhuriyetin ilk yıllarında (1925), Doğu Anadolu bölgesinde Cumhuriyet yönetimine karşı muhalif hareketler baş göstermeye başlamıştı. Özellikle, bu hareketlerin merkezi sayılan “Kürt İstiklal Komitesi’nin önderliğinde, bu muhalif hareketler, çok sayıda isyan denemelerine mahal vermiştir. Önce Elazığ’ın Piran köyünde başlayan ve kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayılan ve bu alanları ele geçiren, bu ayaklanmanın önderi Nakşibendi şeyhi Şeyh Said’in adamlarıdır. Tarihi anlatılanlara ve belgelere göre bu insanları Şeyh Said kışkırtmıştır ve bunun da arkasında İngilizler vardır. Hatta İngilizler’in bölgede bir “Kürt devleri kurulması için” yüklü miktarda altın ve para ile silah yardımında bulunduğu belirtilmektedir. Ayaklanmalar artmaya başlayınca ve kontrolü zorlaşınca, daha sonra Fethi bey’in (Okyar) istifası İsmet İnönü hükümetinin olduğu mecliste alınan bir karar ile “İstiklal Mahkemeleri” kuruldu. Sonra bölgeye sevk edilen askeri birlikler, çok ciddi çatışmalara girdiler. Sonra bölgede denetimi kontrol altına aldılar ve ayaklanmanın lideri Şeyh Said ve iş birlikçileri tutuklandı. Yapılan mahkeme neticesinde idam kararı verildi ve 29 haziran 1925 günü idam edildiler..

Bugün başta BDP’lilerin “Cumhuriyet’in büyük Kürt şahsiyetlerinden biri “ olarak tasvir ettiği Şeyh Said Türkiye Cumhuriyetine baş kaldırmış, isyan etmiş bir şahsiyettir. Şeyh Said ve adamları, ne Kürt kimliğinden, ne de dini kimliğinden dolayı idam edilmiştir. Bu şahsiyetler BDP’li Altan Tan’ın da ifade ettiği gibi“Şeyh Sait ve arkadaşları Kemalizm'e ilk başkaldıran insanlardır. İslami kimlikleri ile ilk başkaldıran ve canlarını veren insanlardır”.

Bu konuda çok şey söylemek ve yazmak mümkün. Belgelerle konuşmak da mümkün. Hatta, İstiklal Mahkemelerini de tartışmak da mümkün.. Yalnız bir hususa dikkat çekerek bu yazıyı sonlandırmak da mümkün.

Ayaklanmaların olduğu 1923-1930 arası ilginç bir zaman dilimidir. Zira Türkiye o kadar savaş, yıkım ve kayıptan sonra yeni ve genç bir devlettir. Ve bir taraftan ülkeyi baştan inşa etmeye çalışırken, bir taraftan Hatay sorunu ile uğraşırken Şeyit Rıza ve çetesinin isyanı, diğer taraftan Musul-Kerkük sorunu ile uğraşırken Şeyh Sait isyanlarının çıkması ve büyümesi ve her iki unsurda da İngilizler’in parmağı olması tesadüf değildir..

Ezcümle olarak O şeyh Said “ Bir Türk öldürmek, yetmiş gavur öldürmekten daha üstündür” diyen bir kişilikti. Bugün benzer bir söylemi PKK’nın da söylemesi de tesadüf değildir..

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kesinlikle.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.04.2012 22:50
 

Akli olarak da dengesiz bir adammış. Esrar kullandığı da rivayetler arasında. Tarih ise tekerrürden ibaretmiş. Şimdi de tekerrür ediyor. Din, iman, Müslümanlık söylemi ise her şeyi örten bir örtü. O her daim kullanılmış, kullanılıyor.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.04.2012 0:42
Cevap :
Önceki yorumlarda da belirttim. Din afyon gibidir. Ne kadar verilirse, o kadar daha istersiniz. Din çok hassas bir konu. Bakın iki küçük örnek. Atatürk Meclis kararı ile ezanı Türkçeleştirdi biliyorsunuz. 1950'lere kadar da böyle geldi. Ama birileri "Din elden gidiyor' diye yaygara kopardı ve hem milletin oyunu alarak iktidar oldu, hem ezan tekrar Arapça oldu. Şimdi benzerini de bu hükümet yapıyor. Diyor ki "Dindar nesil yetiştirmek bizim boynumuzun borcu". Halkının %99'u Müslüman olan bir ülke buna nasıl hayır diyebilir. Bir diğer örnek ise, bakın kısa bir zaman önce BDP 'Kürdistan' diye nitelediği bölgelerde bir DİN açılımı yaptı, sokaklarda namaz kıldırdı, Kürtçe ezan okutturdu. Neden ? Halkı yanına almak için olabilir mi ? Unutmayın, Din en kuvvetli silahtan daha tesirlidir..  19.04.2012 11:55
 

Türkiye'yi parçalamak için kurulan tuzaklar maalesef yüzyıllar önce başlamıştır. Maalesef hala devam etmektedir. Yüzbaşı Tahsin'e kurşun sıkanlar yine sahnedeler. Ama cevaplarını alacaklardır.

Halil Vural 
 18.04.2012 23:23
Cevap :
Batı'nın bu entrikaları hiç bitmeyecek. Din afyon gibidir. Bir kere verdin mi ?karşındakinin müptela olmaması mümkün değildir. Batı güçleri Türkiye'yi askerle, silahla, savaşla yapamadığını, hep DİN ile yapmaya çalışmış. Her iki şahsiyet de buna örnektir. Daha günümüze gelirsek, belki direniş anlamında değil ama bölme ve bölücü anlamında batı yine din istismarını kullanıyor. Bakın, tarikatlere, cemaatlere. Küçük bir örnek, son zamanlarda Aczimendiler neden yine türedi ?  19.04.2012 11:48
 

Merhaba, Resmin üzerindeki cümleniz her şeyi açıkça anlatmış, Devğir hainlere iadeyi itibar devri. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 18.04.2012 13:27
Cevap :
Teşekkür ederim... Ama o hainlere şimdi iade-i itibar yapılarak, 'kahraman' yapılmak isteniyor  18.04.2012 16:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2383
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster