Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1742
 

Sinan Çetin ! 30000 kişi öldürüldü cebinde TC kimlikli. Sen nerelerdeydin?

Sinan Çetin ! 30000 kişi öldürüldü cebinde TC kimlikli. Sen nerelerdeydin?
 

Sene 1995, aylardan Ağustos. Oğlum 5 yaşında ve tatil için havaalanındayız. Çıkış kapısından otobüse bindik uçağa gidiyoruz. Yaz, sıcak, kalabalık… Siyah t-shirt, siyah pantolon giyinmiş, uzun kır saçlı , uzun boylu bir adam, yanında bayan arkadaşı , yüzü cama , poposu koridora dönük bir vaziyette yaslanmış. Fakat tutunduğu yer ile gövdesi arasında yarım metre mesafe olduğundan poposu benim göğüs hizamda ! Kalabalık umrunda değil. O sohbet ediyor yanında ki arkadaşıyla. Kalabalık, biraz öne doğru toparlanim diye bir düşünce aklına gelmeden. Tam arkasında hapçacık çocuk ve bir kadın olduğu umrunda bile değil. Eğilip baktım kim bu diye. Sinan Çetin’le tanışmamız böyle oldu. Sonrasında Cihangir’de Plato Film Stüdyolarının hemen arkasında oturan arkadaşımdan “parselasyon” ve “iyi komşuluk ilişkilerini” duyduktan sonra da yaşadığım hadisenin normal olduğu görüşüne vardım…

Sinan Çetin 1953 Van/Bahçesaray doğumlu. “90. Yılda 90 Belge” sergi açılışında yaptığı konuşmadan sonra , kendisi ile ilgili düşüncelerimi, teyit amaçlı araştırma yaptım. Bir Sinan Çetin hatırlıyordum bir zamanlar Kültür Bakanlığı katkıları ile reklâm filmi çekiyordu, bir Sinan Çetin biliyorum TRT1 ‘e Komedi Dükkânı çekiyor, bir Sinan Çetin hatırlıyorum sol satıyor yine bir Sinan Çetin hatırlıyorum Tansu Çiller’e danışmaklık yapıyor ve 22 Temmuz seçimlerinde de AKP’ye oy verdiğini söylüyor…Her döneme göre farklı bir karakter Çetin..

Sergide söylediklerini hatırlayalım: “ Berlin İn Berlin" filminde rol alan yabancı oyuncu bana, "Türkiye'de hala savaş devam ediyor mu?” diye sordu. Ben de kendisine bizim ülkenin hiçbir ülkeyle savaştığı falan yok. Çünkü oyuncu Türkiye'de yaşanan iç çatışmayı savaş olarak anlamış. Ben de kendisine, "Biz başka ülkelerle savaşmıyoruz. Kendi çocuklarımızı bombalıyoruz. O çocukların cebinden de Türkiye Cumhuriyeti kimlikleri çıkıyor' dedim" diye konuştu.

Sanırım bu entel görüntülü zat-ı muhterem hiç haber izlemiyor yada gazete okumuyor ! Dağa çıkanlar TC kimliğini red ediyor. Yakıyor. Mahmur Kampından gelenler yıllar önce iptal etmişti TC kimliklerini, dönüşlerinde yeniden çıkartıldı. Cebinden TC kimliği çıkan Mehmetçik! Şunu öğrenmesi gerekiyor Sinan Çetin’in, öldürülen günahsız bebeler, kadınlar, çocuklar, diplomatlar, öğretmenler, iş adamları, asker, polis sadece TÜRK ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI kimlikli olduğu için katledildi! Bu halk onlardan korktuğu için değil, kardeş bildiği için halâ dost ilişkiler içerisinde. Ticaret yapıyor, komşuluk yapıyor, ortamın körüklediği, ayrımcılık yapanların, karşısında duruyor. Dünya’nın terör örgütü diye tanımladığı PKK’ yı zulmünden, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasına nifak tohumları ektiği, cellatlığa soyunduğu için hepimiz kınıyor ve nefret ediyoruz. Bunca olup bitene rağmen; bu topraklar üzerinde öylesine kardeşçe yaşamaya alışmışız, öylesine birbirimize karışmışız ki terör örgütünün yaptığı hiçbir şeyden Kürt kimlikli insanları sorumlu tutup, PKK’nın yaptığı gibi insanların üzerine Molotof kokteyller atıp yakmadık, Güngören örneğinde olduğu gibi terörist eylemler düzenlemedik. Terör örgütünün dağ kadrosunun büyük bir çoğunluğu TC uyruklu değil. Öldürülen teröristlerin büyük bir çoğunluğu sünnetsiz! Türkiye'yi parçalayıp, yönetmeyi aklına koyanların oyunu bu. Halkımız sağ duyulu. Bu gün Kürt Halkının haklarının elinden alındığını söyleyenler, Tekel işçilerinin dramından ders almazlar mı acaba? Bu gün Kürt Halkının ezildiğini, onlara ayrımcılık yapıldığını söyleyenler; Devletin her kademesinde görev almış yeni parti başkanlarına baktıklarında hiç mi yüzleri kızarmaz? Bakanlık koltuğunda oturan Kürt kimlikli insanları göre göre söylediklerinin ne kadar içi boş laflar olduğundan hiç mi utanmazlar? Sen halâ çıkıp Bayrağını, Devletini red edenlere ‘onlar bizim çocuklarımız’ diyebiliyorsan rüzgara göre değişen liberal kimliğin ve her döneme uygun kapitalizm hayranı üslubun ile yine bir menfaat peşindesin Sinan Çetin ! Söven ödül alıyor nasıl olsa..

Sinan Çetin’nin son derece egoist bir kişiliği var. Bakınız bir zamanların solcusu Çetin'in Marksizm ve sosyalizm üzerine verdiği bir röportajındaki ifadeleri: "Sosyalizmin özünü söylüyorum: Korkunç bir nifak teorisi, yaratan, üreten, iş yapan, kâr edeni yasaklayan bir sistemdir. Ben bu sistemi yani korkunç bir nifak teorisini reddettim. Sosyalizmde işadamı yasaktır. Ben yasağın olduğu bir sistemi reddettim. Ne çirkin bir yasak düşünsene, Sinan Çetin olmak yasak. Tek bir şey serbest: Üleşelim, bölüşelim, paylaşalım.

Aman ! Sakın ha ! Kimse sizden bir şey ne istiyor ne bekliyor. Siz Cihangir’den sonra ki hedefinizi belirleyin yeter. Zaten bu düşüncenize uygun davranışlarda sergiliyorsunuz. Sosyalist bir devlet olmakla Sosyal devlet olmak farklı şeyler. Sosyal bir Devletin vatandaşı olarak, üzerinize düşeni yapın yeter !

Özel Plato Film Okulunuz uzun süreden beri hizmet veriyor, siz de ders…

Orhan Çetin’i tanıyor musunuz? Hani Plato filmde yıllarca sizinle birlikte çalışmış. Hatta bazı çevreler amcaoğlunuz olduğunu da iddia ediyor. Melike Demirağ’ın da eski eşi. Geçirdiği felçten sonra , hiçbir sosyal güvencesi olmadığı için Zeytinburnu’ndaki Balıklı Rum Vakfı Hastanesi’nin Huzurevi’nde. Çetin’in ilaç ve bakım masraflarını, ağabeyinin başucuna bıraktığı ziyaretçi defteri”ne, “Ziyarete gelenler bu deftere duygularını yazsın” diye not düşen kız kardeşi Birgül Çetin karşılıyor. Sabahattin Çetin de amcaoğluna maddi manevi destek verenlerden... Yani ağabeyiniz...

11.kasım.2008 tarihli Milliyet Gazetesinde köşe yazarı Ali Eyüboğlu bakın neler aktarmış :

Bir ara bir şeyler yazmak için “Ziyaretçi Defteri”ni aldım. Sayfalarına şöyle bir göz atınca şov dünyasından sadece iki kişinin ismine rastladım. İlhan İrem’in önce sağlığı hakkında bilgi almak için aradığı, sonra da geldiğine dair not vardı defterde. Nazan Öncel ise 28 Eylül 2008 tarihinde şunları yazdı deftere: “Nazım’ı Vera’yı getirdim. Orhan’a şiirler okudum, iyi tepkiler aldım. Yeni şarkımı dinlettim. İçini çekerek dinledi. Bolca ‘Mosan’ dedi. Eski ve yeni hasretlerle kucaklaştık.”

Tanıyanların, “Sinan Çetin’in geldiğine ya da kuzenine yardım ettiğine dair bir not yok muydu o defterde?” dediğini duyar gibiyim. Sinan Çetin’in kuzenini ziyarete geldiğine ya da maddi - manevi yardımda bulunduğuna dair bir not, bir bilgi olsa yazmaz mıydım? Elbette ki yazardım, ama maalesef ki öyle bir bilgiye ulaşamadım!

Sonra bir de okul maceranız var sizin. Van Merkeze bağlı Hacı Ali Köyündeki İlköğretim okulunun camlarını değiştirip, boya yaptırmışsınız. Ardından da okulun adı Rebeka-Sinan Çetin İlköğretim okulu olarak değiştirilmiş. Köylü şikâyet etmiş Bakanlığa kadar. Bakın köy muhtarı Vahdettin Kalabalık neler söylemiş: "Bir cam değiştirmekle, badanayla bir okulun ismi değiştirilemez. Ancak yeni bir okul yapsalardı, onların ismini koyabilirlerdi. Okulun sıraları bile değişmedi. Açılış günü başka okullardan sıra getirdik. Okulda bir Atatürk büstü dahi yok. Onu da başka bir okuldan borç getirdik. Açılış bittikten sonra Atatürk'ün büstü de gitti. Daha doğrusu büst var, Atatürk'ün başı yok, onu diğer okuldan ödünç almıştık. Biz bu okulun yapımı için öküz arabalarıyla taş çektik, çok yorulduk. Sinan Çetin'i tanımıyorum. Bir geldi gittiler o kadar. Köy halkı okulun isminin geri verilmesini istiyor. Resmi olarak başvurduk sonuç bekliyoruz. Köyümüzün eski büyüklerinden, köye ismini veren rahmetlik Hacı Ali'nin isminin verilmesini tekrar istiyoruz."

Köy halkından Bahattin Uyguner ise: "Sinan Çetin bey yeni bir okul yapsın, ismini de versin. İşte o zaman ona daha saygı duyarız. Ne yaptı ki ismini verdi. Okulun suyu yok, şebekesi yok, onu bile yaptırmadı. Bakın şu öğrencilere, okulda su bulup ellerini yıkayamıyorlar. Sinan Çetin küçük bir masrafla bir okula sahibi olmuş gibi. Gelsin okulumuzun ismini geri versin."

Sinan Çetin işini iyi yapan bir yönetmen. Düşüncelerini ifade etmek de hak ve özgürlükleri dahilinde. Ancak “Dinime söven Müslüman olsa’ diye bir tabir vardır! Bunca tutarsızlıklarından sonra kalkıp yabancı bir aktör’e söylediği sözler kanıma dokundu ! Bu aktör olmayıp x biri de olsa sonuç değişmezdi !

Kapitalistle, sosyaliste en güzel örnek siz ve Müjdat Gezen olmalısınız! Arkanızdan her ikinizde eserlerinizle anılacaksınız. Çok önemli bir farkla. Müjdat Hoca’yı bir sevgi yumağı her yıl anacak, aklına geldikçe gözyaşı akıtacak, yüreği sızlayacak… Çizgisinden ödün vermediği için önünde saygıyla eğilecek! Siz sanatı büyük bir hırsla para kazanmak ve güçlü olmak için yaptığınıza göre, sizden sonra sahibi olduğunuz gayrimenkullerinizin odalarında da yalnız ve zengin ruhunuz dolaşır artık ! Paylaşarak çoğalmanız dilek ve umuduyla…

8.Ocak.2010

Nur Zeynep Çelik

-Haber sol.org.tr

-Habervitrini.com

-Radikal Gazetesi

-Milliyet Gazetesi

radikal.com.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili zeynep, bazen diyorum ki, keşke bazı dostarla aynı şehirlerde yaşayabilsek. keşke bir arada söyleyebilecek sözlerimizi gençlere de üleştiriversek. aniden aklıma geldi inan, bir an beyin cimnastiği yaptım yani; okuluma bir konferans verebilme ve bilgilendirme sem,neri organize edebilsek keşke seninle. gücüm ve ısrarım yetse de keşke..... ama iyi ki varsın demek istiyorum sana. iyi ki buralardasın ve yazışarınla beni ve muhtemelen bütün okuyanlarını bilgilendiriyorsun. teşekkür ederim. Özlem

Özlem Erkaplan 
 28.01.2010 11:08
Cevap :
Sevgili Özlem, ne denli zarif bir kişiliğin olduğunu yazılarından, yorumlarından hissediyorum. Ben yapmam gerekeni yapıyorum fırsat buldukça. Onurlandırdın teşekkür ederim. Öyle insanlar , öyle gaflar yapıyorlar ki onlara, yüzleşmekten korktukları yüzlerine, toplum olarak ayna tutmamız lazım. Belki o zaman susmasalarda az konuşurlar. İzmir'e gelmek ve sizlerle tanışmak en büyük dileğim. Dost yüreklere çok ihtiyacımız var. Kucak dolusu sevgi ve saygılarımla..  29.01.2010 1:15
 

Sevgili Zeynep, öyle kanayan yaralar bulup parmak basıyorsun ki! Anlattığın, bilgilendirdiğin için teşekkürler.

Melek Koç 
 13.01.2010 20:10
Cevap :
Sağol güzel arkadaşım. Bu ara susmayı deniyorum, bam telim atmadıkça ! O kadar çok konu, o denli çok sorun var ki sevgili Melek, çizgiyi aşacağımdan korkuyorum ve yazmıyorum. Keşke diyorum bu denli duyarlı olmasam. Elde değil maalesef. Katkın ve palaşımın için çok teşekkür ediyorum. Aydınlık ve mutlu kal. Sevgilerimle.  14.01.2010 18:31
 

Bukalemunlar o kadar çoğaldı ki, sanki dürüstlük, tutarlılık bir suç oldu. Saygı ve selamlar..

izmirli doksanyedi 
 08.01.2010 15:41
Cevap :
Teşekkürler Osman Bey. Bunca şeyin arasında bir de bu "gereksiz" söylemler gündemde dolaşınca sabır yetmiyor... Selâm ve saygılarımla...  09.01.2010 0:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1320
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster