Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
449
 

Şimdi hemen şimdi...

Şimdi hemen şimdi...
 

Bu çok tuhaf... İnsan bazen içinde bulunduğu hali bir türlü tanımlıyamıyor. Biraz keder, biraz gülümseme, biraz kabullenmişlik, biraz isyan, biraz korku, biraz cesaret, biraz karmaşa, biraz meydan okuma, biraz sevgi, biraz nefret... Tam bir karmaşa...

Gün bitti dediğin an, akşamüstü öylece oturuyorken, istemesen de kafanda günü değerlendiriyorken, kararlar almaya çalışıyor ama bu kararların sadece sana bağlı olmadığını biliyorken bu ruh hali gelip ilişiveriyor yanındaki boş koltuğa. Ve sen onu kovamıyorsun, onunla sohbet edemiyorsun dahası onu anlayamıyorsun. O garip ruh hali ve sen öylece oturuyorsunuz. Yüzüne bile bakamıyorsun çünkü tüm o karmaşa içinde çözemiyor,ayırdedemiyorsun görüntüleri. Sanki üzerine yağıyor kendi hayatın ve kendi hayatından korkuyorsun. Aslında bunu korku diye adlandırmak da pek doğru değil. Belki algılayamayacak kadar yorgun ya da bezgin olma durumu belki de çözümleyemeyecek kadar vazgeçmiş olma durumu demek daha doğru.

Böyle zamanlarda çok çok hayatın içinde olmak gerekiyor belki de. Çünkü insan en çok kendi ile başbaşa kaldığı zaman karamsarlığa düşüyor ve korkuya kapılıyor. Kendini istemeden soyutlayıveriyor hayattan. Sadece sen ve sen kalıyorsunuz. Ve o iki kişilik dünya sana hiç de cazip, yaşanmaya değer gelmiyor. O dünya içinde kendi yarattığın karmaşalarla başbaşa kalıyorsun da aklını normal gidiş düzenine bir türlü sokamıyorsun.

İşte bu yüzden insan, kendini bu zamanlarda, diğer insanların içine atmalı. Sokağa çıkmalı mesela. Hiç de aklında olmayan insanlarla rastlaşmalı ve hiç aklında olmayan sohbetlerin içinde yüzmeli herşeyi unutarak. Kendini dünyanın o karmakarışık halinin içine iyice sokmalı. Çünkü dışardan bakıldığında görünen karmaşayı ancak içine girince anlayabileceğini bilmeli.

Ve ben de böyle yapmalıyım şimdi. Bu karmaşık yüzlü ruh halimin yanındaki koltuktan kalkmalı dünyanın, hayatın ve insanların içine dalmalıyım. Kendi karmaşamı dünyanın karmaşası içinde eritmeli ve onunla bir olmalıyım. Kendi başına bir dağ başındaki yalnız gelincik olmaktan çıkıp koca bir gelincik tarlası içinde rüzgarın koynuna bırakmalıyım kendimi. Gözlerimi kendi kırmızıma değil de o koca tarlanın, rüzgar içinde hep birlikte salınıp duran kırmızı dalgasına çevirmeliyim.

Şimdi kendimi yollara vurmalıyım. Yolların bana sunacağı herşeyi kucaklayıp koynuma doldurmalı ve kendimi unutmalıyım. Şimdi o karmaşa yüzlü ruh halimle tokalaşıp vedalaşmalıyım. Şimdi ayakkabılarımı bağlamalı ve yolun güneş altında yanan sıcaklığını duymalıyım ayaklarım altında ve kurtulmalıyım kendi ruhumun yakıcı sıcağından. Şimdi kendimi dünyanın içine atmalıyım. Şimdi hemen şimdi...

RESİM: Vladimir Golub

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

komada olan bir hasta gibi hissediyorum ben kendimi böyle zamanlarda. yaşıyorum, biliyorum, duyuyorum ama karşılık veremiyorum bir türlü karşı tarafa. cevap verebilmem için, tam olarak kendime gelmem lazım çünkü...

beenmaya 
 11.07.2007 12:56
Cevap :
Canım Özlem, O yazımdaki duyguyu kelimesi kelimesine yaşadığını anlıyorum cümlelerinden. Zaman zaman komaya giriyoruz işte. Bir an önce uyanmalı sevgili dostum.Sevgiyle öpüyorum...  11.07.2007 13:12
 

Aylar sonra bir blog yazdım. Belki okumuşsundur. Uçurumun kenarında umut. Ve anlattığım ruh haliyle senin ilk iki paragrafın örtüşüyor. İşte ben bunun için yazıyorum. İyi ki varsın Fulyacım...

Seda Efsun KARAMAHMUTOĞLU 
 11.07.2007 10:39
Cevap :
Canım Seda, Seninle zaman zaman aynı duygulara yelken açıp aynı kelime kayıklarına bineriz. Ve bu yüzden çok iyi anlarız birbirimizi. Çok çok sevgiler...  11.07.2007 13:13
 

yürüdüğün sokakların ucu deniz olsun...

yeşilsoğan 
 10.07.2007 23:31
Cevap :
Dilerim o yollar huzura varır. Çünkü bu ara bir tek buna ihtiyacım var. Dilerim senin de yolların en güzel ve en çok dilediğin yerlere varsın. Sevgilerimle...  11.07.2007 8:48
 

denemeli insan her duyguyu,her gidişi dinlenişi belki de..Yüreğine sağlık Fulyam..Sevgiler ..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 10.07.2007 20:47
Cevap :
Canım Özlem, İnsan denemeli elbet her duyguyu...kimi canını yaksa da denemeli ve öğrenmeli. Ancak böyle bulmaz mıyız nerede huzurlu olduğumuzu? Sevgilerimle...  10.07.2007 21:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1059
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster