Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '07

 
Kategori
Doğa Sporları
Okunma Sayısı
554
 

Size soruyorum

Size soruyorum
 

İki tekerleklidir benim bisikletim. Aliminyum kadrosu ve üzerinde gidonu, aynası, rublesi, vitesi, zinciri, pedalı, fren, fren telleri, cant ve de cant telleriyle benim bisikletim güzel mi güzeldir elbette.

Onunla nerelere gitmedim ki ben.. Bergamaya, Kuşadasına, insanların böbrek taşlarına iyi gelen suyun aktığı köye akın akın ettiği İzmir'in şirin ilçesi Torbalı kazasına bağlı Dağtekke köyüne, Ödemiş Bozdağ'ına ve burada sayamadığım bir kaç yere daha velesbetimle ulaşımımı sağladım. Tam tamına on bir yıldır yollardayım ve yaklaşık kırk bin kilometre yol katdetmişim bu zaman zarfı içinde. Bu da Dünya'nın etrafını bir kere dolanmışım demek ki. Bilmeyenlere hatırlatılır, ekvetorun çevresi kırk bin kilometredir.

Kendime iyi mi ettim kötü mü ettim? Artık siz okuycularım karar versinler.

Bisikletim başlı başına bir araç. Yalnız ben varım onun üstünde. Yollara düşmüsüz uçsuz bucaksız dağ, tepe demeden ilerliyoruz ve kilometreleri yiyerek gideceğimiz yere ulaşmaya çalışıyoruz. Basıyorum pedala. ''Sorabilirsiniz bana hiç bacakların yorulmuyor mu?'' diye. Elbette yoruluyor ama çıkmışım bir kere yola. Olsun diyorum, vardır bunun bir hikmeti ve bisikletimi çekiyorum kenera, şaşkın bakışlarımın arasında çevremi tarıyorum. Dinlenebileceğim ve de çayımı içebileceğim bir yer arıyorum kendime. O an belki bulamıyorum ama, ilerde vardır diye ümitlenip tekrar pedala basıyorum.

İlerde bulduğum bir köy kahvesinde çay molası vermek için duruyorum. O da ne! Çevremi çocuklar sarmış, beni yabancı zannedip dolar ya da euro istiyorlar. Kahve sahibi belki de hayatında, altına tayt giymiş, başında aynalı kaskı olan birini görünce ''Acaba bu adam uzaydan mı geldi?'' diye şaşkınlığını dile getirip, bir ihtiyacım olup olmadığını soruyor. Bende bir çay istediğimi kendisine iletiyorum. Eğer, o an karnım da açsa bitişiğindeki bakkala gidip, karnımı doyuracak bişeyler alıyorum kendime.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen ben bisikletime binmek istiyorum. Özellikle, havaların güzel gitiiği zamanlarda, bu zevkimi doyasıya çıkartayım, dağlara tırmanayım ve tırmanacağım dağların zirvesinden süzülerek uçayım.

Tırmanmak... Bisikletçilerin büyük zevk aldığı, özellikle kalbin hızlı bir biçimde attığı zamanlardır. Eğer sigara içmiyor iseniz dağın zirvesine tırmanmak o kadar zor gelmez. İşte nefesinizi iyi bir şekilde ayarladığınız an zirveye tırmanmayı, geç bile olsa gerçekleştirebilirsiniz. Bundan emin olun. Mesela yokuşun eğimine paralel olarak vitesleri aşağıya doğru çekebilirsiniz. Tıpkı arabalarda olduğu gibi. Yavaş ama yorulmadan ilerleyin. Hızınız azalsa bile moralinizi bozmayın, kendinizi zirveye odaklayın. Ben bu işi yapabilirim deyin. Bakın, göreceksiniz ilkinde belki zorlanırsınız ama ikincisinde ve sonraki tırmanışlarınız da size kolay gelecektir. Bundan eminim.

Ben on bir yıl önce böyle yaptım ve şimdi ise usta bir bisiklet sürücüsüyüm.

Hatta ben bisikletsiz bir hayat düşünemiyorum bile. Eğer tek başıma bir yerlere gidecek olursam, bisikletle gidiyorum gideceğim yerlere. Bisiklete binmek benim için artık bir felsefe oldu.

Ben bisiklete binmekle kendime iyi mi ettim, ya da kötülük mü ettim? Soruyorum size. Öyle ki kahve köşelerinde okey, tavla ve biriç gibi oyunlar oynamakla boşuna vaktimi harcayacağıma dağlara tırmanmaya, çiğerlerime oksijen doldurmaya tercih ederim.

Haklı değil miyim yoksa?

Sağlıcakla kalın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet çoğu kez yaşadıklarımı anlatmışsınız. Henüz beni ileri derecede turist sanıp para isteyen olmadı ama cins cins tepkiler verenler sıkça çıkıyor.

Bay Mineral 
 18.07.2007 0:07
Cevap :
Toplumumuzun cins cins tepkiler vermesinin ana sebebi ne biliyormusunuz? Cehalliktir. Toplumumuz kendisini yetiştirmemiş maalesef ve de tembel. Kısa yola bile yürüyerek gideceği yere arabasını tercih edebiliyorlar. Yürümeyi ya da bisiklete binmeyi düsünmüyorlar. En güzel örnek "le tour de France" Fransa bisiklet turu. Euorosport'tan izleyebilirsiniz 29 Temmuza kadar. Daracık ve asfalt yollardan ve ormanların arasından yapılıyor. Biz ormanlarımızı katlediyoruz. Avrupalı kadar bile olamadık değil yanımızdan geçen insana bile Allah'ın selamını vermiyoruz kaldı ki insanlıktan bahsediyoruz. Avrupalı ile aramızda ki fark işte bu. Sevgi ve saygılarımla.  18.07.2007 14:05
 

Ve ben tıpkı siz gibi atlayıp bisikletime sadece istediğim yerlere gideceğim. Küçükken 18 vitesli bir bisiklet almıştı babam gazeteden kuponla. Borçları çıkınca satmıştı ertesi hafta. İçim de çok kalmıştı, ama ilk birikimimle alacağım bir velesbit kendime. Sonra ver elini dünya. İyi yolculuklar. En büyük hayallerimden biri bakalım n'olcak:)))))))))))))

Şenay Tufan 
 15.07.2007 13:07
Cevap :
Bisikleti sevmek bir tutkudur. Eğer Eurosport gibi spor yayınlarını izliyebiliyorsanız size tavsiyen orijinal adı ile "le Tour de France" olan Fransa Bisiklet turunu izlemenizi tavsiye ederim. 3 hafta boyunca süren ve dünya da en zor bisiklet turu seçilen bu turun 1. haftasını geride bırakmış durumdayız. Dünya nelerle uğrasıyor biz nelerle. Bisikletcilerin orman aralarından dağlara tırmanırken bir izleyin bunlar ne yapıyorlar diye kendi kendinize sorun. Gidilen yol mesafesini ve zamana bakın ve siz bunları yapabilirmisiniz acaba. Yarışmak o kadar önemli değil yalnızca dünyada neler var diye yazdım bunları. Yola çıkmadan kendinize bir hedef seçin ve o gün onu yapın. Sakın yola yalnız çıkmayın yanınızda bir arkadaş bulun ve basınıza kask takmadan yola çıkmayın. Hayırlı yolculuklar.  16.07.2007 0:38
 

yazınız beni çok etkiledi gerçekten. bu kadar geç fark ettiğim için üzgünüm ama kaçırmadığım içinde gayet mutlu oldum. kıskandım, imrendim size. okulu bitirdiğimden beri hayalim. fakat yapamıyorum. yanlış spora yatırım yaptım, param da gitti vaktim de. size iyi yolculuklar. k.

Kerem Oğuz 
 13.07.2007 13:29
Cevap :
Hala geç sayılmazsınız ben 36 yaşımdan beri binmeye başladım. Nereden dönülürse kardır derim. Saygılar.  13.07.2007 23:03
 

Hele bir de sabah sabah aç karnına sigara içenlere ne demeli? Sağlıklı ve mutlu hayatınızda başarılar dilerim.

Eşit Ağırlık 
 25.03.2007 12:40
Cevap :
Ben yalnızca sabah sabah aç karnına içmeyi değil hiç bir zaaman içmemeyi öneririm. İlginize teşekkürler.  25.03.2007 17:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3110
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster