Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
2277
 

S.Moscovici Teoremi (uymama ve azınlık etkisi )

S.Moscovici Teoremi  (uymama ve azınlık etkisi )
 

Serge Moscovici


Toplumsal normların oluşmasının ve uyma davranışının açıklanması, normların nasıl değişebildiğini veya bazı insanların nasıl olup da uyma davranışı göstermeyebildiklerini açıklamamaktadır. Oysa gündelik hayatta görebileceğimiz üzere normlar zaman içerisinde değişebilmektedirler. Bu durumda çoğunluğun bir etkisi olduğu gibi, azınlığın da bir etkisi olmalıdır. Küçük bir azınlığın çoğunluğun fikrini değiştirip yeni normlar oluşturmasının nasıl mümkün olduğu Serge Moscovicitarafından ortaya konulmuştur.

Moscovici’ye göre hiçbir toplum ve grup tam anlamıyla homojen değildir ve her zaman bölünme potansiyelini içinde barındırmaktadır. Eğer gruptan farklı düşünen üyeler bu davranış, tutum veya görüşlerini istikrarlı bir şekilde ve tutarlı olarak savunmaya devam ederlerse, bölünme oluşturarak çoğunluğun etkisini azaltabilmekte ve yeni normların oluşmasını sağlayabilmektedirler.

Moscovici ve arkadaşları, bir dizi araştırma ile ve yine bir görsel algı düzeneği kullanarak azınlığın gruplar üzerindeki etkisini deneysel olarak göstermişlerdir.

Deneyde bir renk isimlendirme düzeneği kullanılmıştır. Deneklere verilen görev, mavinin farklı tonlarından oluşan ve tek tek gösterilen 36 slaytın hangi renk olduğunu söylenmesidir. Katılımcıların renk körü olmadıkları belirlendikten sonra, 2 tanesi sahte denek ve 4 tanesi gerçek denek olacak şekilde 6‘şar kişilik gruplar halinde oturumlara alınmışlardır. Bu kez sahte denekler azınlık etkisi oluşturmak üzere, gösterilen rengin yeşil olduğunu söylemekle görevlidir. Aynı zamanda tutarlılığın etkisini görebilmek için iki farklı deney grubu oluşturulmuştur. Birinci grup sahte deneklerin tutarsız olduğu (24 yeşil-12 mavi dediği) ve ikinci grup ise tutarlı olduğu (36’da 36 yeşil) koşulu sınamaktadır. Araştırmacılar, gerçek deneklerin kaç kez gösterilen slayta yeşil diyeceğini belirleyerek azınlığın etkisini görmek istemektedirler. Araştırmanın sonuçlarına göre, tutarlılık koşulunda katılımcılar, Asch’in deneylerinde (Asch deneyi, 1953'de yayımlanan insanın karar verme sürecinde, çevresinin etkisinin ne denli önemli olduğunu anlamaya çalışan deneydir. Deneyi Polonyalı sosyal psikolog Solomon Asch yürütmüştür.) ortaya konulandan daha az uyma davranışı göstermişlerdir. Daha sonra denekler, ikinci bir oturuma daha alınmışlardır ancak bu oturumda bireysel olarak test edilmişlerdir. Sonuçlara göre, deney grubundaki azınlık etkisine maruz kalan denekler, kontrol grubuna oranla çok daha fazla yeşil tepkisi vermişlerdir. Bu bulgular, azınlığın, çoğunluk kadar olmasa bile belirli bir etkisinin olduğunu ve bireylerin tepkilerini değiştirebildiğini ortaya koymaktadır.

Moscovici’ye göre azınlıkta kalan görüş sahiplerinin çoğunluğu etkileyebilmelerindeki temel unsur tutarlılık ve istikrardır. Moscovici bu durumu Harold Kelly’nin atıf teorisiyle (sosyal psikolojinin insanların bir davranışla ilgili olarak ne zaman ve nasıl "niçin?" sorusunu sorduklarıyla ilgilenen alanıdır.) açıklamaktadır. Daha sonra yapılan araştırmalarda, azınlığın tutarlı olurken göstereceği katılık, esneklik derecesinin de etkili olduğu bulunmuştur. Çünkü tutarlı ve istikrarlı olmak aynı zamanda katı davranmakla sonuçlanabilmektedir. Ancak esnek davranan, daha mantıklı ve açık görüşlü olan azınlık görüş sahiplerinin daha etkili olduğuna dair araştırma sonuçları elde edilmiştir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, katılımcılara çevreci bir grubun çevre kirliliği üzerine görüşleri dinletilmiştir. Katılımcıların çevre kirliliği konusundaki tutum ve eğilimleri önceden belirlenmiştir.

Katılımcılar ikiye bölünmüş ve gruplardan birine aynı görüşler katı bir ses tonu ve uzlaşmaya kapalı ifadeler halinde sunulmuş, diğer gruba ise olumlu bir ses tonu ve daha ılımlı ifadeler ile sunulmuştur. Katılımcılar her iki grubu da tutarlı olarak değerlendirmişler ancak esnek grubu dinleyenlerin tutum ve görüşleri daha fazla değişmiştir. Dolayısıyla azınlığın etkisi hem tutarlılığın korunması ve hem de müzakereci bir tarz benimsenmesi ile artış göstermektedir.

Moscovici’nin teoreminin Türkiye’yi yeniden okuyarak Bu teoremin günümüz Türkiye’sinde de uygulanabilir olabileceğini düşünmekteyim. Ne dersiniz?

Nizamettin BİBER 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben niye insanlara hiç yılmadan, zerre yorgunluk da hissetmeden, dopdolu bir inançla ve dimdik "hep" doğruları, doğru bildikleri yanlışları-yanlış bildikleri doğruları anlatıp duruyorum ve hep insanlara/insan aklına güveniyor, eninde sonunda anlayacaklarına dair umudumu da hiç kaybetmiyorum? İşte tam da bu nedenle. Seneler önce keşfettiğim bu bulguyu, şimdi sizin bu yazınız vesilesiyle bilim insanlarının "kanıtlamış" da olduğunu öğrenmekten memnuniyet ve onur duydum; sayenizde nasıl sevindim anlatamam. Ama... "doğrunun" ve dahi "gerçeğin" bir "esnekliği" de yok işte, bütün mesele aslında orada:)) Ve bir handikap daha: İnsanlık "binlerce sene" kaybetmiş zaten yerinde sayarak ve müzakere de yine keza vakit kaybettiren bir şey:)) Hele de azınlıkça (veya bence) zaten "doğru olduğu"-"doğrunun o olduğu" BİLİNMEKTE olan birşeyler için hepten!:) Hasılı,en azından kendi açımdan, benim yaptığım işin DAHA kolay bir yolu yok, zorluğuna bile isteye,seve seve katlanmak zorundayı/m/z. Sevgilerimle...

Filiz Alev 
 10.08.2013 4:18
Cevap :
Size düşüncelerinizi ve doğruları anlatacak üstün ve çokça enerji diliyorum öncelikle. Yıllar önce düşündüğünüz azınlığında kendi teorilerini doğru ve rasyonel bir şekilde hiç yılmadan savunduklarında kabul göreceği olgusunu size aktarmış olmaktan çok memnun ve mutluyum. Doğrusu insanlık tariihi mücadele tarihidir, yılgınlık yok mücadeleye ve anlatmaya devam. Teşekkür ediyorum selam ve sevgilerimi sunuyorum.  12.08.2013 16:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 2528
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 2014
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster